15 Temmuz 2026 Çarşamba

Görkem Ediz&Friends ile Jam Session Geceleri

Bir (1) konservatuara, bir (1) senfoni orkestrasına, (benim bildiğim) üç çok sesli koro ve iki kent orkestrasına sahip Bursa'da müzik epey seviliyor. Uluslararası Bursa Festivali ile Bursa Devlet Senfoni Orkestrası'nın ve Bursa Devlet Klasik Türk Müziği Korosu'nun düzenli konserleri yoğun bir izleyici kitlesine ulaşıyor.

Bursa Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuarı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı geleceğin müzisyenlerini ve müzik öğretmenlerini yetiştiriyor. 
Bursa Çalgıcı Mektebi Roman Orkestrası, Bursa Türk Halk Müziği Korosu, Nilüfer Kent Orkestrası, Bursa Çoksesli Koro, Nilüfer Çoksesli Koro, Dünya Müziği Derneği Çoksesli Koroları, Bursa Devlet Klasik Türk Müziği Korosu ve genellikle Türk Sanat Müziği ağırlıklı pek çok amatör koro ile Bursa müziğe doyuyor.

Bu müzikal kalabalık içinde Caz müziğin yok denecek kadar az olduğunu görüyoruz. Belki de Bursalılar olarak kendimizi 'Caz'a yeterince ait hissetmediğimizden ya da belki yeterince anlamadığımızdan kaynaklı, Bursa'da caz kulüpler ile pek karşılaşmıyoruz. 

Bursa'da Caz'a şöyle bir bakacak olursak; dokuzuncusu 24-28 Haziran 2026'da yapılan Uluslararası Nilüfer Caz Festivali ve BUÜ'nin 2019 yılında ikinci kez ev sahipliği yaptığı Avrupa Caz Okulu projesi ile zaman zaman Bursa'ya konuk olan caz konserlerini sayabiliriz.
(Avrupa Caz Okulu'nun üçüncüsünün 2026 Kasım'ında Bursa'da tekrar yapılma hazırlıklarının başladığını hemen kulağınıza fısıldayayım.)

Bursa'da caz müzik nerede dinlenir diye sorduğumda karşıma şimdi kapalı olan 15 Eylül Kıraathanesi çıktı mesela. 
Peki ya konservatuarda müzik eğitimi alan ve caz müziği yapmak isteyen öğrenciler ile caz severlerin mekânı neresiydi?
Balat'taki Metronom Sanat belki... 

2026'nın Şubat ayında caz severler yeni bir oluşumla tanıştı ve hemen ama hemen bu oluşumla kaynaştı. 
Demek ki ortada büyük bir boşluk vardı...
Fatih Erkoç Sanat Akademi'de piyano öğretmenliği yapan Görkem Ediz ve arkadaşları Fatih Erkoç Sanat Akademi'nin de katkılarıyla ayda bir kez yapılacak olan Jam Session geceleri düzenlemeye başladı. 
Görkem Ediz • Mert Şen
Bursa Nilüfer FSM Bulvarı paralelinde, Kanunî Caddesi üzerindeki Studyou Cafe'nin üst katında gerçekleşen Görkem Ediz & Friends ile Jam Session epey ama epey ilgi gördü.
Nisan ayında üçüncüsüne, temmuz ayında da altıncısına katıldığım "Görkem Ediz & Friends - Jam Session" temmuz itibarıyla sezon finali yaptı ve yeni sezonda görüşmek dileğiyle katılımcılarıyla vedalaştı.
Katıldığım iki program da beni müzik yapan ekibe ve katılımcılara hayran bıraktı diyebilirim. Gençlerin enerjisi, doğallıkları, sadelikleri ve müzikal bilgileri muhteşemdi.

Bilenler bilir ama konuya yabancı olanlar için anlatalım; program şöyle işliyor: Jam Session'ın yapılacağı tarih duyurulunca geceye izleyici ya da müzisyen olarak katılacak kişiler verilen telefonla iletişim kurarak isimlerini yazdırıyor, programda kim hangi parçaya enstrümanı ya da sesiyle eşlik etmek isterse sahneye o geliyor. Cazın doğası olan tamamen doğaçlama ve tamamen bakışarak anlaşılan bir performans ile izleyiciler müziğin evrensel ruhu ile buluşuyor.
Görkem Ediz & Friends
Vokalde Ceren Toksöz, Trompette Mert Gültekin, Piyanoda Görkem Ediz, Basta Mert Şen ve Davulda (bu akşam) Emre Aydın'dan oluşan House Band (ev sahibi ekip diyelim), sahneye gelen müzisyenlere eşlik ederken, enstrümanlar geceye enstrüman çalmak için katılanlar arasında hemen el değiştiriyor.
Katılımcılar arasında yaş sınırı yok. On üç yaşındaki Asude  İstanbulluoğlu (bas), yine on üç yaşındaki Kuzey  Çağılgan (davul) başta olmak üzere enstrümanlar ve mikrofon sürekli yeni ellere geçiyor.
Asude • Kuzey
Babalar saksafon ve trompet üflüyor, bagetler havada uçuşuyor, bas ağır abi takılıyor ve tabii ki piyano arada ağırlığını koyarak zarif bir şekilde Jam'i yönetiyor.
Bir bakıyorsunuz soloyu flüt almış, bir bakıyorsunuz davul kendi maharetini sergiliyor. Tüm enstrümanlar demokratik bir şekilde kendini gösterip, kendini müzik ile anlatıyor. Herkes birbirine alan açıp, onun solosuna sessizce eşlik ediyor. Sonra bir bakıyorsunuz mikrofonda Cansu Aydınmakina var. Sürprizlerin sonu gelmiyor.
Ve bu gece ilk kez Jam Session sahnesinde bir akordiyon çalıyor.
İnsan; Cazın serbest formunun müzisyenleri daha doğurgan ve daha yaratıcı yaptığını izlerken, Caz'ın en etkili yanı da bu doğallığı olsa gerek diyor. 
(* Kerem Görsev, Kağan Yıldız ve Ferit Odman'ın sahnedeki atışmaları unutulmaz.)
Tabii bu arada katılımcıların hepsinin müzik eğitimi almış ya da müziğe baş koymuş kişiler olduğunu, birbirleri ile müzik dilinde konuşmalarından anlıyoruz. 
Ve bir de şunu anlıyoruz; 
Bursa'da böyle büyük bir Caz Müzik potansiyeli var...
Notalarla Flört
Kerem Görsev, Bedia Ceylan Güzelce ile yaptığı sohbette "Caz müzik emekçisiyim" der. Caz müzik insanın öngörülemezliği ile şekillenir der. İnsanın o günkü ritmi müziğinin de ritmini belirler der. Caz müzikte aynı parça ardı ardına yüz gün çalınsa ortaya yüz ayrı parça çıkar der. Klasik müzikte yorumunu farklılaştırabilirsin ancak müzik parçasını aynı nota ile çalmak zorundasın der. Cazda form değişmez ama notalarla flört edilebilir der. (** Videoda "16:21 Yapay zekanın müzikte yeri var mı?" bölümünde)
Biz her ne kadar negatif anlamda kullansak da, lafı dolandıranlara "Caz yapma!" dememizin ardında da cazın bir tema etrafında dolanıp tekrar özüne dönmesi yatıyor olmalı.

Türkiye'de Caz
Caz'ın ABD'nin güneyinde Afro-Amerikalılar ile 1900'lerde başlayan tarihini anlatmaya gerek yok. Türkiye'de Sevinç Tevs, Ayten Alpman, İlham Gencer, Selçuk Sun, Önder Focan, Okay Temiz, Durul Gence, Ruacanlar gibi bizim dönemimizde de tanıdığımız isimlerin yanında bizden önceki dönemlerde Caz'ın Türkiye'de tanınmasını sağlayan büyük isimler var. 
Nat King Cole, Louis Armstrong, Ray Charles, Aretha Franklin gibi isimler Caz'ın dünyadaki efsane isimleri.
Fatih Erkoç, Mehmet Ali Sanlıkol, Jehan Barbur, Elif Çağlar Muslu, Birsen Tezer ülkemizde günümüzün en bilinen caz sanatçılarından sadece birkaçı.
Ve tabii ki bir dönemin kült filmi Cazcı Kardeşler filmini de unutmayalım. 

Neyse; ben daha fazla caz yapmayayım ve sezon başladığında Bursa'daki caz sever arkadaşları Görkem Ediz & Friends ile Jam Session'a davet edeyim.
Kendilerini Bursa Caz Topluluğu hesabı üzerinden takip edebilir, kayıt bırakabilir ve sahnede istediğiniz gibi çalabilirsiniz.
Bana da sizi izlemek ve performansınızı ölümsüzleştirmek düşer.
Canlı canlı caz canlı kalınız...
15 Temmuz 2026 / C.E.Y.

(*) Canlı canlı Cazcanlı • 25 Nisan 2013 / C.E.Y.
Bursa'da bir Şef; Masis Aram Gözbek  28 Şubat 2016 / C.E.Y.
Cazdan öte, cazdan ziyade  17 Temmuz 2017 / C.E.Y.
Aşk Varsa Sanat Var  21 Mart 2019 / C.E.Y.
Avrupa Caz Okulu Bursa Günleri  19 Kasım 2019 / C.E.Y.
(**) "Caz müzik emekçisiyim" • Kerem Görsev&Bedia Ceylan Güzelce

14 Temmuz 2026 Salı

Umudu Besleyen Gönüllülerin Bankası

Öyle bir banka düşünün ki hesabına "BİR ŞEY" yatırdığınız kişinin kim olduğunu bilmiyorsunuz. Öyle bir banka düşünün ki hesabınıza "BİR ŞEY" yatıranın kim olduğunu bilmiyorsunuz.
Bu bankada faiz yok, kredi kartı yok, asgari ödeme yok, yıllık aidat yok, gecikme zammı yok, kısacası bir banka müşterisinden talep edilen hiçbir şey yok.
Bu bankada umut var, güven var, gönüllülük var, duyarlılık var, bilinç var, heyecan var.
21 Mayıs 2026 - Sivilay Kente Katkı Ödülleri
Bursa Gıda Bankası
Ben bu bankayı "2025 Yılı Bursa Sivilay Kente Katkı Ödülleri" gecesinde, 'Toplumsal Dayanışma ve Kapsayıcılık Ödülü'ne layık görüldüklerinde tanıdım. Gönüllü Hareketi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sertaç Şipka'nın yaklaşık on yedi yıllık çalışmalarının ilk kez ödüllendirildiğini söylediği zaman bunca yıldır benim de kendilerini görmemiş olduğuma şaşırdım. 
Gıda Bankası tanımı çok ilgimi çekmişti. O akşam ayaküzeri kısa bir sohbet yaptık ve en kısa zamanda 'Bursa Gıda Bankası'nda buluşmak üzere sözleştik.
İki ay sonra bugün kendilerini ziyaret ettim ve Gönüllü Hareketi Derneği Üyesi Elif Görgün Kaplan ile Bursa Gıda Bankası üzerine mini bir sohbet videosu kaydettim.
Bursa Gıda Bankası • YouTube • 14 Temmuz 2026

2020 yılı ocak ayında Gönüllü Hareketi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sertaç Şipka, üç hafta boyunca Amerika’daki sivil toplum faaliyetlerini yerinde inceler ve Gıda Bankalarını ziyaret eder. 
Ziyaretin detayları ve notlarını dönüş sonrasında dernek üye ve gönüllüleri ile paylaşır. Yapılan değerlendirmeler neticesinde Gıda Bankacılığı Programı başlatılır. Bursa Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü ile yapılan görüşmeler doğrultusunda, zaruri olan tüzük değişiklikleri Genel Kurul’da yapılarak Gıda Bankacılığı Programı için gerekli altyapı oluşturulur. 
Bursa Gıda Bankası 2021 yılında kurulur. Bursa Gıda Bankası, bir sivil toplum kuruluşu inisiyatifi ile Bursa’da kurulan ilk 'Gıda Bankası'dır.

"Gıda Bankacılığı ABD'de nasıl doğdu?"
Gıda Bankacılığı kavramı ilk olarak 1967 yılında ABD’nin Phoenix kentinde yaşayan emekli işadamı John Van Hengel’in fakirlere yardım etmek isteğiyle başlar. Hengel fakirlere yemek dağıtan yerel bir mutfakta gönüllü olarak çalışırken, son tüketim tarihi yaklaştığı veya ambalajı hasarlı olduğu için kullanabilir durumdayken atılan, imha edilen tonlarca ürün olduğunu fark eder.
Çalıştığı yere bağış olarak gelen yiyecekleri stoklamaya başlar ve dağıtılan yemek miktarından daha fazla yemek bağışlandığı için de bunları saklayabilecek bir depo kiralar. Çevresindeki marketleri ve üreticileri ikna ederek, bu tür ürünleri deposuna vermelerini sağlar ve böylece ilk gıda bankasını kurar. Bu model yıllar içerisinde tüm dünyada uygulanır hale gelir.
Gıda bankacılığı bir toplumdaki ya da ülkedeki yoksulluğun çözümü değil, çözüme büyük destektir.
(Kısa not: Yıllar önce İstanbul'da bir adamın lokantaların servislerini bitirmelerinin ardından kalan yemekleri temiz bir şekilde toplayıp ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığı haberini bilmem siz de hatırlar mısınız?
Arabasına yüklediği yemekleri tek tek kapılara bırakıyordu.)

Pandemi ve Gıda Bankası
2020 yılında yoğun şekilde yaşanan Pandemi günlerinde Nilüfer Belediyesi Karaman Dernekler Yerleşkesindeki dernek ofisinde başlayan Gıda Bankası projesi, Nilüfer Belediyesi'nin kendilerine yer sağlaması ile mekâna kavuşur. 
Gıda Bankası raflarıyla, kasasıyla, alışveriş arabalarıyla ve içindeki ürünlerle ihtiyaç sahiplerini ağırlamaya başlar. 
Bazı ürünler düzenli olarak üreticinin kendisinden gelir, bazıları da nakit bağışları sayesinde satın alınır. Kurban bağışları da ayrıca kabul edilir.
Gıda Bankacılığı, 5179 sayılı ve 27.05.2004 tarihli “Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun” içinde şöyle tanımlanır: "Bağışlanan veya üretim fazlası, sağlığa uygun her türlü gıdayı tedarik eden, uygun şartlarda depolayan ve bu ürünleri doğrudan veya değişik yardım kuruluşları vasıtasıyla fakirlere ve doğal afetlerden etkilenenlere ulaştıran ve kâr amacı gütmeyen dernek ve vakıfların oluşturduğu organizasyondur."
Ayrıca; “Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalarla Diğer İstisnalar” başlıklı maddeye gıda bankacılığı ile ilgili olarak, “fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda maddelerinin teslimi KDV’den müstesnadır” hükmü eklenmiştir. (KDVK 17. Madde)
Elif Görgün Kaplan
İhtiyaç sahipleri nasıl seçiliyor?
Derneğin internet sitesinde yer alan formlardan ya da Nilüfer Belediyesi'ne yapılan başvurulardan gelen talepler, Gönüllü Hareketi Derneği gönüllülerince değerlendirilir, talipler ziyaret edilir ve kendilerine özel bir program çıkartılır.
Programda öncelik, babasız çocuk yetiştirmeye çalışan kadınlarındır. 
Üç aylık, altı aylık ve senelik aralıklarla ihtiyaç durumunun devam edip etmediği kontrol edilir. 

Gıdadan tekstile, oyuncaktan deterjana, kitaptan ayakkabıya
Elif hanımla hem konuşup hem gezerken gördüm ki bu bankada bir insanın insanca yaşayabilmesi ve insanca beslenebilmesi adına ihtiyaç duyulan ne varsa gönüllü ellerin katkısıyla raflardaki yerini almış. Hatta rafları ve kasayı dahi gönüllüler bağışlamış.
Temel gıda maddeleri, temizlik ürünleri, giysiler, kitaplar ve oyuncaklar ihtiyaç sahipleri ile bu bankada buluşur olmuş.
Raflardan alınan ürünler alışveriş arabalarına konuyor ve bilabedel olarak kasadan geçiyor. Stoklu çalıştıkları için kasa büyük önem taşıyor.
İnsanların yardım yaparken 'acaba bu adres doğru mu?' ya da 'yardımlarım gerçek sahiplerine ulaşıyor mu?' düşünceleri, derneğin şeffaf ve hesap verebilir olması ile gönülleri ferahlatıyor. 
(Gönüllü Hareketi Derneği, Açık Açık Online Hesap Verebilirlik ve Şeffaflık Platformu’na üye olan Bursa’daki ilk STK olmuştur. Her yıl düzenli olarak finansal tablo ve raporlarını web sitesinde yayınlar. Bağış Hakları Beyannamesi’nin imzacısıdır. Şeffaftır, hesap verebilir ve hesap sorulabilirdir.)

Verenin gururlanmadığı, alanın utanmadığı 
Haftada üç gün açık olan Bursa Gıda Bankası'nın rafları hayırsever insanların takdiri ile doluyor. Özellikle kurumlar bu konuda daha büyük dokunuşlar yapıyor. Çoğu firma bağışladığı ürünleri kendi aracı ile teslim ediyor. 
Gördüğüm kadarıyla gıda bağışında kahvaltı ürünleri yeterli değil. Peynir, zeytin, yumurta, süt gibi ürünlere büyük ihtiyaç var. Malum; sağlıklı anne, sağlıklı çocuk, sağlıklı toplum olmak, temel gıda maddelerine ulaşabilmekle başlıyor.
Anne demişken; annelerin özel ürünlere olan ihtiyaçları da çok büyük. 
Sadece gıda değil, bazı tekstil firmaları bu bankaya 0,00 etiketli ürünlerini, bazı firmalar topladıkları oyuncak ve kitapları bağışlıyor. 
Oyuncak ve kitap haricinde "ikinci el" ürün kabul edilmiyor. 
Burası önemli: Gıdada son kullanma tarihine çok dikkat ediliyor.

Açlık ve Ekonomik Yoksulluk
Ancak tüm bu çabalar rafları yeterince doldurmaya yetmiyor. Çünkü ülkede ihtiyaç sahibi haddinden fazla sayıda. Çünkü insanca yaşamanın gideri asgari gelirin çok üzerinde. Kiradır gıdadır, kırtasiyedir giyimdir, ulaşımdır sağlıktır derken kuş kadar maaş hangi birine yetecek? Hele de yalnız ve çalışmayan bir kadınsan, çocuklarına ve sana kim el verecek?

Bağış - Vergi 
O yüzden bu bankaya bağış ne kadar çok olursa o kadar fazla ihtiyaç sahibi yararlanacağı için bu projenin daha fazla duyulup, daha fazla bağışçıya ulaşması gerek.
Biliyorsunuz, bir kurum yıl boyunca Gıda Bankasına yaptığı bağışın toplam tutarını (örneğin toplam bağış miktarı 200.000 TL ise), o yılın Kurumlar Vergisi’nden düşebiliyor.
Bu arada altını çizelim; bu bankada tek ihtiyaç bağış ve bağışçı değil, gönüllüye de çok ihtiyaç var.

Dileğimiz odur ki; fakirliğin azaldığı, çocukların yatağa aç girmediği, yavrusunu besleyemeyen annelerin kahrolmadığı bir ülke olalım.
Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur der bir atasözü.
Ne yersen osundur der bir söz.

Geliri ancak merdiven altı ürünlere yeten bir insandan sağlıklı olmasını; insanca yaşayamayan bir insandan insanca davranmasını nasıl bekleyebiliriz?

"Komşusu aç iken tok yatan bizden değil" der bir hadis.
Bilir ki bir toplumda bir kişi aç ise tüm toplum tehdit altındadır.
Çünkü açlık sofuluğu bozar, aç insan önce onurundan yemeye başlar.
Lakin tok açın halinden anlamaz.
Zaten açlık da tokların çok fazla yemesinden kaynaklıdır.
Tokları bir doyurabilsek sıra açlara gelecek ama...
Ama;
Doymuyorlar, doymuyorlar, doymuyorlar...
Roma’nın en zengin adamı olarak da adlandırılan Marcus Licinius Crassus’a yapıldığı söylendiği gibi, tokların boğazından aşağı erimiş altın mı dökelim ne yapalım?
Galiba onların gözlerini ya toprak doyuracak ya da altın.
Lakin o zamana kadar olan hep açlara olacak…
14 Temmuz 2026 / C.E.Y.
Bursa Gıda Bankası Gönüllüleri ile

11 Temmuz 2026 Cumartesi

Rotaryenler Yeni Rota Oluşturuyor

En eskisi 63, en yenisi 5 yaşında olan Bursalı 13 Rotary Kulübü ve Bursa dışından gelen Balıkesir Rotary Kulübü'nün hazır bulunduğu ve "Uluslararası Rotary Bölge 2440 Federasyonu, 2026-2027 Hizmet Dönemi" projelerinin anlatılacağı basın toplantısı, Bursa Yıldırım Bayezid ve Bursa Rotary Kulüpleri ev sahipliğinde Podyum Davet'te yapıldı. 

Bölgenin yeni Federasyon Başkanı Aylin Olut Ötken ve 14 kulüp başkanının sunumları, 2026-2027 hizmet döneminin teması olan “Kalıcı Etki Yarat” teması çerçevesindeydi. Kalıcı etki tek bir kişinin, tek bir kulübün ya da tek bir projenin eseri değil; ortak akıl, iş birliği ve kararlılıkla çalışarak birbirini güçlendiren insanların eseriydi.
Aylin Olut Ötken
Basın toplantısının açılış konuşmasını yapan Aylin Olut Ötken konuşmasında; Uluslararası Rotary Bölge 2440 Federasyonu olarak faaliyetlerini, Federasyona bağlı 70 Rotary Kulübü, yüzlerce gönüllü ve Rotaryen ve Rotary'nin gençlik yapılanmaları olan Rotaract, Interact ve Rotary Toplum Birlikleriyle sürdürdüklerini, toplumdaki etkisi uzun yıllar sürecek projeler üretmeyi hedeflediklerini, yalnızca yardım yapan bir kuruluş değil, sürdürülebilir çözümler üreten küresel bir gönüllülük hareketi olmayı önemsediklerini söyledi.

Üç Ana Eksen
Bölge 2440 olarak 2026-2027 çalışmalarını üç ana eksen üzerine inşa edeceklerdi. 
* İlk önceliği çevrenin korunmasına, iklim krizine, temiz su kaynaklarına, su tasarrufu eğitimlerine, yağmur suyu hasadı uygulamalarına, plastik kullanımının azaltılmasına ve çevre farkındalığını artıracak projelere vermişlerdi.
* İkinci sırada ise eğitimde ve istihdamda yer almayan kadınlar ile genç kızların güçlendirilmesi vardı. Bu çalışmalarda meslekî eğitim, girişimcilik, mentorluk ve beceri geliştirme programları; üniversiteler, kadın kooperatifleri, yerel yönetimler ve kamu kurumlarıyla kurulacak iş birlikleri vardı.
* Üçüncü ve çok ama çok, hatta belki de en önemli başlık bağımlılıkla mücadele idi. Bu mücadelede aile eğitimleri, farkındalık seminerleri, spor ve sanat etkinlikleri, uzman kurumlarla yürütülecek ortak projeler uygulanacaktı.

Toplumsal sorunların çözümünde iş birliği çok önemliydi. Ötken; kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarına çağrıda bulundu. Gönüllülük çalışmalarının topluma ulaşmasında basının önemine ayrıca değinerek basın mensuplarına teşekkür etti.

"Kalıcı Etki Yarat"
14 kulüp başkanı alfabetik sırayla kürsüye gelerek projelerini kısaca anlattı. Bense onları alfabetik sıraya değil, kuruluş sırasına göre sıralayarak kısa kısa anlatacağım.
Bursa Rotary Kulübü
* Bursa Rotary Kulübü  Kuruluş Tarihi: 12 Haziran 1963
Başkan İlkem Güner eğitimle alakalı projeleri olan, öğrenci-sanayici işbirliği projesini anlattı. Projede; teknik liselerde eğitim gören ve öğretmenleri tarafından seçilen parlak öğrencilerin, ileride seçecekleri meslekle alakalı fabrikalara götürülerek, merak ettikleri konular bire bir muhatapları tarafından cevaplanıyordu.  
Uludağ Rotary Kulübü
* Uludağ Rotary Kulübü • Kuruluş Tarihi: 15 Aralık 1975
Başkan Nuran Çahantimur daha önceki yıllardan gelen projelerini devam ettireceklerini; bu sezon için de, Bursa ve çevre illerden gelen çocukların katıldığı ve kasım ayında düzenlenecek "cross" yarışması, kadın sağlığı adına (kendi kendine memede tümör tarama) farkındalık projesi ve organ bağışı projeleri olduğunu anlattı. Ayrıca imkânı olmayan çocuklara enstrüman ulaştırma, çalma eğitimi verme, eğitim sonunda bir orkestra ile konsere çıkma projeleri de vardı. Konserden elde edilecek gelir burs olarak yine öğrencilere dönecekti. Köy kadınlarının kooperatif oluşturarak gelir elde etme projesi yine devam edecek projelerdendi.
Uludağ Rotary Kulübü
Balıkesir Rotary Kulübü • Kuruluş Tarihi: 15 Mayıs 1984
Başkan Burcu Görücü bir mahalleyi değiştirmek mümkün mü diyerek başladıkları ve bu senenin de teması olan "çevre" teması ile bağlantılı "Rotary Yeşil Mahalle" projesini, proje dahlinde mahalle atıklarının ayrıştırıldığını; Altı Nokta Körler Derneği ile birlikte planladıkları ve daha önce denizle hiç buluşmamış, denizin kokusunu dahi bilmeyen görme engelli çocuklarla/yetişkinlerle "Denize Dokun" projesi kapsamında Gömeç Dalış Kursunda (21 Temmuz'da) denizle buluşturacaklarını; Antakya Medeniyetler Korosu ile bir yardım konseri düzenleyeceklerini anlattı.
Osmangazi Rotary Kulübü
Osmangazi Rotary Kulübü • Kuruluş Tarihi: 27 Haziran 1989
Başkan Şeyda Alagöz Aydın artık gelenekselleşmiş olan Klasik Otomobil Rallisinin 14'üncüsünü planladıklarını, bu projeden elde ettikleri geliri her yıl olduğu gibi bu yıl da Bursa LÖDER'e bağışlayacaklarını; "Hoş Geldin Bebek" projesi ile ailelere 'yeni doğan ihtiyaç listesi' desteğini ve "Oynamıyorsan Oynat" projesi ile ailelere oyuncak desteğini devam ettireceklerini; "Pati Etki Projesi" ile yaralı sokak hayvanlarına kalıcı etki yaratabilmek adına kısırlaştırma projeleri olduğunu anlattı.
Nilüfer Rotary Kulübü
Nilüfer Rotary Kulübü • Kuruluş Tarihi: 23 Şubat 1993
Başkan Berkay Sezer, 2011-2012 döneminde başlattıkları "Boyun Kadar Kitap Oku" projesi ile on altı yılda binlerce çocuğa dokunduklarını, projenin Nilüfer bölgesinde bulunan 90 devlet okulundaki ikinci sınıftan sekizinci sınıfa kadar olan çocukları kapsadığını ve böylece kitap okuma ve Nilüfer Kütüphanesine üye olarak kütüphane alışkanlığı kazandırmayı amaçladıklarını anlattı. Şimdiye dek 83 bin 653 kitap okunmuş, 63 milyon kitap sayfasına ulaşılmış, 7552'si geçen sene olmak üzere yeni kütüphane üyesi kazandırılmış, her yıl 120 çocuk ödüllendirilmişti.  
Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü
Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü • Kuruluş Tarihi: 29 Ocak 1993
Başkan Levent Ahmet Uğurel, ÇYDD ve ÇEK ile birlikte üniversite öğrencileri ve bursiyerleri, çoğu Rotaryen olan kişilerle buluşturarak meslekî tecrübelerini aktardıkları seminerler ile "Hayatıma Sahip Çıkıyorum" projesi ile lise ve üniversite düzeyindeki kız öğrenciler ile yine ÇYDD ve ÇEK ile birlikte düzenleyecekleri ve kadınca sohbetler edilen seminerler planladıklarını; yakın zamanda da bir engelli kapalı oyun alanının açılışını yapacaklarını söyledi.

Demirtaş Rotary Kulübü • Kuruluş Tarihi: 9 Ekim 1995
Başkan Eser Kumtaş Rotary Toplum Birliği olan Nilüfer Hatun İlkokulunda gerçekleştirmeyi düşündükleri "Çocuk Felcine Son" projesini; "Gençlerle Anıtkabir" projesi kapsamında daha önce Anıtkabir'e gitmemiş çocukları Anıtkabir'e ve eski Meclis ile yeni Meclis'e götürmeyi planladıklarını; yine Rotary Toplum Birliği olan ONKODAY ile birlikte kanser hastası öğrencilere kırtasiye, kıyafet ve ayakkabı desteği sağlayacaklarını; ayrıca artık gelenekselleşmiş olan Yıldızlar Ferdi Ligi Masa Tenisi Turnuvasını tanıttı. 
Tophane Rotary Kulübü
Tophane Rotary Kulübü • Kuruluş Tarihi: 11 Temmuz 1996
Başkan Ender Karaelli 18'incisi düzenlenecek olan Bisiklet Turu'nun dışında çevre esaslı "Enerjisiz Atık Su Arıtma Tesisi" projesi, dönüşüm esaslı ve dönüşümün değiştirmekten değerli olduğu vurgusu yapmak üzere biri bahar, biri güz olmak üzere iki "Takas Şenliği", deprem sonrası yıkılan bölgeye 72 saat iş makinesinin girmediğinden hareketle, insanların o çaresiz saatlerde ulaşabileceği donanımlı Acil Durum Konteynırı projesini anlattı.
Tophane Rotary Kulübü
 Yeşil Rotary Kulübü
Yeşil Rotary Kulübü • Kuruluş Tarihi: 1 Temmuz 1996
Başkan Aylin Yormazoğlu altı yıldır düzenledikleri ve 10-12, 12-14 yaş gençleri kapsayan ve çocukları spora teşvik eden "Tenis Turnuvası"nı, bu turnuvadan elde edilen gelirler ile (daha önce olduğu gibi bu yıl da) kız çocuklarına eğitim bursu vermeyi hedeflediklerini, sporcu gençlere çevre duyarlılıklarını arttırmak adına kendi çöplerini ayrıştırma ve plastik kullanmayı bırakma alışkanlığı kazandırma çalışmaları yapacaklarını anlattı.   
Gökdere Rotary Kulübü
Gökdere Rotary Kulübü • Kuruluş Tarihi: 11 Nisan 2001
Başkan Kenan Şinasi adına konuşan Dönem Sekreteri Melike Kasap, Rotary Vakfı Küresel Bağış Projesi olan "Küçük Ellerde Umut Projesi"nde, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesine önemli bir kaynakla ileri teknoloji tıbbî cihaz kazandıracaklarını; Gökdere Türk Sanat Müziği Korosu olarak bu yıl da yardım konseri vereceklerini; Yenişehir Kadın Açık Ceza ve İnfaz Kurumunda kalan kadınlarla "Umut ve Yeniden Başlangıç" temasını yansıtan iç duvar boyama etkinliği yaptıklarını ve kadın hükümlülere destek olmaya devam edeceklerini anlattı. 
Gökdere Rotary Kulübü
Çekirge Rotary Kulübü
Çekirge Rotary Kulübü • Kuruluş Tarihi: 28 Şubat 2003
Başkan Ersin Doğan, plastik kirliliğine dur demek ve bez çanta kullanımını arttırmak için bez çantaları anahtarlık şekline dönüştürmeyi planladıklarını; 18 yaşını doldurarak Sevgi Evlerinden ayrılan çocukları meslek edindirmek üzere kodlama eğitimi vermeyi hedeflediklerini söyledi.
Çekirge Rotary Kulübü
Bademli Rotary Kulübü • Kuruluş Tarihi: 27 Mayıs 2010
Başkan Zeliha Nurdan Dağlıoğlu, "Yağmur Hasadı" ve "GES Projesi" ile bir okulun su ihtiyacını karşılayarak elektriğini kendi bünyesinde üretmesini sağlayacaklarını, bu okul ile Toplum Birliği kuracaklarını; Bursa'nın  fethinin 700'üncü yılı kapsamında Bursa'ya 200 binden fazla ağaç dikilmesine ve koza ve ipekböcekçiliğinin tekrar canlanması için 50 köyde yapılacak olan eğitim ve uygulamalara paydaş olduklarını; AKUT Bursa ile Toplum Birliği oluşturacaklarını; Saniye Rıza Kız Çocuklarını Koruma Derneği ile Toplum Birliği oluşturacaklarını anlattı.  
Kuzey Yıldızı Rotary Kulübü
Kuzey Yıldızı Rotary Kulübü • Kuruluş Tarihi: 28 Haziran 2018
Başkan Turgay Zenginkinet, "Çocuk Yazarlar Kulübü" projesi ile çocukların yazarlığa teşvik edilmesi ve yazarlarla buluşmasını, "USİM Sanal Gerçeklik" projesi kapsamında Tıp Simülasyon Laboratuvarı kurarak, binlerce sağlık çalışanına hizmet edecek sürdürülebilir ve kalıcı etki yaratacak bir çalışmaya imza atmayı hedeflediklerini söyledi.
Kuzey Yıldızı Rotary Kulübü
Özlüce Rotary Kulübü • Kuruluş Tarihi: 12 Nisan 2021 
Başkan Canay Öktem adına konuşan Geçmiş Dönem Başkanı Erkin Biyan, "Çevre Okur Yazarlığı Projesi" ile atık azaltımı, doğru geri dönüşüm, su ve enerji tasarrufu gibi konuların evde öğrenilmeye başlanacağından, önceliğin aile eğitimi olduğunu, bu bakımdan mahalle muhtarları ile iş birliği yapacaklarını, atıklardan ürünler üreterek bunları kermeslerde satacaklarını ve elde edilen geliri Rotary Vakfı'na bağışlayacaklarını anlattı.
Özlüce Rotary Kulübü
Programda, Polio Komite Başkanı GDB Emre İpor tarafından hazırlanan ve Rotary'nin çocuk felcini tamamen ortadan kaldırmaya yönelik küresel mücadelesini anlatan bir video izlendi.
Soru-Cevap ile devam eden basın toplantısı toplu fotoğraf çekimi ile nihayetlendi.
Basın toplantısına katılan gazetecilere basımı Bursa Rotary Kulüp tarafından, 2002-2003 Dönem Başkanı Zafer Kendik döneminde yapılan "nikaiaiznik" kitabının İngilizce basımı armağan edildi. Kitabın Türkçesi yok mu diye sorduğumda, tükendiği söylendi. Ama tükenmemeliydi. Ya da kitap sayfaları bir sütunu İngilizce bir sütunu Türkçe olarak düzenlenmeliydi.
Hiç yoktan iyidir deyip teşekkür ettim tabii ki. Belki bir gün bir yerlerden Türkçesi de çıkar gelir. Kim bilir...

Yeni Rota Oluşturuluyor
Rotary Kulüpler insana odaklanarak onu geliştirip değiştirmeyi hedeflemiş; bu hedefe giden yolda eğitimle, sanatla, sporla, bilinçle ve bilimle el ele vererek çemberler oluşturmuş.
Ahmet Güneştekin • Galataport
Zaten Rotary'nin sözlük anlamına bakacak olursak, "dairesel, dönen, çember oluşturan" olduğunu görürüz. 
Rotate döndürme, Rotasyon yer değiştirme, Rota istikamettir.
"Yeni Rota Oluşturuluyor" ise Navigasyon dilinde ya "Gideceğiniz istikamete doğru daha açık bir yol bulunmuştur" ya da "Yanlış yöne girdiniz, yeni bir rotaya ihtiyacınız var" demektir.
Hedefe yeni rota üzerinden gitmek akıllıcadır.
Kartacalı Hannibal'ın "Ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız" dediği gibidir hayat. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar almak beklenemez. Çünkü hayat beklemez.
Yeni yollar bulmak, yeni yollar açmak lazımdır. 

Bir Kentte Değişim Nasıl Başlar?
Kentte değişimin başlaması için önce insanın değişmesi gerekiyor, değişim için de kalıcı çalışmalar yapmak gerekiyor. 
Dünyanın değişimi, toplumsal sıkıntılar, yönetim politikaları ve farklı öncelikler STK'ların daha fazla proje üretmesi ile dengelenmeye çalışılıyor.
Dengeyi sağlamak her geçen gün zorlaşıyor.
Çünkü karşımızda ülkenin göçlerle değişen demografisi, rayından çıkan ekonomi ve hukuk, fırsat eşitsizliği, cezasızlık, suç makinesi haline gelmiş çocuklar, akran zorbalığı, madde kullanımı, yetersiz besin, yetersiz eğitim, yetersiz gelir, umutsuzluk, hoyratlık, duyarsızlık, ilgisiz ve bilgisiz aileler ve her geçen gün cümbür cemaat dibe çekilen bir toplum var.

Bu ahval ve şerait içinde ümitsizliğe kapılmak yerine 'bir denizyıldızı bir denizyıldızıdır' deyip kendi denizyıldızını bulmaya çalışmak ve kalıcı etki yaratmak takdire şayan bir davranış.
Bizim yapacağımız ise bu mücadeleye destek vermek. 
Dolaylı olarak bir denizyıldızını daha suya kavuşturmak...
11 Temmuz 2026 / C.E.Y.

Uluslararası Rotary Hakkında;
1905 yılında kurulan Uluslararası Rotary, bugün 200'ü aşkın ülke ve coğrafi bölgede yaklaşık 1,4 milyon üyesi bulunan dünyanın en büyük gönüllü hizmet kuruluşlarından biridir. Eğitim, barış, hastalıkların önlenmesi, temiz su ve hijyen, anne ve çocuk sağlığı, çevrenin korunması, ekonomik kalkınma ve toplum hizmeti alanlarında yürüttüğü sürdürülebilir projelerle milyonlarca insanın yaşamına dokunmaktadır. 
Uluslararası Rotary Bölge 2440 Federasyonu; Ege Bölgesi ve çevresinde faaliyet gösteren 73 Rotary Kulübü, yüzlerce Rotaryen ile Rotaract, Interact ve Rotary Toplum Birliklerini bünyesinde buluşturmaktadır. Bölge Federasyonu; eğitim, çevre, sağlık, gençlik, kültür ve sosyal kalkınma alanlarında kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde toplum yararına sürdürülebilir projeler geliştirmektedir.

8 Temmuz 2026 Çarşamba

Yanlış Anlayış Senfonisi!

Ülke insanının türban ve başörtüsü ile sorunu yokken bu konu yine kaşınmaya başladı.
Birine insanî boyutta ve toplum kurallarına aykırı bir konuda uyarı yapsan ve uyardığın kişinin başı örtülüyse konu hemen başörtüsüne geliyor.
Hoppalaaa diyorsun, ne alaka!
İlle de yanlış anlamak zorunda mısın?

Terbiyesizliğin ve uyumsuzluğun örtülüsü örtüsüzü yok. Açığı da yapıyor kapalısı da. 
Ben başörtülü bir kadın görünce onun açık bir insandan daha muhafazakâr, daha efendi, daha düşünceli olmasını bekliyorum. Çünkü o örtünerek buna işaret ediyor. Bana, "Ben senden daha iyiyim" diyor. Ne güzel diyorum ve saygı duyuyorum.
Bek ben doğru anlıyorum...

Bu anlayışı idrak etmemiş bir insan ise en ufak bir eleştiriyi hemen örtülü olmasına bağlıyor.
Ne alaka diyorsun ama konunun buraya özellikle taşındığını anlıyorsun. 
Sonra da konu saptırılmasın ve başın derde girmesin diye susuyorsun. 
Yanlış anlaşılacağım diye korkuyorsun...

Peki siz de şunu düşünmüyor musunuz?
Tırnağına kadar kapalı bir hırsıza göz mü yumacağız mesela? Sadece kapalı diye onu tutuklamayacak mıyız? (Ki pek çoğu kontrolden kaçmak için başını örtüyor. Bazıları da erkek çıkıyor.)
Karşılıklı kıyafet eleştirilerinde neden hep açık tarafı suçlayacağız? 
Ki açık kızlara sözle ya da fiziken saldıran şahıslar epeyce arttı.
Bazen benim içimden de 'evladım bu nasıl kıyafet' sözleri geçiyor. Sonra da (zamanında bize de 'zemane' dendiğini hatırlayıp) 'genç onlar, anaları babaları var, bana düşmez' deyip susuyorum. 
Çöplerini etrafa saçıyorlarsa, tavırlarıyla çevreyi rahatsız ediyorlarsa sözümü sakınmıyor, sakince, yargılamadan ve suçlamadan, net sözlerle uyarımı yapıyorum. 
Bıdı bıdı söyleNmiyor, efendice söylüyorum...
Gençler genellikle (en azından o anda) biraz toparlanıyor, kocamanlar ise işi yaygaraya vuruyor...
Anlamıyorlar işte!

Geçen gün bir programda Kuzey ve Güney Müslümanlığından bahsedildiğini duydum. 
Sanırım konunun özü İslam'ı yaşama anlayışında yatıyor. 
Altını çizelim:
"Örtüde değil anlayışta" yatıyor...

Çağın sorunu da bu zaten: 
"Kendini geliştirmek" yerine "Kendi anlayışını dayatmak!"
Yoksa kimin örtüsünden kime ne... 
****
Kaşıya kaşıya hâl oluyorlar ama bir kez daha söyleyelim; toplumun kriteri örtü değil, anlayış... 
Bir salın bizi artık!
Bizi bize boğazlatmaya çalışmayın.
Hiç heveslenmeyin; farklı anlayıştayız diye birbirimizi boğazlayacak değiliz. Azıcık itişir, azıcık kakışır, azıcık didişir, öteye geçmeyiz.
Siz kendi öfke ve nefretinizi kendinize saklayın!
Bizi birbirimize yanlış anlatmaya çalışmayın!

Bu arada laf duymak istemiyorsan topluluk kurallarına uymayı öğren sen de canım kardeşim. 
Ha duymak istiyorsan, o başka! 
Memleketi bitirene kadar testere gibi devam et.
Ama unutma;
Kendinin de yaşadığı dalda testeriyorsun..
Çok da ş'aapma!
7 Temmuz 2026 / C.E.Y. 

(Kapak karikatürü Yiğit Özgür'e ait olabilir.)

Veled-i Zemane / 27 Nisan 2011

30 Haziran 2026 Salı

DMD'den Dört Dörtlük Bir Konser

Dünya Müziği Derneği DMD'nin Yıl Sonu Konseri dört koronun katılımı ile Bursa Nilüfer Uğur Mumcu Sahnesinde gerçekleşti. 
Konserde Gülnihal Gül şefliğindeki DMD Çoksesli Karma Koro, Levent Sezgin şefliğindeki DMD Oda Korosu, Aytur Uras şefliğindeki DMD Dr. Parkan Sanlıkol Çocuk Korosu ve Ayvalık'tan gelerek konsere katılan Selda Yankın şefliğindeki Kdonia Polifonik Koro sahne aldı. 
Sunumlarını Aygül Çetik'in yaptığı konser; Dünya Müziği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Eren Yaşar'ın koro şeflerine çiçek ve plaket, Fethiye Sanlıkol'un ve Selda Yankın'ın hediye takdimleri ile sona erdi. 
Konser kısaca böyleydi ama konserin anlatılacak pek çok özel yanı vardı.
DMD Oda Korosu
DMD Oda Korosu, DMD korolarında yetişmiş ve ON yıl sonra bir araya gelmiş koristlerden oluşuyordu. Koro şimdi, şefleri Levent Sezgin'in yaşlanmadığı ama gençlerin büyüyüp çocuk çocuğa karıştığı bir koroydu. On iki yıldır DMD korolarını izleyen ve zaman zaman da yazan biri olarak, korodaki çoğu isim bana aşinaydı. 
DMD Oda Korosu ve Levent Sezgin
Onlar DMD Gençlik Korosunda ilk gençliklerini yaşamış, bugün karşımıza ODA Korosunun tecrübeli koristleri olarak çıkmış, DMD ruhuna sahip, DMD Kurucu Başkanı merhum Dr. Parkan Sanlıkol'a, Fethiye Sanlıkol'a, Sezan Özek Kaya ve Leyla Çizakça başta olmak üzere diğer kurucu isimlere vefa örneği olarak sahnedeydiler. Sahnede üç eser seslendirdiler. Kendilerine piyanoda Çağlar Burgazlıoğlu eşlik etti.
Levent Sezgin yeniden bir araya gelişlerini seyirciye anlatırken, ben Aygül Çetik'in kendilerini takdim ederken bahsettiği ödüllere daldım.
Tamamı müzik eğitimi almış, sanat disiplinine gönül vermiş bireylerden oluşan ve çok sesli bir topluluk olan Dünya Müziği Derneği Oda Korosu, DMD Gençlik Korosu’nun yeniden yapılanması ile kurulmuştu. Geçmişi başarılarla dolu olan koronun üyeleri, DMD Gençlik Korosu üyesi olarak Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası ve Eskişehir Senfoni Orkestrası’yla ortak projelerde yer almış; 17. Türkiye Korolar Festivali’nde “Sololu Eser Yorumlamalı Başarı” ve “Hayri Akay Jüri Özel Ödülü”nü; 18. Türkiye Korolar Festivali’nde, “Entonasyon, Homojenlik ve Tını” ve “Jüri Özel Ödülü”nü; 19. Türkiye Korolar Festivali’nde, “Entonasyon, Homojenlik ve Tını” ile “Gülşen Şimşek Özel Ödülü”nü; Sansev İstanbul Korolar Festivali’nde “Müzikalite” ve “Yalçın Tura Özel Ödülü”nü; 20. ve 21. Türkiye Korolar Festivali’nde, “Entonasyon, Homojenlik ve Tını Ödülü”nü; Ohrid Korolar Festivalinde birincilik diploması, en iyi eser yorumlama "Java Jive" ve "Tomislav Zogravski" Jüri Özel Ödülü'nü almıştı.
Yeni oluşum için kendilerini bir kez daha alkışlıyor ve devam diyorum. Biliyorum ki onlar devam ettikçe başarıları da devam edecek.

DMD Dr. Parkan Sanlıkol Çocuk Korosu 
Bir örnek kıyafetleri ile sahneye dizilen çocuklar, tam da olmaları gerektiği gibi kıpır kıpırdılar. Karşılarında da tam kadro aileleri vardı. Torunlarını izlemeye gelen büyükler, ellerinde telefonları ile çekim yapan ebeveynler çocuklardan daha heyecanlıydı. Aytur Uras şefliğindeki koraya piyanoda İpek Tuğçe Gür ve Selçuk Bilgin eşlik etti. Dört eser seslendiren koro son şarkıda Dubadapta diyerek bol bol dans etti. 
DMD Dr. Parkan Sanlıkol Çocuk Korosu ve Aytur Uras
Parkan Bey görseydi, istediğim işte tam da buydu derdi. 
Bu sahne karşısında DMD kurucuları onun "çocuk ve müzik" fikrini devam ettirmeleri ile gurur duyabilirlerdi.

DMD Çocuk Korosu
Çocuk korosu çalışmalarına 2010 yılında Suat Şahin başlamış, Bursa ve farklı şehirlerde konserler vermişti.
2011 yılında 16. Türkiye Polifonik Korolar Şenliğine katılarak “Sololu Yapıt Yorumlamada Başarı” ve “Sevda Cenap AND Müzik Vakfı Özendirme Ödülü”nü almıştı. 2012-2015 yılları arasında Afyon Kocatepe Üniversitesi Ulusal 23 Nisan Çocuk Koroları Şenlikleri’nde ve Ankara’da düzenlenen 17. Türkiye Polifonik Korolar Şenliğinde ''Yapıtı Yorumlamada Koro-Şef Uyumu'', 18. Türkiye Polifonik Korolar Şenliğinde “Çocuk Şarkısı Yorumlamada Başarı”, 19. Türkiye Polifonik Korolar Şenliğinde “Ritmik Beraberlik-Ritmik Uyum” ve 20. Türkiye Polifonik Korolar Şenliğinde “Yapıtı Yorumlamada Koro-Şef Uyumu” başarı ödülleri vardı. 2016-2017 sezonunda DMD yönetim kurulunun almış olduğu kararla koronun adına Dünya Müziği Derneği ve Bursa Kent Konseyi Müzik Eğitim Çalışma Grubu kurucusu Dr. Parkan Sanlıkol’un ismi eklendi. Koro kurulduğu günden itibaren farklı yıllarda Suat Şahin, Derya Bostan, Minanur Balcan, Sude Temizkan ve Esra Nur Özer tarafından çalıştırıldı.

DMD ve Çoksesli Karma Koro 
Yaş aralığı olmayan koristler korosu olan DMD Çoksesli Karma Koro, konserde beş eser seslendirdi. Piyanoda kendilerine Ege Özkan eşlik ederken, şef Doç.Dr. Gülnihal Gül yine profesyonelliğini gösterdi. 
Eserlere eşlik eden diğer enstrümanlar, ritim Murat Caf, Flüt Fahriye Mehmetoğlu, Bas Gitar İlker Ermiş; sesler, soprano Gizem Şencan ile bariton Renas Argül oldu.
DMD Karma Koro ve Gülnihal Gül
DMD tarihçesini bir kez daha hatırlatmak isterim:
Dünya Müziği Derneği Temelleri 1994 senesinde Prof. Murat Çizakça tarafından "Çizakça Çoksesli Oda Korosu" olarak atılır ve koro çalışmalarına İstanbul Avrupa korosu şefi Yeşuo Aroyo şefliğinde başlar. 1996 yılında Leyla Çizakça, Fethiye Sanlıkol, Parkan Sanlıkol ve Sezan Özek Kaya ile başlayan çoksesli yolculuğun şefi Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi bölümü öğretim elemanı Azerî besteci Hasan Adıgüzelzâde'dir. 2002 yılında Çizakça okullarının kapanmasının ardından Nilüfer-Çizakça Çoksesli Korosu olarak sürer. 2004-2005 yılında koroyu Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü öğretim elemanı Gülnihal Gül çalıştırır. 2006 yılında koronun sponsorluğunu koristler üstlenir ve koro çalışmalarına "Dünya Müzik Dostları" grubu adı altında devam eder. Bu kez koro Bursa Anadolu Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni Levent Sezgin tarafından çalıştırılır. 
Eylül 2009 tarihinde Dr. Parkan Sanlıkol önderliğinde Dünya Müziği Derneği-DMD kurulur.
Koronun şefliğini 2011 yılında Suat Şahin, 2013-2015 döneminde Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Sezen Özeke ve 2015 sezonu itibarıyla Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi bölümü öğretim üyesi Dr. Gülnihal Gül üstlendir.
DMD 2010 yılından bu yana Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kent Konseyi proje ortaklığı ile Ulusal Piyano Günleri'ne imza atar. Bursa Bölge Senfoni Orkestrası, Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi, Bursa Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuarı ve BUÜ Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü gibi Bursa'da eğitim veren kurumlarla ortak projeler üreterek, çoksesli müziği tabana yayarak sevdirmek, müzik öğrencilerine burs vermek adına şenlikler ve yarışmalar düzenler.
Ben de birkaç kez bu proje içinde birkaç oturumda gönüllü sunuculuk yaptım. Bu da bana hem iki yazı hem de güzel anılar olarak kaldı.

Kdonia Polifonik Koro
DMD Yıl Sonu Konseri'nin konuk korosu Ayvalık'tan gelmişti. Birkaç hafta önce de, 7 Haziran 2026 tarihinde, DMD Karma Koro Ayvalık Belediyesi'nin düzenlediği çoksesli korolar konserine davetliydi. Ayvalık'tan gelen Kdonia Polifonik Koro o konserdeki korolardan biriydi. 
DMD Yıl Sonu konserine konuk olmaları bir çeşit iade-i ziyaret olmuştu. Selda Yankın şefliğindeki koro konserde biri Livaneli Üçlemesi (Memik Oğlan, Yardan Ayrılan, Güneş Topla Benim İçin), diğer ikisi Hacıbey Ağıtı ve Niksar'ın Fidanları olmak üzere toplam beş eser seslendirdi.
Kdonia Polifonik Koro ve Selda Yankın
Eserlere bağlamada Umut Kızıldaş eşlik etti. Livaneli Üçlemesinde Mine Bayraktar solo yaptı.
Çalışmalarına 2018 yılında Selda Yankın şefliğinde başlayan Kdonia Polifonik Koro, farklı meslek gruplarından yetişkin koristlerden oluşuyor. Koro; kurulduğu günden bu yana Ayvalık'taki kültür ve sanat etkinliklerinde konserler veriyor, Türkiye genelinde yerel ve uluslararası koro festivallerine katılıyor. Koronun festivallerde koro-şef uyumu, repertuvar zenginliği, sahne hakimiyeti ve solo eser seslendirme başarı ödülleri var. Genellikle farklı bölgelerin yerel halk ezgilerini seslendirmeyi tercih eden koroya, bazen de kendilerine uygun eserler düzenleniyor.
Kdonia Polifonik Koro ve DMD Karma Koro
Konser, DMD Karma Koro ve Kdonia Polifonik Koro'nun birlikte seslendirdiği Ceviz Oynamaya Geldim ve İzmir Marşı ile sona erdi.
Dört koronun katıldığı dört dörtlük bir konser izlemiştik.
Sonra;
Sonra, bol bol çiçek takdimi ve bol bol fotoğraf çektirme.
Gülen yüzler, bir nebze de olsa nefes almış ve içleri müzikle yıkanmış insanlar, hava kararmadan evlere dağılış...

'DMD konserlerini özlemişim' demiştim konser başlarken. Aynı sözü konser sonunda da, bu kez sahiplerine söyledim. 
Düşüncem aynıydı ama duygularım daha şiddetliydi.
Hani uzun zamandır tatmadığın bir lezzeti tattığında onu ne kadar özlemiş olduğunu anlarsın ya, işte öyle...
30 Haziran 2026 / C.E.Y.

DMD, Parkan-Fethiye-Mehmet Ali Sanlıkol, Müzik

Ulusal Piyano Günleri