21 Ekim 2014 Salı

Kabinet Estap'ın işi!


Sene kaçtı bilmiyorum ama televizyonda izlediğim Bill Gates'in bir sözü çok ilgimi çekmişti: "Biz artık yerdeki spagettilerden kurtulmak istiyoruz"…
Sonrasında kablosuz iletişime ışık hızıyla geçilmiş, telefonlar, klavyeler, mouselar, ses sistemleri ve benzerleri hep kablosuz olmuştu. Kabloları görmüyorduk da, görmediğimiz daha pek çok şey vardı. Kablosuzluk sayesinde istemediğimiz kadar çok radyo frekansına maruz kalıyorduk.
Kablosuz iletişim gayet konforlu ancak pek çok alette yerdeki makarnalardan kurtulmak hâlâ mümkün değil. Her yeni yapılan binada aktarım kablolarına özel yerler yapılıp güzelce gizlenseler de, teknolojinin dahi çocuklarının hız kesmemelerinden ve icat üstüne icat çıkartmalarından dolayı evlerimiz adeta teknoloji mağazalarına benziyor. Her alınan yeni ürünle birlikte birbirine bağlanması gereken onca kablo, yeni gelene evde yer açma ve daha yenisi yapılana kadar gözünün içine bakma. Sonra yenisini alma ve eskisini başından atma.
Ofislerdeyse durum farklı.
İş'in büyüklüğüne göre bilgisayar sistemleri de büyüyor. Terminaller, santraller derken teknoloji bina içinde epey bir yer kaplıyor.
Onları güvenli ve sağlıklı bir yerde muhafaza etmek de kabinetçilerin işi.
****
Legrand Grup bünyesindeki Estap tam da bu işi yapıyor. Yaptıklarını tanıtmak için de kendini yollara vuruyor.
1989 yılından bu yana, Rack kabinetler ve aksesuarları, Telekom saha kabinetleri, Server ve Data Center Kabinetleri ve IT sektörüne yönelik geniş bir ürün çeşitliliğine sahip olan Estap, 25. yılında Türkiye genelinde 6 şehri kapsayan RoadShow 2014 kapsamında, İstanbul, Ankara ve İzmir'in ardından yeni serileri olan DCMax, Yeni UniversalLine ve Proline kabinetlerini Bursa'da lanse etti…

21 Ekim günü Hilton Otel'de yapılan tanıtım epey teknik de olsa, sunum konuyla alakası olmayanları dahi içine alacak kadar akıcı ve bilgilendiriciydi.
Estap Türkiye Satış Direktörü Türker Aydın'ın açılış konuşmasıyla başlayan sunum Ürün Sorumlusu Serhat Kebapçı'nın uzun anlatımıyla devam etti. Ardından Veri Merkezi İş Geliştirme Sorumlusu Üzeyir Kaluk aldı sözü. Hızlıca anlattı tüm ürünlerini.
Kahve molasında canlı canlı gördük anlattıkları ürünleri ve daha iyi anladık çalışmaların ne kadar ince detaylara sahip olduğunu.

Dış tasarımlar Cihan Yıldız'dan soruluyordu ve onun tasarımlarının önünden geçiyorduk her gün, lakin fark etmiyorduk. Turkcell, Turktelekom, Superonline, hepsi bu kabinetleri kullanıyordu.
Bundan sonra bir kez daha bakacağız sağımıza solumuza. Böylece algımız bir konuda daha açılacak.
****
Kendilerine IKEA'yı model alan kabinetçiler Ar-Ge çalışmalarında eli tornavida tutan herkesin monte edebileceği, söküp takabileceği kolaylıkta ve estetik olarak epey şık görünümde kabinetler tasarlamışlar.
Estap'ı anlatanlar taşıma kapasitesi, kolaylık, kablolama&kurulum ve güvenlik'i öne çıkartıyorlar ve "Duvar duvar olalı böyle kabinet görmedi" diyorlar.
Kablo tutucuların ve fanların çeşit çeşit olduğu tasarımlar terzi işi de yapılabiliyormuş. Ürün çeşitliliği öyle fazla ki müşteri bunların içinde seçerek toplama bilgisayar oluşturur gibi kendine uygun bir toplama kabinet oluşturabiliyor.
Yerinizin darlığı kabinetin tavana asılamayacağı anlamına gelmiyor. Kabinetin 180 dereceden fazla açılabilen kanatları, bir yıldız tornavidayla ya da bir tıkla açılabilen kanatları kabinetin içine kolay ulaşılabilirliği getiriyor. Estap olarak kabinetlerde taşıyıcı profili kaldırmışlar ve bunun patentini almışlar.
Boy boy (6 U'dan 20 U'ya kadar) kabinetlerde fanlara ve kablolara ulaşım için her türlü kolaylık düşünülmüş. Tepeden sökülebilen fanlar, raylı sistemle taşınan kablolar...

VERİ MERKEZLERİ NEDEN ÖNEMLİ?
Çünkü geleceğimiz orada. Bu kadar net.
O yüzden veri merkezlerinin son derece titizlikle korunması lazım. Yangından, soğuktan, sıcaktan, saldırılardan…
Bunun için her türlü önlem alınmaya ve önlemler geliştirilmeye devam ediliyor. Açıklar görüldükçe kapatılmak için çalışmalar yapılıyor.

Aynı tasarımların evler için de düşünülmesi dileğiyle vedalaşıyoruz arkadaşlarla.
Her evde birkaç bilgisayar olduğunu düşünürsek, talebimizde pek de haksız sayılmayız değil mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder