Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği BUSİAD, "7. Yenileşim Ödülü" sürecini bir basın toplantısıyla başlatarak, Bursalı firmaları "oyunu değiştirenlerden" olmaya çağırdı.
Podyum Davet'te düzenlenen toplantıda konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, Bursa Uludağ Üniversitesi paydaşlığında düzenlenen ve 19 Kasım 2026 günü yapılacak olan '16. Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu'nun sloganının “Oyunu Değiştirenler” olduğunu, '7. Yenileşim Ödülü’nün de sempozyumda verileceği söyledi.
Podyum Davet'te düzenlenen toplantıda konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, Bursa Uludağ Üniversitesi paydaşlığında düzenlenen ve 19 Kasım 2026 günü yapılacak olan '16. Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu'nun sloganının “Oyunu Değiştirenler” olduğunu, '7. Yenileşim Ödülü’nün de sempozyumda verileceği söyledi.
"Yenileşim artık bir zorunluluk!"
Hatunoğlu özet olarak; 2010’dan itibaren oyunun değişmeye başladığını gören BUSİAD’ın bu değişimin izleyicisi değil, öznesi olarak çalışmalarını yeni rotaya göre şekillendirdiğini, konusunda uzman kişileri dinlediğini, ortaya çıkan fikirleri başta BUSİAD üyeleri olmak üzere Bursa ve ülke geneli ile paylaştığını anlattı.
Dünyayı kasıp kavuran Dijitalleşme ve Yapay Zekâ'nın, buharlı makinelerin sahneye çıktığı Sanayi Devrimi'nden sonraki en büyük dönüşüm dalgası olduğunu; 2011 yılında düzenlenen Hannover Messe Fuarı'nda Almanya'nın "Endüstri 4.0" kavramını ortaya koyduğunu, önceki sanayi devrimlerinde en önemli unsurun sermaye, bu yeni dönüşümde ise en önemli unsurun insan olduğunu belirtti ve "Eğer gençlerimizi doğru eğitebilir, onları teknoloji üretmeye yönlendirebilir ve yetkinliklerini geliştirebilirsek bu treni kaçırmayız!" dedi.
Başvurular BUSİAD'ın resmî sitesinden 30 Haziran tarihine kadar yapılabilecek. Başvuru ve süreçle ilgili tüm bilgilere www.busiad.org.tr adresindeki "Yenilikçilik ve Yaratıcılık Uzmanlık Grubu" sekmesinden ulaşabilirsiniz.
| Tuncer Hatunoğlu |
Tuncer Hatunoğlu'nun ardından konuşan BUSİAD Yenilikçilik ve Yaratıcılık Uzmanlık Grubu Başkanı Tuğba Demirsu Yücetürk de, “Yenileşim yalnızca yeni bir ürün geliştirmek ya da teknoloji kullanmak değil; liderlikten stratejiye, çalışanların sürece katılımından iş birliklerine, kaynakların yönetiminden süreçlerin iyileştirilmesine kadar kurumun tamamını ilgilendiren bir dönüşüm alanıdır." diyerek, Bursa Yenileşim Ödülü değerlendirme sürecinin şu yedi temel ölçüt üzerinden yürütüleceğini söyledi:
* Stratejik Yönelim ve Bağlam
* Yenileşim Kültürü ve Yetkinlik Gelişimi
* Ekosistem ve Kaynakların Yönetimi
* Operasyonel Çeviklik ve Süreçlerde Yenileşim
* Bilgi ve Teknolojilerin Adaptasyonu
* Sürdürülebilirlik ve Toplumsal Etki
* İş Sonuçları
![]() |
| Tuğba Demirsu Yücetürk |
Daha önce başvuruda bulunmuş ve ödül almamış olabilirsiniz, tekrar başvurmaktan imtina etmeyiniz. Ödül almasanız bile kendinizi güncellemiş ve ileriye taşımış olursunuz.
Çınar gibi olmak!
Verilecek ödül heykelciği ağaç oyma sanatçısı Bursa U.Ü. Eğitim Fakültesi Emekli Öğ.Gör. Memet Erdoğdu tarafından tasarlanmış. Heykelcikte; Osmanlı devletinin kuruluşuna tanıklık eden ve devlet kurulurken dikilen ağaçlardan olduğu bilinen tarihî Dua Çınarı’nın günümüze kalan son parçaları kullanılmış. Kullanılan malzeme ve el işçiliği nedeniyle her bir ödül heykeli orijinal ve tek olma özelliği taşıyor. Çelik zemin üzerindeki doğal taş kaidesinde yükselen fidan şeklindeki heykel; yeniden doğumu, sonsuzluğu, gücü ve dayanıklılığı simgeliyor. Yenileşim (inovasyon) gibi kendi içinde sürekli yenilik yaparak var olmayı anlatan heykel, aynı zamanda dönüşüme de vurgu yapıyor.
Konuşmalar esnasında bu yıl yedincisi verilecek olan ödülleri geçmiş dönemlerde alanlar şimdi nerelerde acaba diye düştü aklıma.
* 2013 yılında düzenlenen ilk Yenileşim Ödülü sahipleri, Çalışanların Yönetimi / Nilüfer Belediyesi, Liderlik / Floteks, İşbirlikleri ve Kaynakların Yönetimi / Şaypa olarak sıralanmış.
* 2015 yılında sadece Mansiyon Ödülü var. O da Işıksoy Tekstil'e verilmiş.
* 2017 yılında ödüller Büyük Ödül / Maysan Mando, Strateji Yönetimi / Yeşim Tekstil, Liderlik / Aktaş Holding olarak sıralanmış.
* 2019 yılında ödül kategorileri epey genişlemiş. Büyük Ödül Leoni Kablo'ya gitmiş. Kategori Ödülleri de şöyle sıralanmış:
Bilgi, İşbirlikleri, Kaynak Yönetimi / Teracity Yazılım Teknolojileri
Çalışan Yönetimi / Aktaş Holding
Liderlik Ödülü / Limak Uludağ Elektrik
Süreç Yönetimi/ Natura Gıda / GOLF
Mansiyon / Uludağ İçecek
Mansiyon / Çedfem Mühendislik Hizmetleri
Katılım belgesi / Artı & Artı Teknoloji Hizmetleri
* Pandemi dolayısıyla ara verilen ödül programının beşincisi 2022 yılında tekrar yapılmış. Beşinci Yenileşim Ödüllerinde Büyük Ödül Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne giderken, Kategori Ödülleri şöyle sıralanmış:
Çalışan Yönetimi / Uray Sigorta
Liderlik Ödülü / Vanelli
Bilgi, İşbirlikleri, Kaynak Yönetimi / Uludağ Perakende Elektrik Satış
Mansiyon / Yıldırım Belediyesi
* 2024 yılının Büyük Ödülü İbraş Kauçuk A.Ş.'nin olmuş. Kategori ödülleri yine şöyle sıralanmış:
Çalışan Yönetimi / Borusan Port
Süreç Yönetimi / Korteks A.Ş.
Liderlik / Sina Sağlık Hizmetleri A.Ş.
Yenileşime Gönül Verenler / Bursa Beton A.Ş. / Gökçelik A.Ş.
Ödül alanların sayfalarına tek tek girip baktım. Bunların içinde sadece Şaypa yaşamıyor. (Bursa'da 79 şubesi bulunan Şaypa, 2016 yılında Onur Marketler Zinciri tarafından satın alındı.) Bursa Büyükşehir Belediyesi vekaleten idare ediliyor. (Bursa Büyükşehir Belediyesinin seçilmiş Başkanı Mustafa Bozbey 31 Mart 2026 tarihinden bu yana malum olaylar nedeniyle görevde değil.)
Diğerleri üretime devam ediyor.
Keyfiniz yerinde mi?
Ancak; BUSİAD'ın tüm çabalarına rağmen bir zamanlar sanayinin kalbinin attığı Bursa niyeyse kendini yeterince yenileyemiyor ve birçok konuda geriye düşüp fırsatları başka şehirlere kaptırıyor. İkinci ya da üçüncü nesil firma olmak, her nesil ile günceli yakalamak, yenilenmek, dünyayı izlemek ve ayak uydurmak bir anlayış meselesi olmalı. Keyfim yerinde deyip durağanlaşmak yarışta geri kalmanın ilk sebebi. Sonrası köhneme, hevesini ve heyecanını kaybetme, çalışan memnuniyetsizliği, verimsizlik ve batış. Sonra da ah vah ile ağlanma, eski günler ile avunma, en sonunda da İstiklâl Marşı ve kapanış...
Zaman artık ağır akmıyor
Baş döndürücü bir hızla ilerleyen çağda geride kalış da aynı hızda oluyor. İleriye atılan bir adımı yakalayamamak on adım geride kalmaya sebep oluyor.
Otomasyon çağında değişen iş gücü, insanın yerini alan robotlar ve önlenemez bir yarış başlatan yapay zekâ, mikrodan makroya, en sıradan insandan en üst düzey firmaya ve her sektöre, her kesimin şapkasını önüne alıp (BİR AN ÖNCE ve ÇOK HIZLI) düşünmesi gereken bir değişim. Çok hızlı diyorum çünkü siz düşünürken geçen zamanda dahi her şey bir sonraki adıma çoktan zıplamış oluyor.
Çünkü zaman artık eskisi gibi ağır akmıyor. Çünkü geleceğe yatırım yapmayanlar geçmişte kalıyor. Çünkü oyunu değiştiremeyenler başkalarının oyuncağı oluyor.
Gereksizlerden biri de siz misiniz?
Yıllardır kendini yenilemeyenlerin oyunun dışında kalacağı anlatılır durur. Hatta Yuval Noah Harrari ortada kalacak kesimi "Gereksizler Sınıfı" olarak nitelendirir. Uyarıları ve tavsiyeleri kale alanlar uyumlanma yolculuğunu başarıyla sürdürür. Dünyanın eskisi gibi döneceğini düşünüp "N'olacak yaaa!" diyenler dünyanın kaç bucak olduğunu görür.
Bunun dışında işin içinde ulusal ve uluslararası "siyasî" faktörler girince durum daha da vahimleşir.
Üretimden uzaklaşan ülkeler kendi mahkûmiyetlerini başlatır. Malum; elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde gelmez.
Hukuktan uzaklaşan ülkeler yatırımcıyı kaçırır. İstikrarsız ülkeler güven vermez. Güncel gelişmeleri yakalayamayan ülkeler sömürgeleşir. Fırsat eşitliğinin ortadan kalktığı ülkeler eşitsizliğin yarattığı felaketler ile karşılaşır. Eğitim, dürüstlük, liyakat ve ahlak rafa kalkar, yerine çöreklenme, çökme ve çökertme gelir.
İlerleme sonsuzdur
Bir çınar ağacı gibi dallanıp budaklanmak, kollarını dört bir yana açmak, derinlere kök salmak, gölgenizde nefeslenen insanlarla, dallarınızda şakıyan kuşlarla, kovuklarınızda barınan sincaplarla yüzyıllarca yaşamak istemez misiniz?
Üremek ve üretmek, hepsi bir sonraki zaman dilimine ulaşmak için değil mi?
İlerleme sonsuzdur ve hep daha ilerisi vardır.
Bu sonsuz koşuda bayrağı elinizde taşır, koşar, menzile ulaşır ve bir sonraki koşucuya devredersiniz.
Ya da oturup ölmeyi beklersiniz...
E hepimiz öleceğiz!
O zaman;
Ölene kadar çağdaş yaşamaya ve dünyaya imza atmaya devam...
4 Haziran 2026 / C.E.Y.

