Sezen Aksu dendi mi akan sular durur bizim buralarda. Bir dertleniriz, bir hüzünleniriz, bir ağlar bir güler, çapkınlaşır, cesaretlenir, dile gelir, dize gelir, dize getiririz.
Sezen duygularını öyle yoğun yaşar ve öyle cesur haykırır ki, ortaya Sezen imzalı şarkılar çıkar. Ta içimizde bir yerlere dokunur hepsi. Bizim de içimizde bir yerlerde o duyguların barındığını hatırlatır bize. Evet, biz de aşık olmuşuzdur. Bizim de başımızda kavak yelleri esip karnımızda kelebekler uçuşmuştur. Biz de ayrılmış, bizim de göğsümüz pare pare olmuş, biz de ayıp mayıp demeden gelmişine geçmişine saydırmışızdır. Bizim de isyanlarımız, hasretlerimiz, çaresizliklerimiz, özlemlerimiz, arzularımız, kıskançlıklarımız, hezeyanlarımız, paranoyalarımız vardır. Kimi gün biz de bir erkeğe göz süzüp, süzdüğümüzden hafiften utanmış, bazen de tüm cesaretimizle karşısına dikilip Sezen misali "Onu alma beni al!" demişizdir.
Sezen bunların hepsini dize dize, nota nota şarkı yapıp ipe dizerken hissedip de dile getiremediklerimize tercüman olur. O bizim sesimiz, bizim nefesimizdir.
Biraz bencilce olacak ama; Sezen iyi ki aşık olmuş şarkı yapmış, ayrılmış şarkı yapmış, sevinmiş şarkı yapmış, üzülmüş şarkı yapmış, kızmış şarkı yapmış, dertlenmiş şarkı yapmış, kahrolmuş şarkı yapmış. İyi ki derinden nefes alışlarını, ahlarını, haykırışlarını, gülüşlerini, zıpırlıklarını şarkılara yansıtmış.
Ve iyi ki Bursa'da 5 Mayıs akşamı Sezen Aksu şarkılarından oluşan bir konser yapılmış.
Konseri kim mi yapmış? Gelin anlatayım...
Geri Dön Sezen
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi TSM Korosu'nun T.C. Kültür Bakanlığı Bursa Devlet Klasik Türk Müziği Ses Sanatçısı Filiz Furuncuoğlu Başıbüyük şefliğinde, Uğur Mumcu Sahnesinde verdiği konserin teması Sezen Aksu şarkıları, adı da Geri Dön Sezen idi.
'Minik Serçe'ye kendi şarkılarıyla seslendik. Yetti gari sahnelerden uzak kaldığın, artık Geri Dön dedik. Yine aşık ol, yine ayrıl, yine şarkılar yap dedik. Lakin nafile.
Artık dönemezdi. O Lâle Devri Çocuklarından biriydi. Çiçek Çocuklarının döneminin bittiği gibi onun da "aşk şarkıları" dönemi bitmişti. O artık şarkılarını aşka değil, acılara yazar olmuştu.
O gece Sezen şarkılarından yirmi beşini solo olarak koristlerden, ikisini korodan, ikisini de iki özel isimden dinledik. Konser, Sezen Aksu şarkılarını başarılı yorumlamasıyla bilinen Ayça Özcan'ın seslendirdiği Gülümse eseri ile başladı. Ardından Şef Filiz Başıbüyük Sezen'in çok fazla bilinmeyen eserlerinden biri olan İlk Gün Gibi'yi okudu.
Ve arkası geldi...
![]() |
| Ayça Özcan |
![]() |
| Serhat Turan • Eda Garip |
Konu Sezen olunca salon hıncahınç doldu. Ücretsiz olan konserde erken gelen oturdu ve dışarıda kalanların bazıları hüsran içinde evlerine döndü Katlanır sandalyeleriyle gelenler kenarlara ilişti. Pek çok kişi merdivenlere çöktü. Eve dönmeyenlerden bazı kişiler konseri kapı ağzında ayakta dikilerek izledi.
Bu da bize bir kez daha Nilüfer'in daha büyük salonlara ihtiyacı olduğunu hatırlattı. Salon yapılana kadar bekleyemeyiz diyorsanız, bu konserin daha büyük salonlarda tekrar yapılmasını talep edebilirsiniz. Ki ben ediyorum...
Sezen şarkıları gecesinde tüm şarkılar hep birlikte söylendi. Solistlerin çoğunun nota sehpası üzerindeki sözlere ihtiyacı yoktu. Hepsi birbirinden uzun ve bir o kadar derin sözler adeta kalplere yazılmış, hiçbir yazıya ihtiyaç kalmaksızın kendiliğinden dökülüyordu.
Repertuvardaki şarkıların hepsi ezbere bildiğim şarkılardı ama nedense bu gece bu şarkılar bana daha çok dokunuyordu? Yaştan mı, yaşanmışlıklardan mı bilmem, Sezen'in minicik bedende taşıdığı kocaman ruhuyla yaptığı şarkıların sözleri bu akşam bir başka anlamlıydı.
Sezen'in dünyasından çıkan bu şarkılar herkesin şarkısıydı.
Şarkıları solo okuyan koristler onu hissederek okudular. Bazen enstrümanlar sustu, izleyici sustu, şarkıyı dupduru bir halde seslendiren solist huşu içinde dinlendi.
Fıkır fıkır şarkılar fıkır fıkır söylendi. Sahne tarafı ayrı kaynadı, seyirci tarafı ayrı kaynadı.
Biraz neşe, biraz hüzün, biraz sitem, hepsi birbirine karıştı.
Biliyorduk ki Sezen, kahkaha dolu dünyası içinde büyük bir hazine taşıyordu….
![]() |
| Şükrü Deviren • Ercan Çarıkçı • Kadir Eryiğit |
****
Spotify listelerinin tartışmasız en çok dinlenen sanatçısı olan Sezen Aksu bir döneme öyle güçlü bir imza atmıştı ki, ona kimse "Git Öte" diyemiyordu. Ki onun yazdığı sözleri bugün birileri yazsa RTÜK hemen tepesine çöker, "Hanım hanım ne diyorsun sen?" der. Ama onlar da biliyor ki bu millet Sezen'i kimseye yedirmez. O yüzden de Sezen'e laf yok!
Konser boyu keşke Sezen de burada olsaydı da Yapay Zekâyla yapılmamış, tamamen organik, kanlı canlı bu konseri ve bu Sezen aşkını canlı canlı görseydi dedim.
Sezen Aksu zaman zaman bazı kesimlerle ters düşmüş olsa da halkın gözünde hiç değer kaybetmemiş, hep sevilmişti. Doğaldı, içtendi, neşeliydi. Sahnede elinde mikrofonla şarkılarını okuyup fıkraları ardı ardına patlatırken de, evinin bahçesinde elinde hortumla bahçesini yıkarken de stardı.
Çok Özlemişiz Çok
O sahnelere geri döner mi bilmem ama benim içimde günün hay huyundan unuttuğum pek çok şeyin geri döndüğü kesin. İbo'nun "Benim Balonlarım Vardı" şarkısında gibiydim. Benim nahif duygularım, hayallerim, masumiyetim vardı. Onları kimler
çaldıysa çaldı ama Sezen hepsini alıp yerli yerine koydu.
Sevgili korist arkadaşlarım ve sevgili şefim; bana ve eminim benimle birlikte pek çok kişiye Sezenli günlerimizi tekrar hatırlattığınız için ayrı ayrı hepinize teşekkür ediyorum ve bu serilerin devamını diliyorum.
Besbelli ki Kayahan gibi, Nilüfer gibi, Ajda gibi kült isimlerin şarkılarından oluşan repertuvarlar epey ilgi görecek.
Bizden söylemesi, sizden de bizi dinleyerek "söylemesi" ve yine bizden de sizi keyifle "dinlemesi"...
6 Mayıs 2026 / C.E.Y.








































