3 Nisan 2026 Cuma

Aşıdan Korkma, Geç Kalmaktan Kork!

"KANSER"e dikkat çekmek adına her yıl 1-7 Nisan arasında pek çok etkinlik düzenlenen Ulusal Kanser Haftası'nın programı bu yıl yine dolu doluydu.
Bursa'da Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği ONKODAY bu kez daha yoğun bir programla çıktı karşımıza. "Farkındalık, Erken Tanı ve Bilimsel Mücadele"yi önceleyen programların basın tanıtım toplantısı, Onkoday Sosyal Tesislerinde yapıldı. Toplantıda Onkoday Yönetim Kurulu Başkanı Füsun Önen derneğin amacını, çalışmalarını ve 1-7 Nisan arasında yapılacak etkinlikleri; Onkoday Bilim Kurulu Üyeleri olan Prof. Dr. Türkkan Evrensel, Op. Dr. Coşkun Özer ve Prof. Dr. Lütfi Özkan ise kanserin nedenlerini ve tedavi süreçlerini anlattı. 

1- 7 Nisan 2026 Onkoday Takvimi
Bu hafta yapılacak olan etkinliklerin proje ortakları Nilüfer Belediyesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi Orkestra Şube Müdürlüğü, Hayat Hastanesi, Nosab ve Yüzüncü Yıl Mahalle Muhtarlığı.
1 Nisan Çarşamba sabahı İl Sağlık Müdürlüğü tarafından hazırlanan Kanser Haftası açılış toplantısına katılınmış. Öğleden sonra Koza Han önünde bir bilgilendirme standı açılmış ve Bursa Büyükşehir Bandosu eşliğinde broşür dağıtılmış.
2 Nisan Perşembe gününün sabah saatlerinde basın toplantısı yapıldı. Saat 14:00'te Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi'nde, Güzin Abraş moderatörlüğünde, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Türkkan Evrensel, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Uzmanı Genel Cerrah Doç. Dr. Kâzım Şenol ile Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Ezgi Demirdöğen'in katıldığı "Bedenin Sana Fısıldar, Onu Duy" başlıklı etkinlikteydik. 

Füsun Önen’in “Önce ben!” demeyi öğrenmenin önemini vurguladığı etkinlikte, kanseri yenen ONKODAY Konuk Evi fikrinin sahibi Seher Özgen, “Önce hayır demeyi öğrendim! Sevdiklerimin bana destek olması için onlara fırsat verdim.” diyen Zühal Okan, hastalık sürecini anlattığı Pamuk İpliği kitabını yazan ve imzalayan Seher Çarkın Elmalı ile “İnsan en çok sevdiklerinin üzülmesine üzülüyor” diyen Fatma Asan da kısa birer konuşma yaparak hem erken teşhisin önemini hem de bilim dışı yöntemlerden uzak durulması gerektiğini kendi hikâyeleriyle anlattılar. 
Bu programa Yüzüncü Yıl Muhtarlığı Halk Oyunları Ekibi ile Ritim Ekibi de eşlik etti. 
3 Nisan Cuma günü Hayat Hastanesi'nde açılan stantta Hayat Hastanesi iş birliği ile erken teşhis ve tarama randevu yönlendirmeleri yapıldı.
Onkoday tarafından Hareket Günü ilan edilen 5 Nisan Pazar günü Nilüfer Belediyesi iş birliği ile Misi Köyü'nde farkındalık yürüyüşü yapılacak.
Moral ve Eğitim Günü olarak seçilen 6 Nisan Pazartesi günü sabah saatlerinde Bursa Uludağ Üniversitesi Kemoterapi Servisi ziyaret edilecek. Aynı gün öğleden sonra Yıldırım Kız Meslek Lisesi bilgilendirme semineri yapılacak.
7 Nisan Salı günü İl Sağlık Müdürlüğü'nün düzenlediği ve Cumhuriyet Caddesi'nde yapılacak olan yürüyüşe katılınacak.

Geçen Yıldan Bu Yıla Onkoday
Geçtiğimiz yıl açılışı Kent Meydanı AVM'de yapılan, daha sonra da Doruk Hastanesi'nde sergilenen; hastaların teşhis anından tedavi sürecine ve sonrasına kadar tüm duyguları yapay zekaya aktararak, o duyguların yansımasıyla ortaya çıkan resimlerden oluşan "Duyguların Yolculuğu" sergisi dünya çapında gümüş ödüle layık görülmüş.
Bu yıl da Onkoday'in iki önemli projesi var. 
Bunlardan biri Rahim Ağzı Kanseri ve HPV aşısı. Maalesef ki ülkemizde HPV aşısı devlet tarafından karşılanmıyor. Onkoday bu aşıyı dezavantajlı gruplara ücretsiz uygulayabilmek üzere çaba gösterecek. Özellikle kız çocuklarını aşılanması elzem
İkinci proje ise kanser hastası çocuklar için hazırlanacak özel bir uygulama. Kanser hastası çocukların ücretsiz indirecekleri bu program ile onların eğitim hayatları, sosyal ihtiyaçları, moral destekleri ile hastalık ve ilaçları takip edilebilecek. Bu çalışmalarda da Onkoday'ı destekleyen isim Coşkunöz Holding.

Bilinç Desteği • Bilim Desteği • Moral Desteği
Toplumda kanser bilincini artırmayı, erken teşhisin önemini anlatmayı ve hastaların yalnız olmadıklarını hissettirmeyi önemseyen Onkoday, moral ve desteğin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor. Çünkü bir elin diğerine uzanması bazen en güçlü ilaçtan daha etkilidir. Üzüntü insanı hasta edebiliyorsa mutluluk iyileştirebilir.
Füsun Önen, "Dünyada 20 milyon, ülkemizde ise 240 bin insan her yıl kanser tanısı alıyor. Her 5 ölümden birisinin sebebi kanser." diyor. (Son yıllarda akciğer kanseri vakalarında erkekler gerilerken, kadınlar açık ara önde koşuyormuş. Prof.Dr. Türkkan Evrensel bunun kadınlarda sigara tüketiminin artması ile bağlantılı olduğunu söyledi. Meme kanserinde de artış varmış.)
Kanserin görülmesinde genellikle çevre, yaşam ve fiziksel faktörlerin etkili. Hastalığa yakalanma oranı artsa da şifa bulma ve kurtulma oranı da epey yüksek. Gelişen tedavi yöntemleri ve erken tanı bunun en önemli nedeni. O sebeple sağlık kontrollerini düzenli yaptırmak, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmak ve kanserle mücadelede bilinçli olmak lazım.

Taramanın önemi!
Basın toplantısında ve sonrasındaki etkinlikte konuşan Prof. Dr. Türkkan Evrensel, Op. Dr. Coşkun Özer, Prof. Dr. Lütfi Özkan, Genel Cerrah Doç. Dr. Kâzım Şenol ve Doç. Dr. Ezgi Demirdöğen'in sunumları öncelikle kanserin oluşmaması için alınacak önlemler, oluşmuşsa kontrol altında tutulması için izlenecek yol üzerineydi. Bilimsel verilere göre kanserlerin %30-%50'si önlenebilir görünüyordu. (Sevindirici bir detay; Bursa halkı taramanın önemini anlamış ve hasta olmayı beklemeden tarama yaptırıyormuş. Ülke genelinde ise tarama sayısı %30 ile düşük seviyede.) 
Tütün ve tütün ürünlerinden, alkolden, güneş ışınlarından, obeziteden, hareketsizlikten, düzensiz ve dengesiz beslenmeden uzak durmalı; HPV ve Hepatit B gibi enfeksiyonlara karşı aşılama, meme kanserine karşı mamografi çektirme, serviks kanseri için HPV/DNA ve Smear testleri ile kolorektal kanser için gaitada gizli kan testi ve kolonoskopi yapılmalıydı.
Tarama, kanserden ölümleri azaltan yegane yöntemdi.

Aşının önemi!
Yıllar boyu kızamık, difteri, boğmaca, tetanos, çocuk felci, çiçek ya da verem gibi hastalıklarla boğuşan dünya, birçok hastalığı AŞI ile yendi. Her yeni aşı önceleri tepki aldı, sonuç alındıkça kabullenildi. Biz de aynısını Pandemide yaşadık. O dönemde bulunan aşılar üzerine pek çok tevatür yayıldı, havada komplo teorileri uçuştu, dünya aşı olanlar ile reddedenler olarak ikiye bölündü. 
Günümüzde de çocuklarına aşı yaptırmayan ebeveynler var ve bunun bir yaptırımı yok. Ne yazık ki pek çok hastalığın bu bilinçsizlik ile hortlayacağından endişe ediliyor.
(Aşıyı reddedenler aşısız olduklarından ötürü hastalanırlarsa tedavi edilme konuları ne olacak? Hipokrat ET mi diyecek, ETME mi?)
Yüzyıllardır var olan kanser belki hemen ya da hiç bitmeyecek ama başarısı tescillenmiş HPV aşılaması ile rahim ağzı kanseri engellenebilir. O yüzden kız çocuklarını aşılamak özellikle çok önemli. Tedavi daha zor, daha pahalı ve daha uzun bir yolculuk. Önleme ise daha kolay, daha ucuz ve daha başarılı.
Bilim dünyası hastalıklar üzerine çalışmaya ve çare üretmeye devam ediyor. Hastalıklar da şekil değiştirmeye. Sonsuz bir koşuda hastalıklar koşuyor, bilim kovalıyor. 

Tıbbın Alternatifi Sevgi ve Akıl
Bu arada hastalar "alternatif tıbba" yönelip bilimden uzaklaşıyor ve zaman zaman moda olup sonrasında unutulup bir köşeye atılan uygulamalardan medet umuyor. (Zakkumdu, çimen suyuydu, bakır bilezikti; neler neler görmedik ki!) Bıçak değerse kanserin azacağına inanıyor.
Oysa kanseri önlemek için izlenen yollar, 'zararın neresinden dönersen kâr' denilerek hastalıkta da izlense, inadım inat tutturulmasa, eski alışkanlıklar şımarıkça sürdürülmeye çalışılmasa, kanserle kavga etmek yerine onunla pazarlığa oturulsa ve anlaşılsa, o zaman kendi bedeninin bir çıldırma hali olan kanser hücreleri de dizginlenip yola gelecek belki. 
Bir yandan modern tıp sayesinde insan ömrü uzadı. Ömür uzadıkça kanser olma riski arttı ama bilim ile kanser ya önlendi ya da yok edildi.
Biliyoruz; ölümsüz değiliz. Tüm bu mücadeleler de ölmemek için değil, sağlıklı yaşamak için. 

Hasta bakarken hasta olma!
Malum; bir eve bir hastalık geldi mi birinci halkadan başlayarak tüm halkalar etkileniyor. Çok boyutlu bu mücadelede çekirdek aile, geniş aile, eş dost hısım akraba, konu komşu, şahsen ya da gıyaben tanıyan herkes ayrı üzülüyor. Ekonomik şartlar, fiziki şartlar, hijyenik şartlar, coğrafik şartlar tedavinin devamlılığını etkiliyor. Devamında yalnızlık, yorgunluk, bıkkınlık, bezginlik, ümitsizlik...
Hasta mı oldun hasta mı baktın derdi büyükler. Hasta bakan hastaya o kadar odaklanıyor ki, hastadan daha hasta oluyor, hatta bazen hastadan önce gidiyor.
O yüzden dengeyi sağlamak, aşırı duygusal olmamak lazım. Onkoday gibi STK'lar ve belediyelerin sosyal hizmet birimleri hastalara ve yakınlarına her konuda destek veriyor. Destek almayı da bilmek lazım.

İklim • Çevre • Teknoloji
Basın toplantısı katılımcıları gazeteciler olunca kanser üzerine daha geniş bir yelpazede sorular soruldu elbet. Elektronik aletler, gündemimizde olan 5 G, radyoaktivite, metropol hayatı, büyük şehirlerin stresi, azalan hareket, evden çalışma, havaya ve suya karışan atıklar, altın madenlerinin taşan siyanürlü havuzları, kontrolsüz gübreleme, kontrolsüz su çekme, madenlerde ya da fabrikalarda kötü şartlarda çalıştırılma, yetersiz beslenme, genetik faktörler, kanser ilaçlarının devlet tarafından karşılanma konusu ve dahası.
Bizim sorularımız bitmedi, doktorlarımız sorularımızı cevaplamaktan imtina etmedi. 
Yukarıda yazdıklarım onların anlatılarının bir özeti.
****
Bu ahval ve şerait içinde yaşamaya çalışırken her an "kansersin" sözünü duyabileceğimi biliyorum.
Gün gelip o zorlu yola girmemek için "önleyici" olan her şeyi yapıyorum. Girersem de bilimin izinden ayrılmam ve tali yollara sapmam mümkün değil. Olur da gerekirse; hastalık sürecini yönetmekte örnek aldığım hasta yakınlarım, birbirinden kıymetli doktorlarımız ve Onkoday gibi sivil toplum kuruluşları bana yol gösterici birer ışık olacak, yolumu aydınlatacak .Kendimi onlara emanet edeceğim.
Çocuk neşem ve sevinçlerim ile hayata tutunup, yine aynı neşeyle ipi bırakacağım.
1930'da yoktum, 2130'da da olmayacağım...
3 Nisan 2026 / C.E.Y.