15 Mart 2019 Cuma

Balon Patladı

Vallahi de billahi de akıl diye bir şey kalmamış ortada.
Saçma sapan konulara kalkıp kalemimi oynatmayayım, kendimi de okuyan dostları da saçma sapan konularla yormayayım, 'bir deli bir kuyuya bir taş atmış, bin akıllı çıkartamamış' tuzağına düşmeyeyim, etrafta güzel olan ne varsa onları anlatayım, hem ben mutlu olayım, hem de mutluluğumu çevremle paylaşayım deyip direniyorum; direniyorum da, o da bir yere kadar. 
Sonunda beni bile dellendiriyorlar. 
Hâttâ zıvanadan çıkartıyorlar.

8 Mart günü İstiklâl Caddesi'nde yürüyüş yapan kadınlar ile onları engellemeye çalışan polis arasında çıkan itiş kakışta ıslıklamalar oldu ya, o arada da ezan okunuyormuş ya, kadınlar polisi değil ezanı ıslıklıyor ve ezanı protesto ediyorlarmış ya, bunu da Türkiye Gazetesi Yazarı Süleyman Özışık söylemiş ya, hah işte bu iftiraya mal bulmuş mağribi gibi sarılıp, olayı nasıl köpürteceklerini şaşırdılar.
Üstelik Özışık yazdığı yazının ardından kendisini tekzip etmiş ve yazdıklarının doğru olmadığını söyleyen bir açıklama yapmıştı. Teyit.org o gece yaşananlara sayfasında detay detay yer vermişti.
Onları duyan kim? Taş atıldı bir kere...

Şimdi o taşın yarattığı etki ile akla zarar bir iftira dalga dalga yayılıyor.

Cumhurbaşkanı seçim konuşmalarına bu "yalanı" malzeme ediyor. Sadece o mu, Bahçeli de aynı yalanın seline kapılıyor, sazı eline alıyor, kadınları aklına gelen her kötü söz ile suçladıkça suçluyor.
BaĞzı vatandaşlar "Ezana uzanan eller kırılsın!" diyerek olmayan bir şeyi protesto ediyorlar.
TÜGVA'nın gencecik kızları ellerine tutuşturulan A4 kağıdından bu "yalan"ı kınayan açıklamalar yapıyorlar.
Afyonkarahisar'da Memur-Sen'e bağlı Diyanet-Sen üyeleri ezan protestosunu ellerinde bez afişlerle ezan okuyarak protesto etmeye kalkışıyorlar.
İnternet "ezan ve protesto" verileriyle yıkılıyor.
İçi boş YALAN ve İFTİRA balonu şiştikçe şişiyor.
(Çamur at izi kalsın hesabı, yıllar sonra bu yalan da "camileri ahır yaptılar", "türbanlı bacımı itip kaktılar", "camilere ayakkabıyla girdiler" eklenir mi eklenir?)

Of ki ne of!
Bunca yıldır bir kişi bile duymadım ben ezandan rahatsız olan. (Son senelerde ses desibelinin sınırları zorladığını da belirtmeden geçemeyeceğim. Her şeyin azı karar, çoğu zarar. İnsanı da dinden imandan soğutmanın alemi yok.)
Bir kişi bile görmedim ezana küfreden, ıslıklayan.
(Ezanı vaktinde okumayanı, ezanı güzel ve doğru okumayanı, yaptığı caminin kıblesini tutturamayanı, namaz saatlerini kafasına göre ayarlayanı, İslam'dan bihaber namaza duranları, Kur'an öğrenmeye giden bebelere sarkanları gördüm, duydum, okudum ama.) 
Aklı fikri yerinde insanlar akıllarının köşesinden geçirmediler bir başkasının inancını sorgulamayı.
Her millete, her inanca, her cinse, her canlıya, kısacası yaradılışa saygıydı gösterdikleri.
Ve kendi görmek istedikleri de sadece SAYGI'ydı.

Saygıyı ararken saygısızlıkla suçlandılar.
En iyi müdafaa taarruzdur diyerek üzerlerine saldırıldı.
İnsanlar bir kez de ezan üzerinden ayrıldı.
****
Bu saçmalığı yazdığım için kusura bakmayın.
Yalan ve iftira balonunun fazla şişmekten patladığını göremeyecek kadar kör olanların gözlerine "balon parçacıklarını" iyice bir sokmak gerek belki dedim. 
Hani hâlâ aramızda bu balonu üflemek isteyen varsa, size diyeyim;
Balon Patladı Patladı!
Daha da üflemeyin, nefesinize yazık...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder