28 Ağustos 2011 Pazar

Bir 9 gün tatili daha

Dokuz günlük bayram tatili başladı ve biz daha ilk güne 49 yaralıyla merhaba dedik.
İstanbul-İzmir arası yolcu taşıyan bir otobüs Manisa'nın Saruhan ilçesinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole devrilmiş.
Böylece 12'si ağır 49 yaralıyla ilk gün bilançosu olarak kayıtlara geçti.
Bunun ikinci günü var, üçüncü günü var ve dahi dokuzuncu günü var. Çeteleye atılan çentiklerin ulaşabileceği rakam şimdiden ürkütüyor insanı.
Tatili bekliyorsunuz tamam anlıyoruz da;
Bir acele etmeyin, bir sakin olun. Gideceğiniz yer kaçmıyor. Varırsınız nasılsa...
Yollarımız duble yol, arabalarımız ona keza. Hepsi birbirinden hızlı. O zaman niye kaza yapıp duruyoruz?
Yolları düzeltip, arabaları sıfırlamak yetmiyor demek ki.
Belki de en sıfırlanması gereken sürücülerin beyinleri.
Hadi artık eskilere bir şey yapamayız. En azından arkadan gelen yeni sürücü adaylarını doğru düzgün yetiştirelim bari.
Ne yazık ki yeni gelenler eskileri mumla aratır durumdalar.
****
Tatilin ikinci gününde Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'nde PKK'lı teröristlerin askerlerin geçiş yoluna döşediği mayının patlaması sebebiyle üç askerimiz şehit oldu gitti. Üç askerimiz de yaralandı.
Twitter'da birisi "Hiç olmazsa bayram süresince terör saldırısı olmasın" yazmıştı.
İyi niyetli bir temenni olduğundan şüphem yok ama terörün bayramı-seyranı mı var?
Evlatları askerde ve özellikle de çatışma bölgesinde olanların bayram yapacak halleri mi var? Onlar zaten her gün ölüp ölüp diriliyorlar.
Kendi bayramımız zehir olmasın, tatil beldelerinde güneşlenirken vicdan yapmayalım diyeyse bu temenni, o zaman da burada büyük bir bencillik var demektir.
Savaş zaten bir kandırmaca, bir tuzağa düşürmece, bir alt etmece hali değil mi?
Ne tatili var, ne insafı. Ne merhameti var ve ne de mantığı.
Sadece hedefe kilitlen ve o hedefi ele geçirene kadar ne gerekirse yap.
Kaç kişi ölecek, kaç kişi kalacak, kaç eve ateş düşecek diye düşünme. Düşünürsen kaybeden sen olursun.
Mantıksa işte savaşın mantığı bu...
****
Bir yerlerde bu savaş verilirken diğer tarafta da bayram tatilinde daha çok nasıl eğleniriz telaşesi var.
Tatile gidenler bayramı resepsiyondaki bayram şekeri ikramında hatırlayacaklar.
Bu arada terör tatil de dinlemiyor ve Antalya'nın Kemer ilçesinde 8 No'lu Plaj'da saat 10.00'da meydana gelen patlamada 10 kişi hafif yaralanıyor.
Tatile gitmeyenlerse bayramda evimize gelenleri nasıl ağırlarız koşturmacasındalar.
Hazırlanan tatlılar, şekerler, limonatalar, kahveler.
Kıyı köşe temizlenen evler, yıkanan tüller-perdeler.
Bir de hiç ziyaret edilmeyen ıssız evler var. Kimi kimsesi olmayanlar. Olsa da aranıp sorulmayanlar. Dışarıda yaşanan bayramı kayıtsız gözlerle izleyenler. Bir kapı tıkırtısı bekleyenler.
Kapıya şeker almak için gelen tek bir çocuğu dahi o ıssızlığın ortasında bir neşe kaynağı olarak görenler.
****
Bayram herkese farklı farklı geliyor.
Gencine-yaşlısına-çocuğuna-bekârına-evlisine-evsizine-kimsesizine...
Uzaktaki sevdiklerimize özenle seçilen bayram kartlarını postalamak yerine, klişe sözlerle hazırlanmış bayram mesajlarının herkese birden toplu gönderilmesiyle bayram kutlamalarının yapıldığı zamanlardayız.
Gerçi; şimdilerde o klişe mesajları atanlar, belki de geçmiş zamanlarda aynı kartı alıp, aynı cümlelerle donatıp herkese postalayanlardır. Kim bilir...
Kişiye özel bir tınının olmadığı, soğuk ve ruhsuz her kutlama mesajının o mesajı alanın yüreğine ulaşmadığını, sadece yollayanı memnun ettiğini ne zaman anlayacağız bilmem...
****
Her şeye rağmen hayat devam ediyor ve edecek de.
Tatilde olanlara iyi tatiller ve herkese iyi bayramlar...

Nice bayramlara / 15 Kasım 2010
Bir 9 gün tatili daha / 28 Ağustos 2011
İki bayram bir arada 
/ 25 Ekim 2012
‘Dokuz Gün’ barajına takılanlar / 18 Ekim 2013
Hayvan kes(eme)me bayramı!
 / 30 Eylül 2014
Tam bir ‘kurban’ bayramı
 / 23 Eylül 2015
OLE!
 / 13 Eylül 2016
Hangi Oğlunuzu Seçerdiniz?
 / 24 Ağustos 2018
Zulmün adı ET olmuş! / 6 Eylül 2018

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder