Birine insanî boyutta ve toplum kurallarına aykırı bir konuda uyarı yapsan ve uyardığın kişinin başı örtülüyse konu hemen başörtüsüne geliyor.
Hoppalaaa diyorsun, ne alaka!
Hoppalaaa diyorsun, ne alaka!
İlle de yanlış anlamak zorunda mısın?
Terbiyesizliğin ve uyumsuzluğun örtülüsü örtüsüzü yok. Açığı da yapıyor kapalısı da.
Ben başörtülü bir kadın görünce onun açık bir insandan daha muhafazakâr, daha efendi, daha düşünceli olmasını bekliyorum. Çünkü o örtünerek buna işaret ediyor. Bana, "Ben senden daha iyiyim" diyor. Ne güzel diyorum ve saygı duyuyorum.
Bek ben doğru anlıyorum...
Bu anlayışı idrak etmemiş bir insan ise en ufak bir eleştiriyi hemen örtülü olmasına bağlıyor.
Ne alaka diyorsun ama konunun buraya özellikle taşındığını anlıyorsun.
Sonra da konu saptırılmasın ve başın derde girmesin diye susuyorsun.
Yanlış anlaşılacağım diye korkuyorsun...
Peki siz de şunu düşünmüyor musunuz?
Tırnağına kadar kapalı bir hırsıza göz mü yumacağız mesela? Sadece kapalı diye onu tutuklamayacak mıyız? (Ki pek çoğu kontrolden kaçmak için başını örtüyor. Bazıları da erkek çıkıyor.)
Karşılıklı kıyafet eleştirilerinde neden hep açık tarafı suçlayacağız?
Ki açık kızlara sözle ya da fiziken saldıran şahıslar epeyce arttı.
Bazen benim içimden de 'evladım bu nasıl kıyafet' sözleri geçiyor. Sonra da (zamanında bize de 'zemane' dendiğini hatırlayıp) 'genç onlar, anaları babaları var, bana düşmez' deyip susuyorum.
Çöplerini etrafa saçıyorlarsa, tavırlarıyla çevreyi rahatsız ediyorlarsa sözümü sakınmıyor, sakince, yargılamadan ve suçlamadan, net sözlerle uyarımı yapıyorum.
Bıdı bıdı söyleNmiyor, efendice söylüyorum...
Bıdı bıdı söyleNmiyor, efendice söylüyorum...
Gençler genellikle (en azından o anda) biraz toparlanıyor, kocamanlar ise işi yaygaraya vuruyor...
Anlamıyorlar işte!
Geçen gün bir programda Kuzey ve Güney Müslümanlığından bahsedildiğini duydum.
Sanırım konunun özü İslam'ı yaşama anlayışında yatıyor.
Altını çizelim:
"Örtüde değil anlayışta" yatıyor...
Altını çizelim:
"Örtüde değil anlayışta" yatıyor...
Çağın sorunu da bu zaten:
"Kendini geliştirmek" yerine "Kendi anlayışını dayatmak!"
Yoksa kimin örtüsünden kime ne...
****
Kaşıya kaşıya hâl oluyorlar ama bir kez daha söyleyelim; toplumun kriteri örtü değil, anlayış...
Bir salın bizi artık!
Bizi bize boğazlatmaya çalışmayın.
Hiç heveslenmeyin; farklı anlayıştayız diye birbirimizi boğazlayacak değiliz. Azıcık itişir, azıcık kakışır, azıcık didişir, öteye geçmeyiz.
Siz kendi öfke ve nefretinizi kendinize saklayın!
Kaşıya kaşıya hâl oluyorlar ama bir kez daha söyleyelim; toplumun kriteri örtü değil, anlayış...
Bir salın bizi artık!
Bizi bize boğazlatmaya çalışmayın.
Hiç heveslenmeyin; farklı anlayıştayız diye birbirimizi boğazlayacak değiliz. Azıcık itişir, azıcık kakışır, azıcık didişir, öteye geçmeyiz.
Siz kendi öfke ve nefretinizi kendinize saklayın!
Bizi birbirimize yanlış anlatmaya çalışmayın!
Bu arada laf duymak istemiyorsan topluluk kurallarına uymayı öğren sen de canım kardeşim.
Ha duymak istiyorsan, o başka!
Memleketi bitirene kadar testere gibi devam et.
Ama unutma;
Kendinin de yaşadığı dalda testeriyorsun..
Çok da ş'aapma!
7 Temmuz 2026 / C.E.Y.
(Kapak karikatürü Yiğit Özgür'e ait olabilir.)
Veled-i Zemane / 27 Nisan 2011
Doğanın kudretine karşı durmak / 24 Mart 2014
Saçının teli mi daha kıymetli, biyerinin kılı mı? / 4 Kasım 2013

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder