23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü dolayısıyla "Tüm Mühendis Kadınlar Derneği • TÜMKAD" tarafından düzenlenen 'Dünya Kadın Mühendisler Günü Konferansı'nın teması ‘Mühendislik Zekâsının Yükselişi’ idi.
Bu yıl beşincisi düzenlenen konferans, uluslararası çaptaki konuklara ev sahipliği yaptı. Bunların başında fütürizm dendiği zaman hepimizin aklına gelen İş Fütüristi, Stratejist, Yazar Ufuk Tarhan ile Vodafone Kurumsal İş Biriminden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, Yapay Zeka Politikaları Derneği Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu, Women on Board Association Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Strateji Komitesi Başkanı Hande Ocak Başev, Yeni Nesil Girişimcilik İş Kolu Başkanı Barış Karakullukçu, KAGİDER Genel Başkanı Emine Perviz Erdem ve Hatay KAGİD Dönem Başkanı Çiğdem Kıral'dı.
Kadın Kenti Nilüfer'in Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş, Gürsu Belediye Başkan Yardımcısı Adem Yıldırım, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, BUİKAD Başkanı Zuhal Aslı Saka, MARSİFED Başkanı Osman Akın, TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya, GİFED Başkanı Oya Eroğlu, BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş, ARSİYAD Başkanı Erdinç Acar, BİSİAD Başkanı İdris Doğrul, YAPİDER Başkanı Sevcan İlici, YASAV Başkanı Emire Cantürk Eren ve genç mühendis kadınlar...
Fuaye alanında aperatif kahvaltı hazırlanmıştı. Şahsım tarafından kahvaltı görmezden gelindi ama sponsor firmaların stantlarına şöyle bir göz atıldı. TÜMKAD üyesi Sevil Arslan’ın "Sevil’in Fırçası" sergisi ilgiyle izlendi, konferansın ana sponsoru olan İstanbul Gelişim Üniversitesinin geliştirdiği 90 derece açıyla havalanan ‘insansız hava aracı’ dikkatle incelendi, Ufuk Tarhan’ın kitaplarını imzalayacağı masada kitaplarının sayfaları karıştırıldı, Vodafone'nun 5 G'si için 'Acaba 4,5'tan mı 5?' dendi.
Konferansın başlama saati geldiğinde herkes yerine oturdu, konferansın moderatörlüğünü üstlenen TÜMKAD Kurumsal Kültürü Koordinatörü Nihal Göker protokol konuşması için TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Çetin Öztürk'ü sahneye davet etti.
![]() |
| Ülfet Çetin Öztürk |
Öztürk konuşmasının başında yüz yıl ileriye gitti ve yüz yıl sonra tarih kitaplarında bu dönemin insanlığın yapay zekâyı geliştirdiği dönem olarak değil, yapay zekâyla birlikte kendini yeniden tanımladığı dönem olarak anlatılacağını söyledi.
Tema olarak neden ‘Mühendislik Zekâsının Yükselişi’ni seçtiklerini, zekâ ve mühendislik zekâsı arasındaki mesafeyi, bağlantıları ve farkları anlattı.
"Çünkü zekâ anlar, mühendislik zekâsı çözer. Zekâ ne oluyor diye sorar, mühendislik zekâsı nasıl yapılır diye. Zekâ ne'ye odaklanır, mühendislik zekâsı nasıl'a." dedi.
'Problemleri herkes tarif edebilir ancak mühendis çözüme odaklanır' diyerek bir mühendisin kafasının nasıl çalıştığını ardı ardına böyle sıraladı:
* Mühendis kısıt altında çözer. Bütçe sınırlıdır. Zaman azdır. Malzeme bellidir. Ve fizik pazarlık etmez. İşte mühendislik zekâsı bu duvarların arasında doğar.
* Zekâ tek bir doğru arar. Mühendislik zekâsı dengeyi, optimumu, uzlaşmayı veya ortak yolu seçer. Mükemmeli değil, optimumu. Çünkü mühendis bilir ki her kazanç bir şeyden vazgeçmektir.
* Zekâ fikri konuşur. Mühendislik zekâsı fikri çalışan bir şeye dönüştürür. Bir fikir, çalışana kadar sadece bir temennidir.
* Zekâ parçayı görür. Mühendislik zekâsı sistemi görür. Parçaların birbirini nasıl ittiğini, nasıl çektiğini, nerede kırılacağını görür. Ve şu soruyu sorar: “Hata olursa ne olur?”
* Zekâ “doğru mu?” diye sorar. Mühendis “ya yanlışsa?” diye sorar. Ve güvenlik payını oraya koyar. Bir köprünün ayakta kalması, en parlak fikre değil, en iyi hesaplanmış hata payına bağlıdır.
* Zekâ bir kez çözer ve gider. Mühendislik zekâsı ölçeklenebilir çözer, tekrarlanabilir çözer.
* Bir kişiyi kurtaran çözüm güzeldir. Bir milyonu kurtaran çözüm mühendisliktir.
* Zekâ cevabı bilince durur. Mühendislik zekâsı dener, ölçer, düzeltir. Sonra tekrar dener. Hep sorgular. Mühendis ilk seferde haklı olmaya çalışmaz; sonunda doğruya ulaşmaya çalışır.
* Çünkü zekâ “olmaz” deyince biter. Mühendislik zekâsı ise tam orada başlar: “Peki nasıl olabilir?” der.
* Mühendislik zekâsı yalnızca fiziksel bağlamda değil; toplumsal, ekonomik, ekolojik, psikolojik bağlamda da aynı prensiplerle çalışır, çalışmak zorundadır.
* Çünkü yalın zekâmızla çözüm bekleyen pek çok sorun yarattık. Daha da yaratacak gibiyiz. Ve bunları çözmek için her alanda mühendislik zekâsına ihtiyacımız var.
![]() |
| Otodidaktlar |
Otodidaktlar
Ülfet Öztürk konuşmasında tarih içindeki mühendis olmayan kadınların mühendislik başarılarına da değindi.
Onlar otodidakt mühendislerdi...
* Emily Roebling, mühendis Washington Roebling'in eşiydi. Washington Roebling 1870 yılında üzerine Brooklyn köprüsünün kulelerinin inşa edileceği su altı odalarında çalışırken vurgun yemiş ve yatalak olmuştu. Eşi Emily Warren Roebling'in mücadelesi sayesinde köprünün baş mühendisliği görevinden alınmadı ve karısı gayri resmî olarak baş mühendislik görevini sürdürdü. Kendisi köprü inşaatını yatağından seyrederek kontrol etti ve karısı aracılığıyla inşaat alanı ile arasında bağlantı sağladı. Gilded Age dizisi anlatımına göre; Emily'nin işleri tamamen kocası yapıyormuş gibi davranmasının altında, sistemin kadın olarak işleri kendisine bırakmayacağını bilmesi yatıyordu. 1800'lerde, 1900'lerde (ya 2000'ler?) kadının o masalarda adı yoktu. (HBO platformunda yayımlanan Gilded Age dizisinin ikinci sezonunun beşinci bölümünde bu konu anlatılır.) (*)
* Hedy Lamarr, bir Hollywood yıldızıydı. Aynı zamanda mucitti. Besteci George Antheil ile birlikte, sinyalin frekanslar arasında atlamasına dayanan bir yöntem geliştirip patentledi. Bu fikir, bugünkü kablosuz iletişimin temel taşlarından biri oldu.
* Mary Jackson, NASA’nın ilk siyahi kadın mühendisiydi. Mühendislik sınıfına girebilmek için, ayrımcılığın hüküm sürdüğü bir dönemde şehir yönetiminden özel izin istedi. Ve aldı. Uçakların güvenle uçmasını sağlayan aerodinamik hesapları o yaptı.
* Sabiha Rıfat Gürayman, 1933’te İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun olan ilk Türk kadın inşaat mühendisiydi. Anadolu’da köprüler kurdu; bir köprü bugün hâlâ onun adıyla “Kız Köprüsü” diye anılıyor. Anıtkabir’in inşasında yıllarca baş kontrol mühendisi olarak görev yaptı.
* Dilhan Eryurt, NASA’da görev yapan ilk Türk kadın bilim insanıydı. Güneş’in evrimi üzerine yaptığı hesaplar, Apollo’nun Ay yolculuğuna katkı sundu; 1969’da NASA Apollo Başarı Ödülü’nü kazandı. Sonra döndü, ODTÜ’de astrofiziği kurdu. Mary Jackson NASA’nın koridorlarında dolaşıyorken Dilhan Eryurt da oradaydı.
* Canan Bayraktar, Türkiye’nin ilk kadın bilgisayar programcılarından biriydi. Diploması iktisattı; çünkü o yıllarda bilgisayar mühendisliği daha adı bile yaygın olmayan bir alandı. Yine de, çok az kişinin bildiği Assembly dilinde (makine diline en yakın, en alt düzey programlama dili) kod yazıyordu. Yıllar sonra oğulları, Baykar’ın yazılım tarafını annelerinden aldıklarını söyleyecekti.
Tarihin en büyük mühendis dehalarından biri sayılan Leonardo da Vinci de mühendis değildi.
Çünkü mühendislik zekâsı bir cinsiyetin değil, bir diplomanın değil, bir bakışın adıydı. Ama o bakışın yarısını yüzyıllarca masaya çağrılmamıştı. Bu bakış artık yalnızca mühendislerde değil, her alanda yükselmeliydi. Bir hekim, bir iktisatçı, hatta bir sosyolog da mühendislik zekâsına, yani algoritmik (adım adım, kurallı düşünme) ve sistemli bakışa bağlanmalıydı. Bu çağ, 'böyle düşünme' biçiminin çağıydı.
Otodidak • Hüdayinabit
İlk kez duyduğum bu terimin ne olduğunu yukarıdaki anlatımdan siz de anlamışsınızdır. Sözlük anlamıyla otodidakt ya da otodidaktizm, "özeğitimcilik" olarak tanımlanmış ve şöyle anlatılmış: "Otodidaktizm herhangi bir ustanın (hoca veya öğretmen gibi) rehberliği olmadan gerçekleştirilen eğitim şekli ve genel olarak bir otodidakt, çalışacağı konuyu, çalışma materyallerini ve çalışma sıklığını ve çalışma zamanını kendi belirleyen kimse. Eski Türkçe'de bu şekilde kendini yetiştiren kişilere hüdayinabit (kendiliğinden olan, Hüda'dan gelen) denir. Bir otodidakt resmî bir eğitim almış veya almamış olabilir ve yaptığı çalışmalar ya tamamlayıcı ya da resmî olarak aldığı eğitime bir alternatif olabilir. Dünyada birçok önemli buluş ve katkılar otodidaktlar tarafından yapılmıştır."
Sözcük dağarcığıma eklenen bu tanımın altını böyle çizmek istedim.
Eminim sizin de çevrenizde "Zihni Sinir Proceler" üreten pek çok Otodidakt Zihni Sinir vardır.
Geleceği kim inşa edecek?
Ülfet Öztürk'ün anlatımını özetlemeye devam edelim:
Günümüz problemleri tek bir cins beynin ve yapay zekânın çözebileceğinden çok daha büyüktü. Artık “Geleceği bilemeyiz” demiyor, geleceğin nasıl olabileceğine, nasıl olması gerektiğine dair pek çok şey biliyorduk. Eksik olan ise onu inşa edecek erkek ve kadın mühendislerdi.
Yapay zekânın tetiklediği bu yeni çağ, düşünce biçimimizi değiştiriyordu. Bu konferansların amacı da, kadın mühendislerin daha görünür olduğu, birbirinden güç aldığı, genç kızlara ilham verdiği ve mühendislikte iş birliğinin büyüdüğü bir ekosistem kurmaktı.
7 yıl önce BUMKAD olarak kurulan, 5 yıldır da TÜMKAD adıyla faaliyet gösteren dernek Bursa’da doğmuştu. Şu an Ankara, İstanbul, İzmir, Sakarya, Eskişehir, Antalya ve Londra’da temsilcilikleri vardı. Yapılan bağışları burs fonu olarak TEV’e aktarıyorlardı.
Dernek, 170’i aşan üyesi, 11 kurumsal üyesi, ulusal ve uluslararası 7 temsilciliği ile on ayrı projeyi aynı anda yürütüyordu.
TÜMKAD olarak hedefleri, Endüstri 5.0 ve yapay zekâ çağında; mühendislik zekâlarıyla üreten, dönüştüren ve geleceğe yön veren kadın mühendislerle yol almaya devam etmekti.
Öztürk konuşmasını "Mühendislik zekâsı yükseldikçe kadınlar yükselir, kadınlar yükseldikçe gelecek yükselir. Biz geleceği beklemiyoruz, biz geleceği tasarlıyoruz." sözleriyle nihayetlendirdi.
Her bir satırını çok değerli bulduğum ve çoğunu anlattığım bu konuşmanın ardından Ülfet Çetin Öztürk konferansların gerçekleşmesini sağlayan tüm sponsorlara teşekkür ederek '23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü’nü kutladı.
Ve konferans Ufuk Tarhan ile başladı...
![]() |
| Ufuk Tarhan |
Ufuk Tarhan konuşmasında, "Yarının İşini Yarına Bırakma, T'leş" başlığı altında T İnsan yapısını anlattı. Sunumuna başlarken Rodin'in meşhur heykeli Düşünen Adam heykelini 'neden düşünen kadın olmasın' diyerek yapay zekâ ile kadına çevirmek istediğini, yapay zekânın bile uzun uğraşlar sonucunda bir kez kadına çevirebildiğini sitayişle söyledi. Daha ne diyelim, galiba Yapay Zekâ bile cinsiyetçiydi.
Tarhan, 'Yapay Zekâyı kullanıyorum'dan, 'Yapay Zekâ ile çalışıyorum, yaşıyorum'a geçmemiz gerektiğini, iş yerinde çok iyi olanların 'YZ ile çok iyi çalışanlar' olacağını, yeni paranın 'odaklanmak', hatta 'Amaç+Vizyon ve Odaklanmak', 'her şeyin bir şey, bir şeyin her şey' olduğunu ve 'Yetenekli-Yetkin-Yetkili-Yaratıcı-Yenilikçi olarak 5Y'yi anlattı. "Kendini öyle iyi yetiştir ki sen işsiz kalmaktan değil, iş sensiz kalmaktan korksun" sloganını yineledi ve MUTLAKA NotebookLM ile kendi T-İnsan infografiğinizi yapın dedi.
![]() |
| İrem Güner • Ufuk Tarhan |
Konferans aralarında da T-İnsan kitabını imzaladı. Bol bol da fotoğraf çektirdi. Kitabın geliri mühendislik eğitimi gören kızlara gidecekti.
![]() |
| Özlem Kestioğlu |
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu "Yapay Zekâ Çağında Değer Yaratmak, Dayanıklı ve Güçlü Kurumların İnşası"sını anlatırken Dijital Rönesans'ı, Genel Yapay Zekâ Çağı'nı ve 2036 yılını, veri merkezleri için elektrik gücüne ihtiyaç olduğunu, yapay zekâ ajanlarının geliştiğini, her nesnenin veri ürettiğini, verilere herkesin her yerden ulaştığı, bunun da büyük bir siber güvenlik riskini beraberinde getirdiğini, kendimizi 'Fırsatlar Evreni'ni 'Tehditler Evreni'nden nasıl koruyacağımızı, artık Hackerların değil de akıllı robotların risk oluşturduğu bir dönemde olduğumuzu, şirketlerin hem fırsatları hem de tehditleri doğru okuması gerektiğini, Vodafone'u ve 5G teknolojisi ile neler yapılabileceğini anlattı.
![]() |
| Hande Ocak Başev |
WSI Londra ve Türkiye Operasyonlarından Sorumlu Yönetici Ortağı ve Galatasaray Spor Kulübü Derneği'nin ilk kadın CEO'luğunu yapmış olan Hande Ocak Başev "Mühendislikten Yapay Zekâ Mimarlığına Yeni Bir Yolculuk" başlıklı sunumunda eksik parçanın peşinde koşarak Puzzle'ı tamamladı. Altı parçalık Puzzle, "Merak-Sistem Düşüncesi-Veri-İnsan-Organizasyon-Disiplinlerarası Düşünme" ile tamamlanıyordu. YZ doğmuyor, inşa ediliyordu. Geleceğin en değerli insanlarının en çok şeyi bilenler değil, farklı dünyaları birbirine bağlayanlar olacağını söylüyordu.
![]() |
| Zafer Küçükşabanoğlu |
Zamanında hesap makinesi için insanı tembelleştiriyor denmişti. Bugün aynı şey YZ için söyleniyordu.
Sanayi Devrimi sırasında işlerini elinden alacağını düşündükleri için işçiler makineleri kırmış, fabrikaları protesto etmişti.
Şimdi de korkulduğu gibi YZ çalışanların yerini almayacaktı. Korkulduğu gibi 'YZ'yı kullanan çalışanlar' kullanmayanların yerini alacaktı.
Bir Çin atasözündeki gibi; değişim rüzgârı esmeye başladığında bazıları duvar örer, bazıları yel değirmeni yapardı.
Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı 2026-2030, YZ'yı takip eden değil, yön veren ülkeler arasında olmayı hedefliyordu.
Dünya Tekno-Feodalizm içerisinde iken yeni çağın toprağı veri, kaleleri ise platformlardı. Teknoloji nötr değildi. Gücün kimde toplandığı geleceği belirliyordu. En güçlü şirketlerin yerini en güçlü bireyler almıştı. YZ çağının en büyük fırsatı küçük ekipler değil, tek kişilik devlerdi. Onlar daha az ekiple daha hızlı ilerliyor ve daha büyük etki yaratıyorlardı. Geleceğin kazananları ekiplerini büyütenler değil, kendi potansiyelini YZ ile katlayanlar olacaktı. Artık rekabet değil, REKABERLİK zamanıydı. Geleceğin kazananları iş birliği kuranlar olacaktı. Çünkü rekabet bizi ileri, rekaberlik ise geleceğe taşırdı. Devlet de girişimci olmalı ve dönüşümü yönetebilmeliydi. Yeni çağ hepimize yeni sorumluluklar getiriyordu.
Ve; YZ'nın geleceğini algoritmalar değil, İNSANIN vereceği kararlar şekillendirecekti.
![]() |
| Barış Karakullukçu |
Aionire Kurucu Ortağı, Arena Technology Yönetim Kurulu Üyesi, Yapay Zeka ve Teknolojileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve TUBİSAD Yönetim Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu "Sistem Tasarımından Geleceğin İnşasına, Yapay Zekâ Çağında Kadın Mühendisler" başlıklı sunumunda otuz yıllık meslek hayatındaki başarılarla dolu yolculuğunu anlatırken, erkek dünyası içinde var olabilen bir kadın olmaktaki "farkın" eğitim hayatının ilk yıllarından başlamış ve öyle de devam etmişti. O hep ilk sıralardaydı.
30 yıllık küresel kariyerinde 25+ ülkede 100+ dönüşüm projesine imza atmıştı.
Gençlerin 'Hangi mesleği seçsem ki YZ o mesleği yok etmese' sorusunun doğrusunun, 'Hangi beceriler beni her konuda başarılı kılar' olduğunu; eskiden onlarca yıl süren uzmanlıkların ömrünün artık kısaldığını, bir becerinin tazeliğini koruma süresinin yarıya indiğini; YZ'nın bir otorite değil bir ayna, bir onaylama merkezi değil bir itiraz ortağı olduğunu; artık parçayı değil bütünü tasarlamak gerektiğini, değerin parçalar arasındaki bağlantıda olduğunu; 'Empati-Etik Karar-Kapsayıcılık' gibi köklü becerileri masada tutmak gerektiğini; sadece tek bir girişim değil bir ekosistem inşa etmek gerektiğini; temsilin bir değer meselesi değil, bir performans meselesi olduğunu; mühendisliğin bir kalıp değil bir düşünce biçimi olduğunu, o yüzden her alana taşınan bir zihin inşa etmek gerektiğini; YZ'nin peşinde sürüklenmek yerine onu yönetmek gerektiğini; geleceği bekleyenlerin değil, doğru stratejik hedefler çizip pes etmeden çalışanların şekillendireceğini söyledi.
![]() |
| Ayşe Köksal • Emine Erdem • Çiğdem Kıral |
Konferansın son bölümü ‘İlham Veren Kadınlar Paneli’ne ayrılmıştı. Paneli, TÜMKAD Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Köksal yönetti. Panelin iki konuğu olan SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı, TÜRKONFED Başkan Yardımcısı, GEN Türkiye Başkan Yardımcısı Emine Erdem ile Hatay Kadın Girişimciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve KEBO A.Ş. Başkan Vekili Çiğdem Kıral liderlik yolculuklarını ve deneyimlerini paylaşarak kendilerini dinleyen genç mühendislere ilham verdiler.
Emine Erdem büyürken üç kız kardeş olarak hep meraklı, hep sorgulayıcı ve hep paylaşımcı olduklarını, üniversite seçiminde kimya bölümünü teğet geçtiğini, her zaman adalet duygusu ile yaşadığı için 'hukuk'u seçtiğini, başarının çok güzel olduğunu ancak artık başarı ve mevkinin ötesine geçerek hayatlara dokunmanın kendisine daha büyük değer kattığını, İZ bırakmanın daha kıymetli olduğunu düşündüğünü söyledi.
O da hayatı dert edinenlerdendi ve dertlere derman olmak için her yere koşuyordu...
![]() |
| Ayşe Köksal • Emine Erdem • Çiğdem Kıral |
Hataylı Çiğdem Kıral eğitim hayatının ardından, annesinin 'şehir dışına kız vermeyeceğini, ne yaparsa memleketinde yapması gerektiğini' söylediğini anlatarak başladı konuşmasına. Sonra da yemek yemeyi ve yemek yapmayı seven bir Hataylı olarak eşi ile birlikte yemek işine nasıl girdiklerinin öyküsünü anlattı.
Tavuk döner işine 1996'da başladıkları zaman epey bir yenilgi aldıklarını ama pes etmediklerini, 2012'de kurulan modern üretim tesisleriyle birlikte kalite standartlarını yükselttiklerini ve %100 Türk markası olarak 2016'dan itibaren Türkiye genelinde şubeler açmaya ve özel lezzetlerini daha geniş kitlelere ulaştırmaya başladıklarını söyledi. Başarı için inanç ve yılmamak önemliydi.
Başarılı olmak için başarısız da olmak gerekirdi...
Sabah 10:00'da başlayan konferansın sonuna gelmiştik. Saat 16:00'yı geçip 17:00'ye ilerlerken herkes yorgun ama herkes mutluydu.
Konferans boyu epeyce bilgi yüklenmiş, ufkumuz biraz daha açılmış, ağımız biraz daha genişlemiş, fotoğraf galerimizdeki fotoğraflar biraz daha artmıştı.
![]() |
| TÜMKAD Yönetim Kurulu |
![]() |
| TÜMKAD Komisyon Başkanları |
Eve döndüğümde bunları önce kendime sonra okuyanlara anlatmam ve konferansın izini bırakmam lazım diyerek başladım yazmaya.
Yazarken dinlediklerimi tekrar ettim ve öğrendiklerimi perçinledim.
Sonra da iç sesim aldı sazı eline ve başladı konuşmaya. Varın bakın neler söyledi:
Mühendislik Tercihinde Kadınlar
Üniversitelerimizde mühendislik okuyan kadın erkek oranını merak ederek sevgili ChatGPT'ye sordum. 2025-2026 eğitim öğretim yılında toplam 516 bin 471 mühendislik öğrencisi varmış (2016 yılında bu sayı 146 bin 766 imiş) ve bu öğrencilerin %31,6'sını kadınlar oluşturmakta imiş. (2022'de %28,1, 2023'te %28,7, 2024'te %29,7, 2025'te %30,6 kadın)
Yani son 10 yılda mühendislik programlarında öğrenim gören kadın öğrencilerin sayısında %11,1'lik bir artış kaydedilmiş.
Topuk seslerini duyuyorsunuz değil mi? Korkmayın, kadınların sezgi ve becerilerini önemseyin ve onlarla el ele verin.
Kadınlar annelik, eşlik, ev kadınlığı, kız evlatlık derken erkeklerden daha fazla çalışmak zorunda kalıyorken onlara bir çelme de siz takmayın.
Sizinki düz, kadınınki engelli koşu. Oradaki engel siz olmayın.
"Ama kadının en önemli görevi annelik!" demeyin hemen.
Devlet, çalışan anne babanın çocuğuna kucak açarak işleri kolaylaştırabilir. Çalışan kadın doğum için ayrıldığında onun yerine geçici bir çalışan alarak yerini koruyabilir. Böylece çocuğunu belli bir çağa getiren kadın işine kaldığı yerden devam edebilir.
Nihayetinde kadınları çalışan tek ülke biz değiliz değil mi?
YZ Hızlı mı Yavaş mı?
'Yapay Zekâ'nın hem hızla ilerlediği, hem de bu hız çağında yerinde sayıyor gibi göründüğü, bu gelişmeye hem şaşırılan, hem çok çabuk kabul edilen, hem de sıradanlaşan zamanlarda; ona hem hayatımızda yer vermek hem de ondan korunmak derdindeyiz.
Malum; bilinmeyen her daim korkutucudur. Öğrendikçe korku azalır, verim artar.
Bu arada dünya yapay zekâ derken biz hâlâ kadın demeyeceğiz herhalde değil mi? Korkarım 'kadın'ı aşamazsak robotları da kadın-erkek olarak üretip, kadın robotları evde, erkek robotları dışarıda konumlandıracağız. Yapay Zekâ buna izin verir mi bilmem ama Ufuk Tarhan'ın anlattığı Rodin'in Düşünen Adam heykelini kadına çevirememe hikâyesine bakacak olursak, o da içimizdeki hain olabilir.
Bilginin ve becerinin cinsiyeti olmaz ama gel de anlat.
Biliyoruz ki erkek dünyası trafik dahil kadınların etrafta dolaşmasını pek istemez.
Albert Einstein ile eşi Mileva Marić'in hikâyesi bir çeşit cinsiyetçi ego savaşıdır. Büyük gözlü resimler çizen ressam Margaret Keane ve tabloların altına "Keane" imzasını atarak eserleri sahiplenen eşi Walter Keane kadının emeğine çökme hikâyelerinde önemli bir yer tutmaktadır. Bir dönem yazıları kendisinin yazdığını gizlemek zorunda kalan Frankenstein romanının yaratıcısı Mary Shelley ona keza.
Bir de 29 bilim insanlarının bir arada poz verdiği 1911 tarihli o meşhur fotoğraftaki tek kadın bilim insanı olan Marie Curie vardır. Zamanında Curie'nin tamamı erkeklerden oluşan Fransız Bilim Akademisine üyeliği bir oyla reddedilmiş, o da cinsiyetçi ayrımdan nasibini almıştı. 1903 ve 1911 yıllarında olmak üzere iki Nobel Kimya Ödülüne sahip tek kadın olmuş, tarihe adını kazınamayacak kadar derin ve pırıl pırıl parlayan altın harflerle yazdırmıştı.
* Belçikalı bir sanayici olan Ernest Solvay, uluslararası bir fizikçiler kongresi düzenler. Kongrede Schroedinger, Heisenberg, Bohr, Planck, Einstein gibi çok ünlü fizikçilerin yanında Marie Curie de vardır.
Bazen İstenen ve Bazen İstenmeyen Kadın
Kadınlar genelde mühendislik alanında pek istenmez, en azından daha masa başı mühendisliklere yönlendirilir. Ama bir de madalyonun diğer tarafı var. Bir üniversitede kızların tercih etmediği bölümde okuyan erkek öğrencilerin bu bölümlerin kızlar tarafından tercih edilmemesine içerleyip, erkek erkeğe okumaktan bıktıklarını söyleyerek pankart açmalarını ve kızları o bölümlere davet etmelerini hatırlıyorum. Esprili bir serzenişti yaptıkları.
Da; birlikte okumaktan keyif aldıkları kadar ileride birlikte çalışmaktan da keyif alsalar keşke değil mi?
İkinci Dünya Savaşı bittikten sonra savaştan dönen erkeklerin, savaş sırasında büyük yararlılık gösteren kadınlara, "Haydi artık evinize!" dedikleri gibi, kadınları sadece kadın oldukları için başka bölümlere yönlendirmeseler.
Ki ne o gün o kadınlar evlerine döndü, ne de bugün bu kadınlar istedikleri bölümü okumaktan vazgeçirilebilir.
Haliyle erkeklerin isteyip istemediğine göre şekillenecek değil bu hayat. YZ ile olduğu gibi kadın ve erkek ortak hareket edecek.
Ve gelecekte ORGANİK İNSAN kıymetlenecek.
Organikliğimizi, doğallığımızı, duygularımızı, masumiyetimizi, kısacası insan olma hasletlerimizi kaybetmeden de her şey olabiliriz.
Her yeniliği kullanalım ama ne aklımızı kiraya verelim ne de kalbimizi.
Çünkü teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin İNSAN hepsinin üzerinde olacak. İyiyi de kötüyü de her zaman insan belirleyecek.
Eğer paçayı kaptırırsa da kendi sonunu getirecek...
25 Haziran 2026 / C.E.Y.
Mini araştırmaca, hazıra konmaca
Tarihteki kadın mühendisleri araştırırken, Murat Kuter'in 20 Haziran 2026 tarihli ve 5. Dünya Kadın Mühendisler Günü Konferansı başlıklı yazısında şöyle bir listeye ulaştım ve bu hazır bilgiyi ondan (ç)alarak kendi yazıma ekledim:
Tarihteki kadın mühendisleri araştırırken, Murat Kuter'in 20 Haziran 2026 tarihli ve 5. Dünya Kadın Mühendisler Günü Konferansı başlıklı yazısında şöyle bir listeye ulaştım ve bu hazır bilgiyi ondan (ç)alarak kendi yazıma ekledim:
* Ada Lovelace (1815-1852), ilk mekanik bilgisayar (Analitik Makine) üzerinde çalışır ve bu makine için ilk algoritmayı geliştirerek tarihteki ilk bilgisayar programcısı unvanını alır.
* Edith Clarke (1883-1959) elektrik mühendisliğinde çığır açan Clarke, güç sistemlerini analiz etmek için “Clarke Dönüşümü”nü ve hesaplamaları hızlandıran Clarke hesap cetvelini bulur.
* Hedy Lamar (1914-2000)ünlü bir Hollywood yıldızı olmasının yanı sıra, bir mucit ve matematikçi olarak modern Wi-Fi, Bluetooth ve GPS teknolojilerinin temelini oluşturan frekans atlamalı yayılı spektrum teknolojisinin patentini alır.
* Beatrice Shilling (1909-1990), II. Dünya Savaşı sırasında İngiliz savaş uçaklarının (Hawker Hurricane ve Supermarine Spitfire) ani dalışlarda motorlarının durmasına sebep olan teknik sorunu “RAE deliği” isimli basit ama zekice yakıt aparatı ile çözen havacılık mühendisidir.
* Stephanie Kwolek (1923-2014), çelikten beş kat daha sağlam olan ve kurşun geçirmez yeleklerden uzay giysilerine kadar pek çok alanda kullanılan Kevlar sentetik lifini icat eder.
* Martha Coston (1826-1904), mühendislik tarihi kitaplarına giren bugün hala ABD Donanması tarafından kullanılan ve Coston Flares olarak bilinen sinyal sistemi oluşturmasıyla tanınır.
* Mary Anderson (1866-1953), ön cam sileceklerini bulur. Ancak 1903’te patentini aldığı Mary Anderson’un bu icadı, ilk başlarda otomotiv endüstrisindeki pek çok kişi tarafından kabul edilmez ve 1917’de başka bir kadın, Charlotte Bridgwood, ilk otomatik ön cam sileceğinin patentini alır.
* Amerikalı Sarah Tabitha Babbitt (1779-1853) makine mühendisliği alanında dünyanın kadın mühendislerinde ilk sıralarda yer alanlardan biridir. Aralarında daire testere, dönen tekerlek başı, takma dişler gibi birçok etkileyici icada imza atan Tabitha, 19. yüzyılda Massachusetts’te erkeklerin odun kesmek için harcadıkları boş zamandan etkilenerek, kereste kesmek için suyla çalışan bir makineye bağlanabilen bir daire testere geliştirir.
* Emily Warren Roebling (1843-1903) 1883’te tamamlanan Brooklyn Köprüsü’nün yapımındaki rolü ile, zamanının en başarılı kadın mühendisleri arasında yer alır.
* Lilian Gilbreth (1878-1972) endüstri mühendisliği ve psikoloji alanında eşi ile birlikte öncü isimlerden biridir. Lilian Gilbreth, American Society of Mechanical Engineers’ın ilk kadın üyesi olur. Lilian Gilbreth, uzun yıllar General Electric ile mutfak ve ev aletlerinin tasarımını geliştirmek için çalışır.
* Beulah Henry, 1920’ler ve 1930’larda aralarında bobinsiz dikiş makinesi, esnek kolları olan bir oyuncak bebek, içinde radyo olan bir oyuncak bebek ve karbon kağıdı olmadan birden çok kopya yapan bir daktilo icat eder.
* Afro-Amerikan bir mucit olan Alice H. Parker, 20. yüzyılın başlarında doğal gaz kullanan bir merkezi ısıtma sistemi yaratma patenti alan ilk kadın ve ilk siyahi kadındır.
* Sarah Guppy (1770-1852) kadın mühendisler için bir rol modeldir. Sarah Guppy, 1811 yılında bir köprünün patentini alan ilk kadın mühendis olur.
* Edith Clarke (1883-1959) 1918’de Massachusetts Institute of Technology’den elektrik mühendisliği derecesi alan ilk kadındır.
* Katharine Burr Blogdett (1898-1979) Cambridge Üniversite’sinde fizik alanında doktora alan ilk kadın olan Blodgett, gözlüklerden teleskoplara ve kameralara kadar devrim yaratan gelişmiş cam mercek teknolojisinin yaratıcısıdır.
* Josephine Cochrane (1839-1913) 1870’lerde ticari olarak başarılı olan ilk otomatik bulaşık makinesini icat eden kadındır.
* Mary Beatrice Davidson Kenner (1912-2006) Afro-Amerikalı siyahi mucit, resmi bir eğitim almamasına ve kariyeri boyunca ırkçılıkla mücadele etmesine rağmen, kadınlar için ortak bir sorun olan adet kanının giysilere sızmasını önlemeyi sağlayan hijyenik kemeri 1920’lerde icat eder.
* Edith Clarke (1883-1959) elektrik mühendisliğinde çığır açan Clarke, güç sistemlerini analiz etmek için “Clarke Dönüşümü”nü ve hesaplamaları hızlandıran Clarke hesap cetvelini bulur.
* Hedy Lamar (1914-2000)ünlü bir Hollywood yıldızı olmasının yanı sıra, bir mucit ve matematikçi olarak modern Wi-Fi, Bluetooth ve GPS teknolojilerinin temelini oluşturan frekans atlamalı yayılı spektrum teknolojisinin patentini alır.
* Beatrice Shilling (1909-1990), II. Dünya Savaşı sırasında İngiliz savaş uçaklarının (Hawker Hurricane ve Supermarine Spitfire) ani dalışlarda motorlarının durmasına sebep olan teknik sorunu “RAE deliği” isimli basit ama zekice yakıt aparatı ile çözen havacılık mühendisidir.
* Stephanie Kwolek (1923-2014), çelikten beş kat daha sağlam olan ve kurşun geçirmez yeleklerden uzay giysilerine kadar pek çok alanda kullanılan Kevlar sentetik lifini icat eder.
* Martha Coston (1826-1904), mühendislik tarihi kitaplarına giren bugün hala ABD Donanması tarafından kullanılan ve Coston Flares olarak bilinen sinyal sistemi oluşturmasıyla tanınır.
* Mary Anderson (1866-1953), ön cam sileceklerini bulur. Ancak 1903’te patentini aldığı Mary Anderson’un bu icadı, ilk başlarda otomotiv endüstrisindeki pek çok kişi tarafından kabul edilmez ve 1917’de başka bir kadın, Charlotte Bridgwood, ilk otomatik ön cam sileceğinin patentini alır.
* Amerikalı Sarah Tabitha Babbitt (1779-1853) makine mühendisliği alanında dünyanın kadın mühendislerinde ilk sıralarda yer alanlardan biridir. Aralarında daire testere, dönen tekerlek başı, takma dişler gibi birçok etkileyici icada imza atan Tabitha, 19. yüzyılda Massachusetts’te erkeklerin odun kesmek için harcadıkları boş zamandan etkilenerek, kereste kesmek için suyla çalışan bir makineye bağlanabilen bir daire testere geliştirir.
* Emily Warren Roebling (1843-1903) 1883’te tamamlanan Brooklyn Köprüsü’nün yapımındaki rolü ile, zamanının en başarılı kadın mühendisleri arasında yer alır.
* Lilian Gilbreth (1878-1972) endüstri mühendisliği ve psikoloji alanında eşi ile birlikte öncü isimlerden biridir. Lilian Gilbreth, American Society of Mechanical Engineers’ın ilk kadın üyesi olur. Lilian Gilbreth, uzun yıllar General Electric ile mutfak ve ev aletlerinin tasarımını geliştirmek için çalışır.
* Beulah Henry, 1920’ler ve 1930’larda aralarında bobinsiz dikiş makinesi, esnek kolları olan bir oyuncak bebek, içinde radyo olan bir oyuncak bebek ve karbon kağıdı olmadan birden çok kopya yapan bir daktilo icat eder.
* Afro-Amerikan bir mucit olan Alice H. Parker, 20. yüzyılın başlarında doğal gaz kullanan bir merkezi ısıtma sistemi yaratma patenti alan ilk kadın ve ilk siyahi kadındır.
* Sarah Guppy (1770-1852) kadın mühendisler için bir rol modeldir. Sarah Guppy, 1811 yılında bir köprünün patentini alan ilk kadın mühendis olur.
* Edith Clarke (1883-1959) 1918’de Massachusetts Institute of Technology’den elektrik mühendisliği derecesi alan ilk kadındır.
* Katharine Burr Blogdett (1898-1979) Cambridge Üniversite’sinde fizik alanında doktora alan ilk kadın olan Blodgett, gözlüklerden teleskoplara ve kameralara kadar devrim yaratan gelişmiş cam mercek teknolojisinin yaratıcısıdır.
* Josephine Cochrane (1839-1913) 1870’lerde ticari olarak başarılı olan ilk otomatik bulaşık makinesini icat eden kadındır.
* Mary Beatrice Davidson Kenner (1912-2006) Afro-Amerikalı siyahi mucit, resmi bir eğitim almamasına ve kariyeri boyunca ırkçılıkla mücadele etmesine rağmen, kadınlar için ortak bir sorun olan adet kanının giysilere sızmasını önlemeyi sağlayan hijyenik kemeri 1920’lerde icat eder.
* Ellen Ochoa (1958-...) sadece ünlü kadın mühendislerden biri değil, aynı zamanda eski bir astronot ve Johnson Uzay Merkezi’nin şu anki direktörü. Üç icat olarak bilinen icatların ortak yaratıcısı. Her buluş bilim adamları tarafından uzaydan gelen görüntüleri daha rafine bir şekilde görmek için kullanılıyor. Bunlar arasında optik bir nesne tanıma yöntemi, gürültüyü gidermek için bir yöntem ve bir optik inceleme sistemi bulunuyor. Dünyadaki ilk İspanyol kadın astronot. Ayrıca NASA’nın Johnson Space Center’ın direktörlüğünü alan ikinci kadın.
* Sabiha Rıfat Gürayman, Türkiye‘nin ilk kadın mühendisi ve aynı zamanda ilk kadın inşaat mühendisidir. Anadolu’da köprüler inşa eden ilk kadın mühendistir ve Anıtkabir inşaatında 9 yıl boyunca baş kontrol mühendisi olarak çalışmıştır.* Nezihe Önyay, Türkiye’nin ilk kadın elektromekanik mühendisi unvanına sahip öncü isimdir.
* Altan Edige 1953 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi İTÜ’den mezun olan Türkiye’nin ilk kadın makine mühendisidir.
* Prof. Dr. Remziye Hisar, Türkiye’nin ilk kadın kimyageri ve kimya mühendisidir.
* Binnaz Zehra Sert, 1952 yılında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi'nden mezun olan Türkiye’nin ilk kadın orman mühendisidir.
* Binnaz Zehra Sert, 1952 yılında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi'nden mezun olan Türkiye’nin ilk kadın orman mühendisidir.
* Prof. Dr. Nuriye Pınar Erdem, Türkiye’nin ilk kadın jeoloğu ve deprem uzmanıdır.
* Fatma Hikmet İşmen, Türkiye’nin ilk kadın ziraat mühendisidir.
* Melek Erbul, Hürriyet Sırmaçek, Mülhime Yazar, Cahide Ardop gibi isimler de ilk mühendis kadınlarımızın arasında yer alır.
Mini not:
Kapak fotoğrafı için ChatGPT'ye içinde 'mühendis kadın ve yapay zekâ' olan bir fotoğraf yap demem yetti.
Shutterstock ya da Shopify gibi ücretli fotoğraf platformlarının da sonuna mı geldik ne?






















.jpg)



