9 Mayıs 2013 Perşembe

Avuç içi kadar müzik yeter...

1986 Altın Güvercin Şarkı Yarışması'nda gördüm ilk.
"Yol Verin A Dostlar Sılama Gideyim" diyordu sahnede.
Şarkıcı ve şarkı isimlerini yazarak kendimce sıraladığım listemde adının yanına hemen bir işaret koydum.
Farklı bir sesti, farklı bir söyleyişti.
Bu farklılığıyla da öne çıkıyordu.
Yarışmayı da önde bitirdi zaten.
Yarışmanın birincisi o olmuştu.
Adı Fatih Erkoç'tu...
İstanbul'da doğmuş, İstanbul'da eğitim görmüş, İstanbul'da çalışmış, daha sonra gittiği Norveç'te kaldığı 11 yılın ardından memlekete dönmüş ve yarışmaya katılmıştı.
Önceki sanat hayatında belirli bir çevrenin tanıdığı adam yarışma sayesinde bir anda herkesin tanıdığı adam olmuştu.
Yıllar içinde müzik anlayışından ödün vermeyerek, insan yanını zerafet ve mütevazilikle muhafaza ederek gönüllere girdi.
Yıllardır da orada kalmayı bildi.
Osmangazi Belediyesi'nin düzenlediği Liselerarası Müzik Yarışması'nın tanıtım toplantısında şahsen tanıma fırsatı buldum kendisini.
Bursa'nın eniştesi olmayı aşarak artık iyice Bursalı olan Erkoç bu yarışmanın jüri üyelerinden birisiydi.
Esas Bursalılığı 4 Ekim 2012'de Bademli'de açtığı Fatih Erkoç Sanat Akademi'sinden geliyordu.
Mütevaziliğinden dolayı vermediği sayfa sayfa ilanlar sebebiyle böyle bir okul açtığından bihaberdim doğrusu.
Bilinen müzisyenliğinin yanında, bildiklerini aktarmak için verdiği emek ile eğitimciliğe de adım atmış.
2 aylık bebekten 70 küsur yaşında büyüğe kadar değişen bir öğrenci profili varmış okulun.
****
Müziğin insan üzerindeki etkileri malum.
Zihin gelişiminin olmazsa olmazı...
Bebeklerde gelişimi sağlayıp, yetişkinlerde de Alzheimer gibi hastalıkları önleyici etkide.
Yapılan bilimsel araştırmalara göre müzik vücuda doğrudan etki ediyor, kalp atışlarını ve metabolizmayı düzenliyor.
Belirli müzik türleri huzur veren endorfin hormonunun salgılanmasını artırıp öğrenmeyi hızlandıracak ortamı, yani sakinliği sağlıyor.
Beyne giden kan ve oksijen miktarı müzik dinlerken arttığı için uyarıcı ve harekete geçirici etki yapıyor.
Müzik matematiksel olduğundan bazı beyin devrelerini harekete geçiriyor; kompleks ve karmaşık fikirlerin daha kolay çözülmesini sağlıyor.
İlham verip duyguları harekete geçiriyor ve yaratıcılığı artırıyor.
Uzun vadede hafızayı geliştiriyor.
Beynin her iki yarısının da iyi entegre ederek etkin öğrenmeye yardım ediyor.
Analitik düşünme becerisi kazandırıyor..
Hafif müzikler hiperaktif çocuk ve yetişkenleri sakinleştiriyor.
****
Ya kalitesiz dediğimiz müzikler, onların insan üzerindeki etkileri neler?
Yukarıda yazdıklarımın tam tersi mi?
Kuru gürültüden başka birşeye yaramayan, aynı çis-tak üzerine bindirilmiş müzikler bir yanda, yorucu ve huzursuz edici müzikler öte yanda.
Aradan sıyrılıp da piyasada tutunmaya çalışan dinlemeye değer müziklerse bambaşka bir yanda.
Farkı farkeden farkediyor ama maalesef ki farkedenlerin sayısı gittikçe azalıyor...
Her nesil kendisine farklı müzikler seçiyor, zaman içinde onlar da zamanın süzgeçinden geçip ya süzgece takılıp yok oluyor ya da geleceğe taşınıp klasikleşerek layık olduğu yeri buluyor.
****
İnsanın tercih ettiği müzik o anki halet-i ruhiyesine göre farklılıklar gösteriyor malum.
İnsan bazen hüzünlenmek istiyor, bazen neşelenip dansetmek.
Çalan müziğin ritmiyle birlikte tavırları da değişiyor.
Araç kullanıyorsa mesela, hızlı tempolu bir müzikte gaza daha bir yükleniyor.
Direksiyonu da müziğin ritmine uydurup yolda slalomlar çekiyor.
Ağır çalan müzikteyse arkasına taktığı konvoyun hışmına uğruyor, bol bol kulakları çınlıyor...
****
Kazaları önlemek adına bu yılı Hız ve Emniyet Kemeri Yılı ilan ettik dedi Bursa Trafikten Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Süleyman Kutay.
Müziğin ve Bilimin Akil insanlarıyla işbirliği yaparak sürücüleri hem coşturmayacak, hem de uyutmayacak kıvamda yol albümleri yapılmasını da projelerinin içine alsalar diyorum.
Ve albümlerin tanıtımlarını profesyonelce yapıp insanlara ulaşmasını sağlasalar.
Kimbilir, belki ufak da olsa bir faydası olur...
 
İşte Fatih Erkoç ve Akademisi orada....
Ve hâttâ burada:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder