15 Nisan 2016 Cuma

Halasından iki bilezik

İslam İşbirliği Teşkilatı 13. İslam Zirvesi kapanış oturumundan bir kesitin ekrandaki görüntüleri görüp konuşmalara kulak verince, "Allah Allah," dedim, "telefonla bağış toplanan bir programda mıyız, yoksa bir açık arttırmada mı?"
Mikrofonda Cumhurbaşkanımız, elindeki kâğıttan bir bildiri okuyor.
"Aidat borcumuz yok hamdolsun" diyor önce, sonra da ülke olarak teşkilata toplam 2 milyon dolar katkı koyduğumuzu açıklıyor. Alkışlıyoruz...
Ardından da 
“Bağışlarını açıklayacak ülkelerin temsilcileri ellerini kaldırıp, mikrofona bağış miktarını söylesin” diyerek üye ülkeleri İİT’ye bağış yapmaya çağırıyor.

ZONK!
Seçtiğim kelimenin kusuruna bakmayınız, salonda esen hava ve bu davete gelen tepkileri başka türlü dile getiremezdim.
Suudi Arabistan, Endonezya ve Kuveyt çat çat veriyorlar cevaplarını.
“Biz bağışlarımızı ikili düzeyde doğrudan İİT’ye yaparız. Canlı yayında açıktan rakam söylemeyi uygun bulmuyoruz."

MORT!
Diplomatik bir dille, art arda gelen uyarılar üzerine, Cumhurbaşkanımız Erdoğan canlı yayında bağış açıklama yönteminden vazgeçmek durumunda kalıyor.
Vazgeçerken bir yandan da fikrinde ısrar ediyor ama: "İnancımızda nafile ibadetler gizlidir, farz olan açıktır ki diğerlerini de teşvik etsin." 
56 ülkeden teşkilata borcu olmayan 20 ülke varmış. 36 borçlu ülke utanıp yerin dibine geçsin ve borçlarını ödesin diye böyle düşündü ihtimal...
****
Ah be usta, hiç olur mu öyle?
Kim emrivakiye gelir, kim keser göbeğini kendi bildiğine?
Herkes sen kadar "rahat" mı?
Hesap kitap işleri malum; sormak lazım, danışmak lazım, gelire gidere bakmak, ortak bir karar çıkartmak lazım.

"Halasından iki bilezik" der gibi attın sen kendini ortalara ama, onlar senin 
dilinin ucundan accık kesiverdiler bir anda.
Biz böyle etsek bize demediğini komazdın ya, neyse.
Yine de o anda refüze olmasaydın keşke...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder