Bursa Kent Konseyi Ressamlar Çalışma Grubu tarafından 5 Şubat 2026 Perşembe günü düzenlenen etkinliğin konuğu "Fotoğrafçı" Fatih Özenbaş idi.
Bursa Kent Konseyi Ressamlar Çalışma Grubu Temsilcisi Ramazan Alper'in "hoş geldiniz" konuşmasının ardından Fatih Özenbaş kısaca fotoğraf makinesi ile tanışmasını anlattı, sonra da fotoğrafları öyküleriyle dinledik.
Bursa Atatürk Kültür Merkezi, Merinos Yerleşkesi Koza Salonu'nda düzenlenen etkinliğe kent konseyi üyeleri, Fatih Özenbaş'ın ailesi, yakın çevresi ve boynunda fotoğraf makinesi ile müzik adamı Fatih Erkoç katıldı. Boynunda fotoğraf makinesi ne alaka derseniz; Fatih Erkoç bir sanatçıydı ve fotoğraf da onun kapsama alanındaydı. Çektiği fotoğraflardan oluşan “Işık ve Gölge” Sergisi, 9 Temmuz - 10 Ağustos 2025 tarihleri arasında Marina Yacht Club Bodrum’da açılmıştı.
Bugün ise fotoğrafçılık ve fotoğrafçı arkadaşı Fatih için aramızdaydı.
Bilenler iyi bilir ama bilmeyenler için yazalım: Fatih Özenbaş, 17 Kasım 1964 doğumlu, Setbaşı İlkokulu, Bursa Erkek Lisesi ve Uludağ Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu, doğma büyüme bir Bursalı.
Bursa'nın dağı denizi, çarşısı pazarı onun oyun alanı olan Özenbaş, ilk fotoğrafını 1982 yılında Uludağ'da çeker. Fotoğrafın kahramanları üç küçük köpektir. 1983'te Side'ye düzenlenen okul gezisine evdeki fotoğraf makinesini gizlice götürür. Geziyi bir makara film ile tamamlar. Filmleri banyo eden Bursa'nın fotoğrafçısı Sedat Yalım çekimleri çok beğenir. Fotoğraf yolculuğu sessizce başlamıştır. Maalesef ki kısa bir süre için "sessizce" devam edecektir. Şöyle ki:
Bursa'dan bir Cat Stevens geçti (mi?)
1977 yılında Müslümanlığa geçerek Yusuf İslam adını alan Cat Stevens, İslamî grupları ziyaret için 1986 yılında Bursa'ya gelir. Yeterli İngilizcesi olmayan gruplar Stevens ile anlaşabilmek için müziğe ilgisi olduğunu bildikleri, İngilizcesi de olan Fatih Özenbaş'ı gruba davet ederler. Özenbaş yanına makinesini ve 1 (yazıyla BİR) makara film alarak gider. Bir-iki kare fazla çekebilmek adına filmi makineye kendine özel bir teknikle yerleştirir. Cat Stevens ile Ulu Camii senin Heykel benim gezerken, Stevens'ı kâh toplulukla kâh kendisiyle birlikte kâh yalnız çekerken o makarayı tamamlar. Banyo edilince makineden çıkacak fotoğrafların heyecanı ile soluğu fotoğraf stüdyosunda alır. Ancaaak!
Özel teknikle oturtacağım derken filmi makineye oturtamadığını anladığı zaman ise artık çok geçtir. Cat Stevens geçmiş gitmiştir. Fatih Özenbaş'a ve fotoğraflara geçmiş olsundur.
Neyse ki o dönemler bugünkü gibi "fotoğrafı yoksa yok sayılan" dönemler değildir. Yanına kâr kalan bu kıymetli anılardır...
"İyi fotoğraf çeken çocuk Fatih"
1991 yılına kadar "iyi fotoğraf çeken çocuk" olarak anılır. Turne için Bursa'ya gelen tiyatro ekiplerinin kalmayı tercih ettiği Burgaz'daki (Güzelyalı) Köksal Motel'de Zeki Alasya'nın kızı ile tanışması onun dönüm noktası olur. Zeki Alasya onu, "Bırak başka işleri. Fotoğrafçılıkta senin gibi adamlara ihtiyaç var" sözleri ile fotoğrafçılığa teşvik eder. Böylece Fatih, profesyonel fotoğrafçı olma yolunda ilk adımlarını atar.
Çektiği fotoğrafları takvimlere satmaya başlar. Bunu reklam çekimleri takip eder. Atlas Dergisi 1993 yılında yayın hayatına girince Fatih de Atlas ekibine dahil olur.
Artık Arkeo Atlas ve Atlas Tatil dergilerindedir. Çekim için yurt içindeki farklı şehirlere gittiği gibi, yurt dışına da çıkar. 30 Nisan 1994'te Türkiye'deki ilk "Nepal" sergisini Bursa Devlet Güzel Sanatlar Galerisi'nde açar. Bu sergi 1995'te İstanbul Yıldız Sarayı'na da taşınır. Yine 1995'te Bursa'da, Asmerkez'de "Fotoğraflarla Türkiye" sergisi ziyarete açılır. 1997'de, dünya çapında yapılan Ballantines Fotoğraf Yarışmasında ilk 10'a girer. 1997'de National Geographic Traveller dergisinin hazırladığı yarışmada ödül alır ve derece alan fotoğrafına yıllık takvimde yer verilir.
2008 yılında Atlas dergisine yaptığı çekimlerden oluşan 'Foto Öyküler' sergisini hazırlar. TÜYAP'ta ve Korupark'ta açılan sergi, Türkiye, Nepal, Hindistan, Kazakistan ve Avrupa'dan seçtiği fotoğraflardan oluşur.
Biri Erdoğan Bilenser döneminde, biri Durmazlar döneminde çıkan iki kitapta fotoğrafları vardır. Çıkmış olan "İstanbul-Antalya" kitabının devamı yarım kalan projelerdendir. Bir dönem takvimlerin pek çoğunda onun fotoğrafları kullanılır. Antalya'da yaşadığı yıllarda "Özenbaş Fotoğraf Atölyesi" adı altında fotoğraf eğitimi verir. 2016'da Bursa'ya kesin dönüş yapar. Ben de kendisiyle 14 Mart 2019'daki bir etkinlik vesilesiyle tanışırım.
Eminim onun hakkında bilmediğim daha pek çok şey vardır. Onları yazmadıysam, affola.
"Bursa Hakkında Her Şey"
Fatma Durmaz Yılbirlik desteği ile 2021yılında çıkan "Bursa Hakkında Her Şey" kitabındaki fotoğraflar Fatih Özenbaş, Rıza Ertekin, Halit Bilen ve Aydın Sertbaş'a aittir. Çekimleri bir yıldan fazla süren kitapta en çok fotoğraf kime ait tahmin edebilirsiniz.
Bu kitap bende de mevcut. Birinci Uluslararası Bursa Seramik Bienali sonrası Fatma Hanım tarafından Bienal'e katkı sunanlara özel verilen kahvaltı davetinde katılımcılara bu kitap hediye edildi. Eve gelip kitabı incelediğimde bu kitap neden daha büyük ebatlarda basılmadı da bu kadar dar bir kitap olarak tasarlandı diye kendi kendime konuştuğumu hatırlarım. Birbirinden kıymetli çekimler dar alanda kalmış, fotoğrafın etkisi azalmıştı.
Fotoğraf ki; milyonlarca sözcüğe, binlerce cümleye bedeldir. Görsel bir sanattır. Görselliği öne taşınmalıdır.
Teşekkürler Fatih Özenbaş
Bu arada; benim Aralık 2019'da raflara çıkan Anlat Canan Anlat kitabımın kapak fotoğrafı çekimi de kendisine aittir. İsmiyle uyumlu olmasın bakımından kitap kapağında kendi fotoğrafımın olmasını istemiştim. Fatih'i arayıp, "Fatih, fotoğraf çekmemiz lâzım!" dedim. Dememle birlikte Fatih sözümü ikiletmedi ve nasıl bir fotoğraf istediğimi sordu. Talebime göre en uygun mekânın Bursa Botanik Park olacağına karar verdik ve parkın muhteşem görselleri ile kasım ayının solgun ışığı eşliğinde uzunca bir çekim yaptık. Pazar gününün doluluğunu yaşayan parkta gelen geçen bize bakınca Fatih bana, "Bak şimdi senin hangi dizide oynadığını düşünüyorlar!" dedi, gülüştük. Çektiği birbirinden güzel karelerden birini seçmek zor olsa da kitabın adıyla en uyumlu olanı seçtim ve kitap çıkınca kendisine özel imzaladım.
Bana da böyle güzel bir anı, şahane bir kapak fotoğrafı ve şahane bir dostluk kaldı.
Mesleği: Fotoğrafçı
Fatih Özenbaş 1991 yılından bu yana hayatını "Fotoğrafçılık" ile kazanıyor. Malum; herkes fotoğraf çeker ama fotoğrafçılığı kendine meslek yapan, meslek hanesinde "Fotoğrafçı" yazan, geçimini çektiği fotoğraflarından sağlayan azdır. Nasıl ki şarkı söylemekle şarkıcı, resim yapmakla ressam, şiir yazmakla şair, yazı yazmakla yazar olunmuyorsa, fotoğraf çekmekle de fotoğrafçı olunmuyor.
Etkinlikte Fotoğrafçı Fatih Özenbaş'ın fotoğraflarını hikâyeleriyle, tarihleriyle ve duygularıyla dinleyince, nasıl "fotoğrafçı" olunduğunu bir kez daha gördük. Özellikle belirteyim, Fatih bu dediklerimin hiçbirini unutmaz. Tıkır tıkır anlatır. O yüzden onu dinlemek her zaman çok keyiflidir.
Anların peşinde
Fotoğraf zamanı dondurmaktır. Ânı yakalamaktır. Ortamın ışığı, birden bire oluşan sis, bacadan çıkan bir duman, çekenin konumlandığı açı ve özellikle insan çekimlerinde karşı tarafın fotoğrafçıdan aldığı enerji çok önemlidir. Her şeye sevgiyle yaklaşmak esastır.
Fatih haber takibi yapar gibi bazı fotoğrafların takibini yapar. Fotoğrafı çekilen çocuk büyümüştür, gider onu bir kez daha çeker. Bazı kareler fotojeniktir ama içinde acı barındırır. Fatih hem fotoğraf çeker hem acıyı hafifletme peşine düşer. Işıklar, yıldızlar, yaşayan şehirler, ölmüş şehirler, camiler, kiliseler, gülen çocuklar, gülen yaşlılar, anneler, bebekler, gençler, dişliler, dişsizler, mevsimlik tarım işçileri, göçerler, atlar, balonlar, heykeller, antik alanlar, göller, dereler, şelâleler, denizler, dağlar, yaylalar, gün doğumları, gün batımları, doğayı rengarenk bazen de bembeyaz kılan mevsimler onun sahnesidir. Çocukluğundaki gibi sadece Bursa değil, onun oyun alanı artık tüm dünyadır.
O bu oyunu o kadar sever ki, her şey zihnine nakşolur, çekerken aldığı hazzı, bir kez de anlatırken yaşar. O yüzden de hiçbirini unutmaz.
Çektiği fotoğraflara sosyal medyada, özellikle de Bursa gruplarında görebilirsiniz. Kendisine Ahmet Emin Yılmaz başta olmak üzere pek çok yazarın yazılarında rastlayabilirsiniz.
Büyük Depremde Urfa'da Olmak
Yazının sonunda, 6 Şubat 2023 sabahı 11 ili yerle bir eden büyük depreme kızı ile birlikte Urfa'da yakalandığını da söylemeden geçmeyelim. Fatih'in çekim işi için o civarlarda olduğunu biliyordum. Gecenin bir vakti telefonumda depremi ve şiddetini görünce hemen telefona sarıldım. "Buraları bir felaket!" diyerek depremin oluş anında çektikleri videoları yolladı. Sonrasını zaten hepimiz biliyoruz. Hâlâ kapanmayan yaralarıyla ve deprem gerçeği ile endişe ve korku içinde yaşıyoruz. Ama o kadar...Depremin üçüncü yılına denk gelen bu etkinlikte, depremin "o kadar" olmadığının anlaşılmamış olmasını hâlâ anlamıyoruz...
7 Şubat 2026 / C.E.Y.
Fatih Özenbaş ile Etkinlik Kayıtları • Canan Ekinci Yılmaz
Ânın İzdüşümü / 14 Mart 2019
Fatih Özenbaş ve Danaçalılı Zeliha / YouTube - 30 Ekim 2019
Fotoğraflarla Çocuk, Fotoğraflarda Çocuk / 1 Kasım 2019
Fatih Özenbaş ile Fotoğraflar ve Öyküleri / YouTube - 5 Şubat 2026
Ânın İzdüşümü / 14 Mart 2019
Fatih Özenbaş ve Danaçalılı Zeliha / YouTube - 30 Ekim 2019
Fotoğraflarla Çocuk, Fotoğraflarda Çocuk / 1 Kasım 2019
Fatih Özenbaş ile Fotoğraflar ve Öyküleri / YouTube - 5 Şubat 2026
İyi Fotoğraf Çeken Çocuk Fatih Özenbaş / 7 Şubat 2026






(1)(1).jpg)



.jpg)













.jpeg)








