"Öğretim Birliği Yasası"ndan hızla uzaklaşıldığı bir evrede, cumhuriyetin kazanımlarına ve üniter yapıya sahip çıkacak özgür bireyler yetiştirmek amacıyla 25 Temmuz 1995 tarihinde Bursalı 23 aydın tarafından kurulan Çağdaş Eğitim Kooperatifi ÇEK, geleneksel hale getirdiği 'eğitime katkı verenler' temalı ödül törenlerinin on dokuzuncusunu 15 Mayıs 2026 akşamı 'Özel 3 Mart İlköğretim Okulu Konferans Salonu'nda gerçekleştirdi.
ÇEK Ödülleri
İlki 2006 yılında "Eğitim Ödülü" adıyla düzenlenen ÇEK Ödül Töreninde bugüne dek ÇYDD Genel Başkanı Türkan Saylan'dan Prof. Dr. Celal Şengör'e, Anne Çocuk Eğitim Vakfı AÇEV'den Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı'na, Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği BUİKAD'dan Coşkunöz Eğitim Vakfı'na, Prof. Dr. Selçuk Şirin'den Prof. Dr. İonaa Kuçuradi'ye, Gazeteci-Yazar Yılmaz Akkılıç'tan meslektaşı Orhan Bursalı'ya, Doç. Dr. Canan Dağdeviren'den Prof. Dr. Kayıhan Pala'ya kadar onlarca yerel ve ulusal isim ödül aldı.
19. ÇEK Ödül Töreni, ÇEK Yönetim Kurulu Başkanı Nihan Alpay’ın açılış konuşmasıyla başladı.
Nihan Alpay, ÇEK Ödül Törenlerinin 17 yıldır "Tevhid-i Tedrisat - Öğretim Birliği" yasasının kabul edildiği 3 Mart'ta yapıldığını, son iki yıldır ise ÇEK Ailesi olarak 3 Mart tarihinde Anıtkabir'de Ata'nın manevî huzuruna çıktıklarını ve bu anlamlı devrimi Türk halkına armağan ettiği için O'na minnetlerini sunduklarını belirterek başladı konuşmasına. Ayrıca bu yılki programa Yıldırım Hasan Öztimur 75. Yıl İlkokulu öğrencilerini de dahil etmiş; böylece şehrin bir başka noktasında eğitim alan ve daha önce Anıtkabir'i ziyaret şansı bulamamış devlet okulu öğrencilerini de Atatürk ile buluşturmuşlardı.
Son yıllarda üst üste yaşanan sosyal ve ekonomik karmaşanın hepimizi zorladığını söyleyen Alpay, ülkenin eğitim kurumlarının şiddet ile anıldığının, özellikle Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarını örnek göstererek, çocuklarımızın en güvende olması gereken alan olan okulların bile tehdit altında olduğunun altını çizdi.
Özellikle de devlet okullarında, çocukların kendilerini özgürce ifade edebildikleri, farklılıklarıyla var olabildikleri ve geleceğe umutla hazırlanabildikleri ortamın zedelendiğini görmek; şiddetin eğitim alanlarına sirayet etmesinin yalnızca güvenlik meselesi olmaması; eğitim politikalarından değerlere, toplumsal sorumluluk anlayışından nitelikli eğitim yaklaşımına kadar geniş bir yelpazede çok katmanlı bir mesele olarak karşımızda durması; yakın gelecekte yapay zekâ ve dijital teknolojilerin hayatımızda yaratacağı dönüşüm; önceliğimizin dünya standartlarında, eleştirel düşünceyi destekleyen, çocukların çok yönlü gelişimini esas alan ve fırsat eşitliğini gözeten bir eğitim anlayışını hayata geçirmek olması, ÇEK olarak tüm adımlarını Atatürk ilke ve devrimlerinin ışığında; demokratik, laik, çağdaş ve bilimsel eğitimin güçlenmesi için atmalarını elzem hale getiriyordu.
Çünkü ülkemizin gerçek gücü; düşünen, sorgulayan, üreten ve değerlerine sahip çıkan bireylerden oluşuyordu.
ÇEK "Tam Bursluluk" Programı
Nihan Alpay, 2026-2027 döneminden itibaren Türkiye'nin her yerinden öğrenci kabul edecekleri Tam Bursluluk Programı kapsamında, LGS'de başarılı olan veya ÇEK'in gerçekleştirdiği sınav sonrası belirli kriterleri karşılayan kız öğrencilere Güler-Osman Köseoğlu Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdunda (çünkü kız öğrenci yurdu var) ücretsiz barınma ve tam burslu eğitim sağlanacağını açıkladı. Eğitim sisteminin sık sık değişen politikalarla yön bulmaya çalışmasının uzun vadeli ve sürdürülebilir bir kalite anlayışının oluşmasını zorlaştırdığını; eğitimin günübirlik kararlarla değil, bilimsel veriler, pedagojik ilkeler ve toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda şekillenmesi gereken stratejik bir alan olduğunu söyledi.
Eğitimde fırsat eşitliğinin tam anlamıyla sağlanamaması, bölgeler ve okullar arasındaki imkân farklılıkları, öğretmenlerin mesleki gelişim süreçlerinde yeterince desteklenmemesi ve liyakat ilkesinin zaman zaman geri planda kalması, sistemin en önemli sorunları arasındaydı. Eğitimi tüm paydaşlarıyla birlikte ele alan, öğretmeni merkeze koyan, ölçme-değerlendirme sistemlerini çağın gereklerine göre güncelleyen ve her öğrencinin potansiyelini ortaya çıkarabilecek kapsayıcı bir model geliştirilmeliydi.
Nihan Alpay'ın açılış konuşmasının ardından Sındırgı Belediye Başkan Vekili Görkan Sıtkı, Nilüfer Belediye Başkan Vekili Okan Şahin ve Yıldırım Belediye Başkan Vekili Mert Tiryaki birer teşekkür konuşması yaptı.
"The Winner Is"
Bu yıl 'Eğitime Katkı Ödülü’nü almaya hak kazanan isim Bursalı bir isimdi. Ödül; Beyin ve Hipofiz Cerrahı, İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, Avrupa Bilim ve Sanat Akademisi Üyesi, Dünya Sanat ve Bilim Akademisi Mütevelli Heyet Üyesi Prof. Dr. Türker Kılıç'a verildi. Akademik hayatının okunmasının ardından Türker Kılıç ödülünü ÇEK Yönetim Kurulu Başkanı Nihan Alpay'ın elinden aldı.
SIBEM
Üst üste yaşadığı depremler sonrası afet bölgesine dönüşen Sındırgı’da çok sayıda öğrenciye zor koşullara rağmen eğitim vererek eğitimde devamlılığı sağlayan Sındırgı Belediyesi Sosyal Etkinlik Merkezi SIBEM'e de plaket takdim edildi.
Beyin cerrahisi profesörü ve beyni anlamaya çalışan bir bilim insanı olan Türker Kılıç Bursa Anadolu Lisesi mezunu ve bu akşam salonda sınıf arkadaşları da vardı. Kılıç; Hacettepe, Marmara ve Harvard Üniversitelerinde eğitim almış, bilim doktorasını anatomi alanında tamamlamış. 2015 yılında Avrupa Bilim ve Sanat Akademisi'ne, Aralık 2021'de Dünya Sanat ve Bilim Akademisi'ne seçilmiş ve kendisi bu iki akademiye seçilen ülkemizdeki tek bilim insanı. Temmuz 2025'te seçildiği Dünya Sanat ve Bilim Akademisi Mütevelli Heyetine seçilen ilk beyin cerrahı. Halen İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlık görevini yürüten Kılıç, Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Kurucu Dekanı ve ülkemizde en uzun süre tıp dekanlığı yapmış akademisyen.
Harvard Tıp Fakültesi, Yale, Milano Politeknik ve Johns Hopkins Üniversiteleri olmak üzere 10’dan fazla üniversitede konuk öğretim üyesi olarak ders vermiş. 100’ün üzerinde meslekî başarı ödülüne layık görülmüş. Ki, bu ödüller arasında 1999’da aldığı Avrupa Beyin ve Sinir Cerrahisi Derneği (EANS) Aesculap Bilimsel Araştırma Ödülü ile 2001 ve 2005'te aldığı Amerikan Beyin ve Sinir Cerrahisi Dernekleri Birliği'nin Tümör Araştırma Ödülleri mevcut.
Mikrocerrahi ve gamma-knife cerrahisi yöntemleri ile toplamda 30.000 üzeri sayıdaki hastasının cerrahi tedavilerini yapmış. Bu süreçte 50 öğrencisinin beyin cerrahı olarak yetişmesinde, 400 üzerinde tıp öğrencisinin hekim olmasında rol sahibi olmuş.
H-indeksi 40 olan ve 200’ün üzerinde bilimsel yayına 6 bin üzeri atıf almış. Çeşitli Beyin Ameliyatı Yöntemleri ve Beyin Tümörleri için bulunan ama esas kullanım alanını kan kanserinde bulan Glivec isimli ilacın buluşunda önemli katkı sahibi. Türkiye'de Gamma-Knife Işın Cerrahisini ilk kullanan, Tümör Bankası ve Ameliyathane MR tekniği uygulamalarını ilk başlatanlardan. Bilimsel araştırmaların yanında, Tıp Eğitimi ve Bilim Eğitimi konularında çalışan Kılıç’ın bilim ve bilim eğitimi konulu konuşmaları internet üzerinden 10 milyondan fazla kişi tarafından izlenmiş. Kılıç aynı zamanda, 2020’de kurulan Türkiye Beyin Vakfı’nın ve İstanbul Nörolojik Bilimler Enstitüsü'nün kurucu başkanı. Şubat 2021'de Ayrıntı Yayınları’ndan yayımlanan ve toplamda 10 baskı yapan “Yeni Bilim: Bağlantısallık, Yeni Kültür: Yaşamdaşlık” ile Eylül 2024'te Doğan Yayınları’ndan çıkan “Nasıl Daha İyi ve Güzel Bir Yaşam Kurarız? Beyinbiliminin Yanıtı” kitaplarının yazarı. Kendi otobiyografisi de Mert İnan imzası ile Epsilon Yayınevi’nden, “Beyin Nedir’den Yaşam Nedir’e Bir Hayat Serüveni: Türker Kılıç” başlığıyla yayımlanmış.
Akademik hayatının anlatımının ve plaket takdimi töreninin ardından Prof. Dr. Türker Kılıç kendi sunumu için kürsüdeki yerini aldı. Türker Bey sunumunu meraklı çocukluk hayatı, başarılı eğitim hayatı ve kendisini dünden bugüne getiren bilinçli öğretmenleri üzerine kurmuştu. Sözlerine başlarken bilimsel bir konuşma yapmayacağını ama bu bilimsel aşamaya nasıl geldiğini, çevrenin ve öğretmenlerin insanın hayatını nasıl değiştirdiğini anlatacağını söyledi.
Bu ödülü beyin cerrahisine başlamasının 12 bin 615'inci gününde aldığını belirtirken, ilerleyen dakikalarda hayatını sayılarla birlikte yaşadığına tanık olduk.
Meraklı çocukluk hayatından bahsederken, "Nasıl oluyor da kolumdaki et düşünmezken kafatasımın içindeki et düşünüyor?" sorusu ile başlayan hikâyesini anlatacaktı.
Konuşmasına "her şeyin nasıl şekillendiği" üzerine genel bir anlatımla girdi.
Bu konuşmadan not aldığım kısa satırbaşlarının ve kurduğu son cümlenin Türker Kılıç'ın yaşam öyküsünün yapı taşları olduğunu gördüm:
"Eskinin yıkıldığını görüyoruz, yerine neyi koyacağımızı bilmiyoruz."
"Nörobilim bizlere yeni bir kültürün kapısını açıyor."
"Galileo, 'Aristoteles yanılabilir' dediği andan itibaren varsayım yerini hipoteze bıraktı."
"Tümden gelen, tüme varımın üzerine bağlantısallık metodolojisi eklendi."
"Yaşamın temeli atom değil, yaşamın temeli enformasyon."
"Esas olan ve bilgiyi taşıyan parçalar değil, parçaların birlikte oluşturduğu bağlantısallık ağı."
"İnsan vücudundaki moleküller aşağı yukarı üç ayda bir değişiyor."
"İstikrarı taşıyan şey parçalar değil, parçaların birbiriyle olan etkileşimi."
"Türev ve İntegral matematiğin yetersiz kalmasından çıktı."
"Beynin çalışma sistemi ile tüm varoluş kodlamaların ortak bütünlüğü olarak isimlendirebileceğimiz yaşam dediğimiz büyük beynin çalışma sistemi arasında bir benzerlik var."
"Hiçbir felsefe ve öğreti kitabında yazılmadığı kadar büyük ölçüde yaşamın bir matematiksel mucize olduğu anlaşıldı. Gerçek = 1/ (1 Bölü Sonsuz, Sıfır demek değil.)"
"Olan zaten yeteri kadar olağanüstü."
"Merakla başlayan, çalışkanlık ve zeki olmanın üzerine eklemlenen iyilik ve yaratıcılık önemli. Sahip olmakla değil, anlamlandırmakla sonuçlanan bir sistemi yaratabilirsek, bu farklı bir kültür demektir."
"Gökkuşağının ilk matematik verilerini sunan kişi Spinoza'dır."
"Gökkuşağının bir ayağında bulunan ve üniversite için çalışan çocuk ile gökkuşağının diğer ayağındaki fırından yayılan ekmek kokusunun arasında MUHAKKAK ki bir bağlantı var."
"Yaşam dediğimiz sistem bu matematik üzerine kuruludur."
"Bizim nörobilimde elde ettiğimiz bu veriler yavaş yavaş yapay zekaya aktarılıyor."
"Bilim İnsanlığı bir meslek değil bir yaşam biçimidir."
"Test çocukları soru soran değil, cevap veren olarak yetiştirildi."
"ChatGPT ile insanlar soru sormayı öğrendi."
"Okullar hata yapma özgürlüğünün olduğu yerler olmalı."
"Kendinizi geliştirmenin en akıllıca yolu yanınızdakinin gelişimine katkıda bulunmak."
"İnsanın içinde bulunduğu zihinsel çevre, insanın oluşturduğu zihinsel ağı modelliyor."
"Bu nedenle öğretmenler en iyi beyin cerrahlarıdır."
Evet, Öğretmenler Cerrahtır
Türker Kılıç, bugünden 19 bin 500 gün önce, henüz 4 yaşında bir çocuk iken, elinde okul çantası, üzerinde kara önlüğü ile bir fotoğraf stüdyosunda kameraya poz vermiş. İlkokuldaki ilk öğretmeni o zamanlar henüz 22 yaşında yeni mezun bir öğretmen olan Mine öğretmendir. Mine öğretmen omzuna dokunduğu herkesi değiştirir. İyi öğretmen hayatın en büyük piyangosudur diyor Türker Kılıç.
Bir küme çalışmasında, Vücudumuzu Tanıyalım ünitesi işlenirken taklidini yapması için Türker Kılıç'a düşen organ BEYİN olur. Türker Tahtakale'den bir kuzu beyni satın alır ve bu hareketsiz gri şey otlaktan döndükten sonra annesini tanıyabilen bir kuzuya aittir diye sorar. Ve merak böyle başlar.
Öğretmenler ilham versinler yeter diyor Türker Kılıç.
TÜBİTAK Matematik Ekibindeki (1984) Matematik öğretmeni Nazmi Aydın, Bursa Anadolu Lisesi Kimya öğretmeni Kadir Çelik, felsefenin 'matematikleşmemiş bilim' olduğunu öğreten Felsefe öğretmeni Mustafa Öz ve Mehmet Hocanın anlattığı fizik temelleri ile Türker Kılıç 2020 Nobel Fizik Ödülü sahibi Roger Penrose ile karşılaşır.
Üniversitede Onkolog Emin Kansu, cerrahi hocası Necmettin Pamir, ki Pamir Türker Kılıç'a dünyaya açılmak fikrini aşılar, Tunç Öktenoğlu, Harvard'dan Prof. Black ve Prof. Stiles, Prof. Rhoton, Prof. Dr. Selçuk Palaoğlu, Prof. Dr. Tunçalp Özgen, Prof. Joseph Martin, Prof. Afksendiyos Kalangos, Türker Kılıç'ın hayatına dokunan, onu Prof. Dr. Türker Kılıç yapan isimlerdir.
Türker Kılıç, "Çocukların tırtıldan kelebeğe dönüşmesindeki en önemli katkı öğretmenlerin emeğidir." diyerek sonlandırdı konuşmasını.
O konuşurken "Bir öğretmen tek başına ne kadar iyi olursa olsun sınıftaki her öğrenci bu iyi olma halinden aynı derecede yararlanmayacak çeşitliliktedir. Ama öğretmen hep aynı derecede iyi olmak zorundadır." sözleri geçti aklımdan.
1970'li, 1980'li yılların Anadolu Liselerinden, (ki o yılların düz liseleri de çok başarılıydı), mezun olan öğrencilerin pek çoğunun bugün kayda değer konumlarda olduğunu düşündüm.
Onlar, aldıkları eğitim ve sahip oldukları ruh ile yaptıkları işlere anlam katabilmiş, çalışmaktan imtina etmemiş, Atatürk'ün "Türk, Öğün, Çalış" sözünü ilke edinmiş çocuklardı.
Prof. Dr. Türker Kılıç yurt dışında da eğitim alan, Türkiye sınırları dışındaki akademik dünyada da yeri olan, bilimdeki yolculuğunu hep ileriye taşıyarak hem dünyaya hem ülkesine hizmet eden ve adresi Türkiye olan bir doktordu.
Şikayet etmiyor, yakınmıyor, hem kendini hem çevresini iyileştiriyor, bunu yaparken de yüzündeki gülümsemesini kaybetmiyordu.
Bu akşam yanında sevgili eşi Çiğdem, kız kardeşi Yasemin ve onu büyük bir gururla izleyen anne babası vardı. Çocukları büyümüş, kızı da kendisi gibi beyne merak sarmıştı.
Kısacası; 19. ÇEK Eğitim Ödülü nokta atışı ile yine çok doğru bir isme gitmişti.
Gösteriler Başlasın
Gecenin ikinci bölümünde 3 Mart Eğitim Kurumları Dans Ekibi modern dans gösterileri sundu.
Ortaokul çağlarında ÇEK Güler-Osman Köseoğlu Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdunda kalan Keman Sanatçısı Ceylin Akyıldız mini bir resital verdi.
3 Mart Eğitim Kurumları Çok Sesli Korosu Suat Şahin şefliğinde sahne aldı.
![]() |
| 3 Mart Eğitim Kurumları Çok Sesli Korosu |
Okul güzel, öğretmenler güzel, anlayış güzel, öğrenciler güzeldi.
Peki ya ülkedeki her okul, her öğretmen, her öğrenci aynı güzellikte miydi?
Ödenek yetersizliğinden temizliğini yapamayan, kendini ısıtamayan okullar, akran zorbalığı, öğretmene şiddet, sağlıklı beslenemeyen çocuklar, çeteleşme, bir türlü istikrar sağlanamayan eğitim politikaları, gittikçe düşen PISA sonuçları, bilimin değil soyut kavramların öncelenmesi, mülteci akınları ve iç göç ile öğrenci ve veli demografisinin değişmesi gibi pek çok faktör eğitim seviyemizi gittikçe aşağıya çekerken, Çağdaş Eğitim Kooperatifi çevresine ışık saçmak için çabalıyordu.
Çünkü; Türker Kılıç'ın dediği gibi 'kendini (ülkeyi) geliştirmenin en akıllıca yolunun yanındakinin (halkın) gelişimine katkıda bulunmak olduğunu' biliyordu.
16 Mayıs 2026 / C.E.Y.
ÇEK Gönüllüsü olarak yazdığım yazılar:
Baharın müjdecisi Kır Çiçekleri / 12 Şubat 2013
Geleceğe imza atan adam... / 14 Temmuz 2013
Zafer Akıncı bu kez ÇEK'in konuğuydu / 20 Ağustos 2013
Anladığımızı severiz biz… / 25 Ağustos 2013
Anladığımızı severiz biz… / 25 Ağustos 2013
Çağdaş çocukların çağdaş yuvası / 29 Eylül 2013
Sabahattin Ali'nin yalnızlığı ilk değil / 13 Aralık 2013
ÇEK, Feyzioğlu, eğitim, ülke, gelecek ve dahası / 8 Şubat 2014
Çiçek gibi kızlara 5 yıldızlı yurt / 29 Ekim 2014
91. Yılında Öğretim Birliği Yasası ve ÇEK ödülleri / 5 Mart 2015
İmece’nin adı ÇEK olmuş / 28 Temmuz 2015
İlmek ilmek dokuyup, zincir zincir büyüteceğiz / 1 Aralık 2015
'ÇEK'e destek yurtseverlik görevidir / 15 Aralık 2015
Atatürk Bizim Bütünümüzdür / 4 Mart 2018
Orada Duruverdi Zaman / 6 Mart 2019
'Çağdaş Eğitim'e Gönül Verenler / 7 Mart 2020
ÇEK Çıldırmış Olmalı! / 11 Ekim 2020
ÇEK Durmuyor, Koşuyor! / 5 Mart 2022
Baharın müjdecisi Kır Çiçekleri / 12 Şubat 2013
Geleceğe imza atan adam... / 14 Temmuz 2013
Zafer Akıncı bu kez ÇEK'in konuğuydu / 20 Ağustos 2013
Anladığımızı severiz biz… / 25 Ağustos 2013
Anladığımızı severiz biz… / 25 Ağustos 2013
Çağdaş çocukların çağdaş yuvası / 29 Eylül 2013
Sabahattin Ali'nin yalnızlığı ilk değil / 13 Aralık 2013
ÇEK, Feyzioğlu, eğitim, ülke, gelecek ve dahası / 8 Şubat 2014
Çiçek gibi kızlara 5 yıldızlı yurt / 29 Ekim 2014
91. Yılında Öğretim Birliği Yasası ve ÇEK ödülleri / 5 Mart 2015
İmece’nin adı ÇEK olmuş / 28 Temmuz 2015
İlmek ilmek dokuyup, zincir zincir büyüteceğiz / 1 Aralık 2015
'ÇEK'e destek yurtseverlik görevidir / 15 Aralık 2015
Atatürk Bizim Bütünümüzdür / 4 Mart 2018
Orada Duruverdi Zaman / 6 Mart 2019
'Çağdaş Eğitim'e Gönül Verenler / 7 Mart 2020
ÇEK Çıldırmış Olmalı! / 11 Ekim 2020
ÇEK Durmuyor, Koşuyor! / 5 Mart 2022
Beynin Mi Var Derdin Var! (Sinan Canan & Serkan Karaismailoğlu) / 4 Ekim 2013
Gidip de Dönmemek, Dönüp de Bulmamak Var (BUSİAD • Türker Kılıç) / 10 Aralık 2022
Gidip de Dönmemek, Dönüp de Bulmamak Var (BUSİAD • Türker Kılıç) / 10 Aralık 2022













Hiç yorum yok:
Yorum Gönder