| Eser: Meltem Çömlekçioğlu |

Serginin onur konuğu olan Prof.Dr. Sevim Çizer'in eserlerinden oluşan bir serginin de içinde olduğu sergi, 4 Kasım'a kadar ziyaret edilebilecek. Serginin küratörleri Huri Aykut Ülker ve Mehmet Balcı.

Bu kısa bilgilendirme paragrafının ardından sunumunu benim üstlendiğim serginin açılışını sahnenin izleyiciye bakan yüzünden anlatmak isterim sizlere.
VIVA LA MUSICA
Açılış çok özel bir müzik dinletisi ile başladı. Çünkü enstrümanlar seramik kap kacaktı.
Prof.Dr. Sezen Özeke ve “Viva La Musica” grubunun konserinde, Tapa Ceramic ve Lotus Ceramic tarafından üretilen seramik objeler, usta müzisyenlerin ellerinde hayat buldu.
Hep birlikte söylediğimiz "Anadolu Anadolu, Toprağı sanatla dolu, Kadın eli dokununca, Uyanır toprak ruhu" dörtlüğü konsere özel yazılmıştı.
Açılış konuşmaları için mikrofona davet ettiğim -kendisi de bir fotoğraf ustası olan- Ninecim Sanatevi kurucusu Necla Orhan ve BUFSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Akkurt ile serginin onur konuğu Prof.Dr. Sevim Çizer konuşmalarında bu projenin mimarı ve ana ismi olan küratör Huri Aykut Ülker'e ve Ninecim Sanatevi küratörü Mehmet Balcı'ya teşekkürlerini sundu.
Sergiye destek veren Line TV, Mürekkep Ajans, Minteks, Tapa Ceramic Studio, Lotus Ceramic Art Studio, BUFSAD fotoğraf sanatçıları ve Viva La Musica ekibine teşekkür belgesi takdiminin ardından Prof.Dr. Sevim Çizer sanat evinin üst katında bir söyleşi yaptı.
"Kendiniz olun"
Seramikle olan yolculuğunu, akademik hayatını, ulusal ve uluslararası çalışmalarını, sergilerini, seramik tekniklerini ve yazdığı kitapları anlattığı söyleşi, slaytlar eşliğinde ilerledi.
Seramikle olan yolculuğunu, akademik hayatını, ulusal ve uluslararası çalışmalarını, sergilerini, seramik tekniklerini ve yazdığı kitapları anlattığı söyleşi, slaytlar eşliğinde ilerledi.
Seramiğe baş koymuş, öğrenmiş, uygulamış, yaratmış ve her zaman "kendisi olmuş" bir isim olarak gençlere verdiği tavsiye de bu oldu: "KENDİNİZ OLUN"
Söyleşinin sonlarına doğru alt kata inerek, sergi tekrar kalabalıklaşmadan sergiyi gezeyim dedim. Kâh bir kaide üzerinde, kâh duvarda asılı seramikler ile kadın seramikçilerin çalışırken çekilmiş siyah beyaz fotoğrafları; biri üç, biri iki boyutlu olarak öyle güzel bir uyum içindeydiler ki; her iki disiplin de sözsüz bir anlatımla çok şey anlatıyordu. Burada söze gerek yoktu. Buradaki sır, bakmak, görmek ve hissetmekti...
Hayatı Yoğuran KadınlarÜlkemiz seramik üretimine elverişli topraklara sahip bir ülke ve kadınlar bu topraklarda yüz yıllardır seramik üretiyor. Çünkü onların toprakla, antikçağlardan günümüze uzanan kuvvetli bir bağı var.
Kadınlar toprağa buğday ekip un yapıyor, una su katıp hamur yoğuruyor. Aynı toprağa su katıp çamur yoğuruyor, çamura şekil verip hayatı kolaylaştıran ya da süsleyen malzemeler yapıyor, Yavrusuna kan verip, can verip insan yoğuruyor.
Hamur bazen kabarmıyor, çamur bazen çatlıyor, insan bazen istenen şekli almıyor. Hepsinin bir karakteri, olmakta ya da olmamakta bir bahanesi var.
Kadın bıkmadan, yılmadan, yorulmadan yoğuruyor. Yoğurdukça yoğurmayı öğreniyor. Kadın aslında hayatı yoğuruyor.
Adları pek anılmasa da, hayatı yoğuran kadınlar izlerini tüm dünyaya bırakıyor…
Ve Senanur, Şebnem, Nuray, Arzu, Çiğdem, Güneş, Dilek, Buket, Safiye, Ayşe, Şölen, Nevin, Müge, Aslı, Yeşim, Özge, Nurbanu, Merve, İfakat, Meltem, Ezgi, Türkan, Sibel, Emine, Yeliz, Sevda, Beyzanur, Özgül, Tuba gibi...
Kısa bir bilgi: Prof.Dr. Sezen Özeke liderliğinde performans gösteren Viva La Musica grubu çalışmalarına 12 Mart 2024 tarihinde başlamış. Herkesin müzik yapabileceği inancıyla ve “Müzik, müzikli ve müzikle öğrenilir!” felsefesinden yola çıkan grup; müziği, toplumla birlikte deneyimlemeyi ve müziğin içinde yer alan ögeleri çeşitli yönleriyle fark ettirmeyi amaçlıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı mezunu ortak paydasında buluşan Viva La Musica, dördü Milli Eğitim Bakanlığına bağlı müzik öğretmeni ve ikisi üniversite öğretim üyesi olmak üzere toplam altı kişiden oluşuyor. İsimler şöyle: Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Hatice Çeliktaş, İlke Uysal, Aslı Koralp, Nazlı Furat, Beril Boyacı Özer ve tabii ki Sezen Özeke.
AÇIK TEŞEKKÜR
Bursa'nın sanat yolculuğuna ivme kazandıran, emek veren, hayal kuran ve hayallerini gerçekleştirmek adına durmaksızın koşan Huri Aykut ve bu koşuda ona yol açan, destek veren tüm kişi ve başta Durma Sanat ve Ninecim Sanatevi olmak üzere tüm kurumlara sonsuz teşekkürler.
Her şey Bursa, ülkemiz ve sanat için…
Bursa'nın sanat yolculuğuna ivme kazandıran, emek veren, hayal kuran ve hayallerini gerçekleştirmek adına durmaksızın koşan Huri Aykut ve bu koşuda ona yol açan, destek veren tüm kişi ve başta Durma Sanat ve Ninecim Sanatevi olmak üzere tüm kurumlara sonsuz teşekkürler.
Her şey Bursa, ülkemiz ve sanat için…
6 Ekim 2026 / C.E.Y.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder