Fatmanur Çelik "Başıma bir şey gelirse..." dedi ve başına en az yaşadıkları kadar kötü bir şey geldi...
Fatmanur Çelik ve kızı İkra Zeytinburnu sahilinde ölü bulundu.
Fatmanur Çelik 2017 yılında cinsel saldırıya uğradığını, baskıyla faille evlendirildiğini, kızının da 3 yaşından itibaren istismara maruz kaldığını söylemişti. Doktor raporları vardı. Savcılık tutuklama talep etmişti. Ancak şüpheli serbest bırakıldı, tedbirler kaldırıldı, dosya kapatıldı.
Adliye önünde tuttuğu nöbette "Bu faili kim koruyor? Neden hâlâ dışarda? Ben öldükten sonra adaletin sağlanmasını istemiyorum. Ben 5 Mayıs’a kadar hayatta kalabileceğimi düşünmüyorum. Güvenliğimden endişe ediyorum. Başıma bir şey gelirse bu karanlık yapı ve beni koruyamayanlar, sesimi duyup da susanlar sorumludur. Kamuoyuna sesleniyorum; intiharım asla söz konusu değildir. Başıma bir şey gelirse intihar süsü verilerek üzerinin örtülmemesini, peşine düşülmesini istiyorum." demişti.
Bu sözlerin ardından gelen ölümde, kimse bunun doğal ölüm olduğuna inanmadı. Cenazeyi bir erkek imam kıldırdıysa da kadınlar tabutu erkeklerin taşımasına izin vermedi.
Şimdi dosyayı tamamen kapatabilirsiniz. İçiniz rahat, uykularınız deliksiz olsun. Artık Fatmanur da yok, İkra da.
Fatmanur Çelik "Can güvenliğimiz yok!" dedi ve uyarısının doğruluğunu canını vererek kanıtladı.
Çekmeköy'de bir öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürülen öğretmen Fatmanur Çelik de daha önce yapılan bir disiplin kurulu toplantısında bu öğrencinin saldırganlığına dikkat çekerek "Can güvenliğimiz yok!" demiş. İddiaya göre 17 yaşındaki F.S.B., babası tarafından iki gün önce Bakırköy Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden çıkarılmış. Hastaneden çıkan F.S.B., iddiaya göre okulun ders programını kontrol ederek, hedef aldığı öğretmenin hangi saatte hangi sınıfta olduğunu öğrenip, buna göre plan yapmış. Sonra da planını uygulamış...
Birer gün arayla aynı sonu paylaşan, aynı isme sahip iki kadın hayattan kopartıldı. Biri başı açık bir öğretmendi, biri tırnağına kadar kapalı ve çalışmak istemiş, iş aramış ama bulamamış genç bir kadındı. Biri 44 yaşındaydı biri 30. Biri çocuğuyla birlikte can verdi, biri çocuğunu öksüz bıraktı.
Farklılıkları önemli değildi. İkisi de uyarmıştı, ikisi de yardım istemişti, ikisi de imdat demişti. İkisinin de sesi yeterince duyulmadı. Ya da belki vızırtılarına kulak asılmadı.
Kadın işte, vızırdar durur...
63 Günde 66 Kadın
Biliyoruz ki kadın ölümleri her gün 1-2 ya da 2-3 kadın olmak üzere yaşanmaya devam ediyor. 2026'nin bilançosu, bugün itibarıyla, 63 günde 66 cinayet.
Anıt sayaçta sadece isim ve sayı olarak yer alan bu kadınlar birer evlat, birer kardeş, birer anne, birer abla, birer kardeş, birer arkadaş, birer teyze, birer hala, birer yenge, birer komşu, kısacası yaşayan ve değeri olan birer insan.
Kadınlar dövülerek, bıçaklanarak, parçalanarak, yakılarak, boğularak, kurşunlanarak katlediliyor. Cinayete kılıf çoktan hazır. Namus, ahlâk, ihanet, kılık kıyafet, hizmette eksiklik, çorba sıcak-çorba soğuk ve saire.
Eş olmak ya da sevgili olmak ya da herhangi biri olmak bir insanı öldürme hakkını nasıl verir insana? Bir insan karşısındakini öldürme hakkına sahip olduğunu nasıl düşünür?
Geldiğimiz noktada bir kesimin bunu haz alarak düşündüğünü ve haz alarak uyguladığını açık ve net görüyoruz. Saklanmıyorlar ve yaptıkları şeyden gurur duyuyorlar. Çünkü bu yönde destekleniyorlar...
Şimdi artık ne sokaklar güvenli ne de evler. Üstelik bir cinayetin kurbanı olmak için hiçbir şey yapmamıza gerek yok. Dahlimizin olmadığı vakalar arasında pamuk ipliğine bağlı yaşarken hasbel kader hayattayız. Yarın ise meçhul...
Türkiye cephesinde yeni bir şey yok!
Önümüzdeki saatlerde bir kadın daha aldığı darbelerle toprağa düşerken haberlerde kendine 3 saniyelik bir yer bulacak ya da hiç bulmayacak. Sıradanlaşan cinayetlerin adliyelerde itinayla kapatılan dosyaları gibi, cemiyet hayatındaki dosyaları da "Allah sabır versin" ve "Mekânı cennet olsun" mesajları ile kapatılacak.
Ve sıradaki beklenecek...
Kısacası;
Türkiye cephesinde yeni bir şey yok sayılacak!
Türkiye cephesinde yeni bir şey yok sayılacak!
4 Mart 2026 / C.E.Y.
.png)





