6 Nisan 2015 Pazartesi

Otuz yılınıza değer biçin haydi...

Çekimleri Sinop Cezaevi'nde yapılan Pardon filmini hatırlar mısınız?
Başrollerinde Ferhan Şensoy ile Rasim Öztekin'in oynadığı filmde suçlanarak 6 yıl 3 ay boyunca hapiste yatan, daha sonra suçsuz olduklarını anlayan devlet tarafından sadece 'PARDON' denilerek bırakılan insanların öyküsü anlatılır.
6 yıl 3 ay boyunca içeride yaşananlar ve umursamazca söylenilen bir PARDON...

Böyle 'yanlışlıklar' sadece bizde oluyor zannediyorsanız yanılıyorsunuz.
Birkaç gün önce ABD'den geldi bundan misliyle büyük bir 'yanlışlık' haberi.
Hikâye şöyle:
Bundan 30 yıl önce, yani 1985 yılında ABD'nin Alabama Eyaleti'nde üç restorana saldırılar düzenleniyor. Silahlı bir kişi, restoran sahiplerini vurup kasalardaki paraları alıyor. İki restoran sahibi ölüyor. Üçüncü kişi ise yaralı olarak kurtuluyor. Yaralı haldeki kişi, polise o zaman 28 yaşında olan Ray Hinton'ın adını veriyor. (İnsan nasıl olur da suçlu olarak suçundan emin olmadığı birisinin adını verir de o insanın 30 yılının çalınmasına sebep olur?) Zanlının evinde bir tabanca bulununca Hinton tutuklanıyor. Ardından mahkeme, Hinton'a idam cezası veriyor.
Hinton 30 yıl boyunca masum olduğunu anlatıyor, ancak kimse ona inanmıyor.
İlk davada Hinton'ın bir hukuk müşaviri için sadece 1000 doları olduğundan uygun bir hukuk müşavirinin bulunmadığına, bu yüzden davanın yeniden görülmesi gerektiğine hükmediliyor.
Sonunda mahkeme silahın incelenmesine karar veriyor. Testlerde, cinayetlerde kullanılan mermilerin silaha ait olmadığı belirleniyor (Bu kadar basit bir test niçin 30 yıl yapılmaz da bir insanın 30 yılı böyle pervasızca çalınır?). Hinton delil yetersizliğinden beraat ediyor.
Hinton hapishane çıkışı "Bunu yaşamamalıydım. Sorumlular Tanrı'ya hesap verecekler" diyor.
****
30 yıl boyunca suçsuz olduğunu bilen ama ispat edemeyen bir insan düşünün.
Kendinizi düşünün mesela.
İşlediğiniz bir suç ortaya çıkmasa dahi işlediğinizi en iyi sizin bileceğiniz gibi, işlemediğiniz bir suçu işlemediğinizi de en iyi siz bilirsiniz değil mi?
Ya bilip de ispat edememenin çaresizliği, suçlu gibi hakir görülmenin ezikliği, dışarıda yaşanacak yılların özlemi, sevdiklerine kavuşamamanın hasreti, endişe, korku, isyan, mücadele, kendine olan inancını hiç kaybetmeme.
Bu arada geçen yıllar.
İçeride heba olan koskoca bir otuz yıl.

Ve haklı mücadelenizin sonunda insafa gelen bir yetkili sayesinde beraat edilseniz...
"Evet suçsuzmuşsun" deyip beraat verdiklerinde ne hissederdiniz?
Azad edilip özgür kalan kuşlar kanat çırpmaya başlarken içinizde, bir yandan da yıllardır biriken isyanınız kabarmaz mıydı için için?
Suçsuzluğunun ispatlandığına deliler gibi sevinirken, yıllarını kapalı kapılar ardında heder edenlerden intikam almak istemez miydiniz?
İşte bu iki duygu birbiriyle çarpışırken "Tanrı'ya hesap verecekler" der miydiniz mağdur bir insan olarak mağrur bir edayla?

Bunu diyebilen o kadar yılgındır ki;
Sebep olanların kendisi gibi acı çekmesinde değildir artık.
Sadece kendisinin çekmemesindedir.
Ama o çekmiştir.
Bundan sonra kesilecek hesaba elini sürmek istemiyordur besbelli.
Daha büyük kudret varken bana düşmez deyip havale ediyordur yaradana.
Bunca yıl benim acılar içinde yaşamama izin verdiğine göre, idam edilip ölüp gitmeme de izin vermediğine göre vardır bir bildiği deyip o büyük güce bırakıyordur kendisini.
Hesabı kendisi keserse yattığı yılların mahsup sayılmayacağını biliyordur.
30 yıl boyunca yaşadıklarını bu kez gerçek suçlu olarak yeni baştan yaşamak istemiyordur.
Adalet yerini kendisi için nasıl bulduysa, buna sebep olanlar için de bulsun istiyordur elbette.
Sadece kendisinden bulsun istemiyordur.

Ya her şeyden mahrum olarak yaşanan o otuz yılın bedeli?
Hangi özür, hangi meblağ, hangi ödül geri getirir şimdi o yılları geri?
Var mı öyle bir icat, var mı öyle bir rakam?
****
Kim bilir adaletin tecelli etmediği, onca suçuna rağmen bir gün dahi içeride yatmamış ya da nahak yere yıllarını tutsak tüketip, suçsuzluğunu ispat edememiş kaç kişi var cezaevlerinde.

Hukuk sistemi içinde onlar sadece birer "dosya"lar.
Lakin gerçek hayat içinde hepsi gerçek birer "hayat"lar.
Kısacası o hayatları yaşayanların hepsi birer "insan"lar.
Hukukçular tarafından dava öznesi olmaktan öte anlamları olmalı.
Nihayetinde hukuk ve adalet insan için değil mi?

(Ray Hinton fotoğrafı Fox News haber sitesinden alınmıştır.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder