25 Aralık 2012 Salı

Şifalı sular sultanı Bursa

Bursa denilince akla gelen kelimelerde kaplıcalar kaçıncı sıralara geriledi diye düşünürüm çok zaman.
Yıllar önce şehir dışından gelerek çelik sularımızda şifa bulan bir insan, daha  sonra Bursa`ya neden uğramaz oldu?
Yoksa Bursa kendisine bahşedilen termal zenginliğin yeterince farkında mı değil ki kaplıcalarını sağlık turizminin hizmetine yeterince sunamadı?
Bursa Sağlık Turizmi Derneği BUSAT ve Bursa Valisi Şahabettin Harput, Bursa’nın bu konuda hak ettiği itibara kavuşması için çalışmalarını hızla sürdürüyorlar.
Valinin de destek verdiği BUSAT 2011 yılında 14 kent gönüllüsü tarafından kurulmuş. Dernek Başkanı Dr.Mustafa ESGİN; sağlık turizminde Türkiye gelen hasta sayısında dünya sıralamasında beşinci, gelir sıralamasında ise ABD ve Almanya’nın ardından üçüncü sırada diyor.
Sağlık Serbest Bölgeleri’nin oluşturulması halinde  ise sağlık turizminde dünya lideri olabilecek kapasitede.
Bursamız da, yeşiliyle-mavisiyle-beyazıyla, kültürel ve tarihî mirasıyla, alışveriş-konaklama ve medikal hizmetleriyle, 1500 yıllık termal bir şehir olarak bu pastadan pay alması gereken şehirlerin başında.
Tabii ki öncelikle kolay ulaşılabilir bir şehir olmak kaydıyla.
Ulaşımda Bursa`nın İstanbul`a olan yakınlığı avantaj gibi görünse de, bu yakınlıktan dolayı havaalanı uygulamasına gerek görülmemesi şehri dezavantajlı hale getiriyor.
Oysa ki yurtdışından Bursa Havaalanı`na yapılacak direk uçuşlar Bursa`daki sağlık turizminin uluslararası alanda gelişmesinde  en önemli etken olacaktır.
Bursa yerine İstanbul`a inecek bir turistin pek çok aktarmadan sonra Bursa’ya ulaşabilmesi, anlatırken bile insanı yoran bir uygulama.
Sağlık turizminde yüksek bir başarı yakalamış olan Afyon`a bakacak olursak;
Afyon`un başarısının tesadüf olmadığını Kiev’deki  Sağlık Turizmi Fuarı`na 10 civarında Afyon firması, büyük oteller, hastaneler ve Zafer Havalimanı yetkilileri ile birlikte çıkarma yapmalarından anlıyoruz…
Fizikî  yönden Afyon’dan daha şanslı olan Bursa’nın sağlık turizminde hak ettiği yere gelebilmesi için Afyon tecrübelerini paylaşmaya hazır…
Demek ki elimizde hazır olan unu, şekeri ve yağı kararak helva yapacak ellere ihtiyacımız var artık bizim.
Artık hamamlarda birbirimizi keselemenin ötesine geçmemiz lâzım.
Bunu yapacak olanlar da Bursa`nın sesini Ankara`da duyurmak için kendilerine yetki verilen vekiller, Bursa iş dünyası, Bursa basını, Bursa bürokrasisi ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi…
Bir yandan gelin hamamındaki eğlenceyi de, sebildeki hayırı da yaşatalım.
Öte yandan uluslararası düzeyde sunulan hizmetlerimizi yurtdışında da tanıtarak dört bir yanımızdaki potansiyel turistin şehrimizi tercih etmesini sağlayalım.
Ki o turist cebine parasını koymuş ve hangi sağlık merkezinde şifa bulabilirim diye bakınmakta…
****
Yaz ve kış turizminin belli aylarda yapılabildiği şehrimizin her mevsim turist ile  dolduğunu, hizmet sektörünün yarattığı istihdamı, gelen turistin bıraktığı dövizi ve dolayısıyla jeotermal nimetimizin gelire dönüştüğünü, sanayi ve tekstil şehri Bursa`nın bacasız fabrika olan Sağlık Turizmi ile güçlendiğini düşünün bir.
Ve Bursalılar olarak bu cennetin tam ortasında keyifle yaşayarak, sağlıkla yaşlandığımızı…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder