23 Ocak 2026 Cuma

Uğur Ozan Özen ile Bursa Tiyatro Tarihi

Samet Altıntaş • Uğur Ozan Özen • Cihan Taşan
Samet Altıntaş ve Cihan Taşan tarafından hazırlanan 'Bursa Tahtakale Buluşmaları'nın yüz kırk altıncısının konuğu Yazar Uğur Ozan Özen oldu. 17 Ocak 2026 akşamı Bursa Mevlevihanesi'nde izlediğimiz programda Uğur Ozan Özen, Bursa'nın tiyatro tarihini Ahmet Vefik Paşa döneminden başlayarak günümüze kadar getirdi.

Yirmi yıldır "Bursa Tiyatro Tarihi" konusu üzerine tamamen gönüllü olarak çalışan ve bu konu üzerine pek çok makale ve kitap yayımlayan Uğur Ozan Özen, bu konuyu ilk kez sözlü olarak anlatacağını söyleyerek başladı konuşmasına. Sonra da kendisini tanıttı.
14 Aralık 1984 Bursa doğumluydu. Kırk iki yıldır aynı mahallede yaşıyordu. Eğitim hayatına Setbaşı İlköğretim Okulu'nda başlamış, Çelebi Mehmet Lisesi ile devam etmiş ve Hacettepe Üniversitesi Tarih Bölümü’nden mezun olmuştu. İsteyerek ve severek tarih okumuş, yine isteyerek öğretmenlik ya da akademisyenliği seçmemişti. Üniversite devam ederken tarih bölümü onu biraz sıkmaya başlamıştı. Sanki yeni bir şeyler arıyordu.

"Bir oyun seyrettim hayatım değişti!"
Üniversite ikinci sınıfta iken arkadaşının davetiyle gittiği Ankara Devlet Tiyatrosunun Şinasi Sahnesinde izlediği "Sen de Gitme Triyandifilis" oyunu onu tiyatro ile tanıştırdı. Hayatında ilk kez bir tiyatro sahnesi görmüş, ilk kez bir oyun izlemişti.12 Şubat 2005 tarihinde ilk kez izlediği bu tiyatro oyunundan sonra bütün hayatı değişti. Tiyatro onu büyülemişti.
O günün üzerinden yirmi bir yıl geçti. Ozan iki bin beş yüz sayfa beş cilt (dipnotlu, kaynakçalı) "Bursa Tiyatro Tarihi"ni yazdı. Yazılarda Devlet Tiyatrosu, Oda Tiyatrosu, amatör tiyatrolar, özel tiyatrolar, Çocuk Tiyatrosu ve tiyatro üzerine her şey vardı. Sadece kentte değil, ilçelerde kurulan tiyatrolar ve oynanan oyunlar da onun radarındaydı. Hatta benim 70'li yıllarda Karacabey Lisesi'nde okurken üst üste üç yıl rol aldığım tiyatro oyunlarını dahi yazmıştı. Zaten kendisini tanımama da o yazı vesile oldu.
Yazdığı yazıların bir kısmı kitap olarak yayımlandı. Büyük bir kısmı ise henüz kitaplaşmadı.

1879
Uğur Ozan Özen, Bursa Tiyatro Tarihini Ahmet Vefik Paşa'nın Bursa'ya gelmesi, yani 1879 tarihi ile başlatıyordu.
Özen, Şehrengiz'de yayımlanan "Bursa'da İz Bırakanlar" yazısında Ahmet Vefik Paşa'yı şöyle anlatıyor:
"Ahmet Vefik Paşa siyaset adamı, tarih ve dil araştırmalarının yanı sıra çevirdiği ve uyarladığı oyunlarla kültür hayatının en önemli simalarındandır. Dedesi divan çevirmeni Yahya Efendi, babası dışişleri memurlarından Rûhittin Efendi’dir. Ahmet Vefik Paşa, 3 Temmuz 1823’te İstanbul’da doğdu. 1831’de İstanbul’da Mühendishâne-i Berri-i Hümâyun’a girdi. Babasıyla birlikte 1834’te Paris’e gitti ve orada St. Louis Lisesine devam etti. 1837’de İstanbul’a dönünce Tercüme odasına alındı. 1847’de birinci çevirmen oldu. Salnâmenin hazırlanmasını üstlendi. 1851’de Encümen-i Dâniş üyeliğine getirildi. Aynı yıl Tahran’a elçi olarak atandı. 1854’te Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye üyesi oldu. 1860’ta Paris elçiliğine, 1861’de Evkaf nâzırlığına, 1862’de de Darülfünun’da Hikmet-i Tarih müderrisliğine atandı. Aynı yıl, Anadolu Sağ Kol Müfettişi olarak görevlendirildi. Bu vesileyle ilk kez Bursa’ya geldi. Mahmut Nedim Paşa’nın sadrazam oluşundan sonra Rüsumat emini, 1872’de Sadaret müsteşarı ve hemen ardından Maarif nâzırı ve Şura-yı Devlet (bugünkü Danıştay) üyesi olarak atandı. Birinci Meşrutiyet’in ilânından sonra 18 Mart 1877’de toplanan ilk Meclis-i Mebusan’ın başkanlığına seçildi. 27 Mart 1877’de vezir rütbesi verildi. Edirne valisi oldu. Meclis-i Âyân üyeliğine getirildi. 4 Şubat 1878’de Başvekil olarak atandı. Meclis-i Mebusan’ın kapatılmasında sonra 18 Nisan 1878’de görevden uzaklaştırıldı. 4 Şubat 1879’da Hüdâvendigâr valiliğine getirildi. Şikâyetler üzerine hakkında soruşturma açıldı. 1882 yılının Kasım ayında görevden alındı. 30 Kasım 1882’de, yeniden başvekilliğe atandı. Üç gün sonra görevinden alındı. 2 Nisan 1891’de İstanbul’da vefat etti."
Uğur Ozan Özen'in sözlü anlatımıyla devam edelim: 

1879 Öncesi
Ahmet Vefik Paşa'nın Bursa'ya gelmesinden önce İstanbul'da Osmanlı Tiyatrosu adıyla Güllü Agop tarafından kurulan bir tiyatro, 1850'lerde Ermenilerin kurduğu bir tiyatro var. Daha geriye, 1790'lara gidersek, Türk tiyatro tarihi Venedik’te küçük bir Osmanlı toprağı olan San Lazzaro'ya kadar dayanıyor.

1879 Sonrası
Ahmet Vefik Paşa Vali olarak Bursa'ya atandığında Bursa'da yerleşik bir tiyatro yok. Ahmet Vefik Paşa atandıktan birkaç ay sonra Tomas Fasulyeciyan arkadaşlarını (Ahmet Fehim ve Küçük İsmail başta olmak üzere birçok oyuncu) bir araya getirerek turne ile Bursa'ya gelir. Oyun Melek-Zat Bahçesinde oynanır. Ahmet Vefik Paşa oyunu seyreder ve onlara "Size bir tiyatro yaptırayım, burada kalın." der. Kabul ederler. Çünkü artık İstanbul'da oynayacak bir tiyatro yoktur. Tiyatro iki ay sonra yapılır. Tiyatronun özellikleri çok fazla bilinmemekle birlikte, Muammer Değirmendere tarafından "Aman Vali Paşam (Bir Belgenin İzinde) Ahmed Vefik Paşa’nın Bursa Valiliğinden Azil Süreci" adı ile kitap olarak yayımlanan Ahmet Vefik Paşa'nın soruşturma dosyasında tiyatronun hisseli bir kıraathane olduğu bilgisi mevcut. Tiyatronun locaları olduğu biliniyor ama kaç kişilik olduğu bilinmiyor. Fransız taşra tiyatrolarına benzetildiği üzere yaklaşık iki yüz kişilik olduğu düşünülüyor. Tiyatro yılda dokuz ay açık, haftada üç oyun oynanıyor ve oyunlara (Ermenice ve Osmanlıca) bilet satılıyor. Üç yıl boyunca Molière'in oyunları sahneleniyor.  Tiyatro gişe gelirleri ve Ahmet Vefik Paşa'nın özel desteği ile dönüyor. 
Tiyatroya belli bir kişinin adı verilmiyor. Tiyatro devlet ya da belediye tiyatrosu değil. Bursa'da toplam üç yıl kalan kumpanyada yirmi kadar oyuncu çalışıyor. Bu yirmi kişinin on ikisi erkek, sekizi kadın ve kadınların tamamı Ermeni. Erkek oyuncuların ise dördü Türk, sekizi Ermeni. 
Tiyatro, Ahmet Vefik Paşa'nın görevden alınması dolayısıyla 1882 yılında kapatılıyor. 1890 yılında tekrar açılıyor. Ancak Bursa'da oyuncu yetiştiren bir kurum olmadığından tiyatro, bakımsızlıktan çöktüğü 1916 yılına kadar haftada üç ya da dört gün İstanbul'dan turne yapan tiyatrolara veriliyor. Tiyatro, yangında yanmıyor. 1901 Dağıstan doğumlu Bursalı gazeteci Musa Ataş, Hakimiyeti Milliye gazetesinde 1956 yılında yazdığı anılarında, tiyatronun bakımsızlıktan çöktüğü süreci ayrıntılı bir şekilde anlatıyor. 
Ülkede büyük bir tiyatro hareketi başlıyor. Maalesef ki Bursa'da tiyatroyu ne halk ne de valilik sahipleniyor. Halkevi'ne kadar Bursa'da tiyatro hareketi olmuyor.

1927 ve Sonrası
1927 yılında Bursa'da Türk Ocağı Temsil Şubesi  açılıyor. Türk Ocağı, Serbest Cumhuriyet Fırkası'na bağlı, doğrudan CHP'ye bağlı olmayan, hatta yer yer CHP'ye muhalif olan bir yapılanma. 1931 yılında Türk Ocakları Cumhuriyet Halk Fırkası'na devrediliyor. Cumhuriyet Halk Fırkası Temsil Şubesi'nin icraatı pek bilinmiyor. Bursa Halk Evi kurulunca, Cumhuriyet Halk Fırkası Temsil Şubesi 1932 yılında Bursa Halk Evi Temsil Şubesi adını alıyor. Oyuncuların 23'ü kadın 85'i erkek. 23 kadının 20'sinin soyadı bilinmiyor. Bu arada Bursa'da 1879 yılındaki sekiz Ermeni kadın oyuncudan sonra, 1932 yılına, yani Muazzez Kutlay'a kadar kadın oyuncu yok. 
1932-1945 arasında faaliyet gösteren Halk Evi Temsil Şubesi oyunlarını önce Tayyare Sinemasında, sonra Zevk Sinemasında oynuyor. Cumhuriyet Halk Fırkası Temsil Şubesi 1936-1941 yılları arasında çok önemli işlere imza atıyor. Tiyatro daha sonra güç kaybetmeye başlıyor. 1945'ten sonra iyice zayıflıyor. Zevk Sineması 1947'de yanıyor. 1951'de de Halk Evleri kapatılıyor. 

Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu
Bugünkü adıyla "Ahmet Vefik Paşa Bursa Devlet Tiyatrosu", dönemin Valisi İhsan Sabri Çağlayangil'in eski Halkevi binasını tiyatro haline getirip 1957'de Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'ne devretmesi ile kuruluyor. 1957-1971 tarihleri arasında turne sahnesi olarak hizmet veriyor. 1971'de Âli Cengiz Çelenk'in müdürlüğü ile yerleşik düzene geçiyor ve kendi kadrosu ile repertuvarını oluşturuyor.
Mimar Münevver Belen
Ahmet Vefik Paşa Bursa Devlet Tiyatrosu'nun mimarı Türkiye'nin ilk kadın mimarlarından biri olan Münevver Belen'dir. Belen 1937 yılında halkevi binası için düzenlenen mimarlık yarışmasını kazanıyor, 1940 yılında eseri tamamlıyor. Bina, önce halkevi olarak kullanılıyor. 1957'den itibaren ise Ahmet Vefik Paşa Bursa Devlet Tiyatrosu olarak hizmet veriyor.
Binanın önüne yerleştirilecek bir heykel ile mi olur nasıl olur bilmem ama AVP binasının Münevver Belen'in eseri olduğunun altının iyice çizilmesi gerekiyor. 

"Seyirci nerdeyse tiyatro ordadır"
Büyüyen Bursa'nın kültür sanatla ilgilenen profili Nilüfer ilçesine kaymaya başlayınca, kültür sanat etkinlikleri de Nilüfer'de yoğunlaşmaya başlıyor. Ne acıdır ki şehrin doğusu kültür sanat etkinliklerinden nasibini almıyor.

Söz bitmedi ama yazı bitti
Bu yazıda, Uğur Ozan Özen'in Bursa Tiyatro Tarihi üzerine yaptığı iki saatlik konuşmanın sadece kısa bir bölümünü özetledim. Konuştukça derinleşen, Bursa'daki özel tiyatrolardan oda tiyatrosuna, çocuk tiyatrolarından gençlik tiyatrolarına, şehir tiyatrosundan amatör tiyatrolara, siyasetin sanat üzerin etkisine ve baskısına uzanan sohbetin video kaydını benim sosyal medya hesabımdan konu başlıklı kısa videolar olarak ya da Bursa Tahtakale Buluşmaları'nın YouTube sayfasından yekpare olarak izleyebilirsiniz. İzlerken göreceksiniz ki Uğur Ozan Özen daha bir bu kadar, bir bu kadar, bir bu kadar anlatabilir. Tiyatronun eğrisiyle doğrusuyla, geçmişiyle geleceğiyle bu kadar yoğrulup, ardından gelenlere kaynak olacak çalışmalar bırakmak için çalışmaktan, okumaktan, yazmaktan ve anlatmaktan bıkmaması onun tutkusunun tiyatro olduğunun en açık göstergesi.
Bir Eleştiri • Bir Öneri
Bu kıymetli buluşmaların daha iyi çekimlerle kayıt altına alınması lazım derim ben. Mekânın doğal ışığının yetersizliği, konuşmacının uzaklığı ve kaydın yaka mikrofonsuz yapılması kaydın kalitesini düşürüyor. Kayıt yapmayıp kendi kendimize sohbet edeceksek kabul. Lakin canlı olarak 20-30 kişinin dinlediği bu programların daha geniş kitlelere ulaşmasını istiyorsak, ki ulaşmalı, ekip teknik olarak biraz daha güçlenmeli. Doğal ortamı bozmadan, samimiyeti kaybetmeden, kimsenin görüşünü engellemeden daha iyi kayıtlar alınabilmeli.
24 Ocak 2026 / C.E.Y.

Uğur Ozan Özen - Bursa'da Kültür 
14 Aralık 1984'te Bursa’da doğdu. Setbaşı İlköğretim Okulu, Çelebi Mehmet Lisesi ve Hacettepe Üniversitesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. Yazıları 2007 yılından itibaren Bursa Araştırmaları, Prusa Şehrengiz, Yeşil Bursa, Patikalar, Bursa’da Zaman, Bursa’da Yaşam, Ihlamur, Dergâh, Öykü Kitabevi Fanzini, Bursa Günlüğü, Kulis Tiyatro, Yeni Tiyatro, Bursa Defteri, Toplumsal Tarih, Müteferrika, En Dergi, Varlık dergilerinde, aylık Tiyatro ve Yenişehir, haftalık Bursa Görüş ve Bursa Uludağ, günlük Yeni Dönem gazetelerinde, sozbursa.com ve bursadakultur.org internet sitelerinde yayımlanmıştır. 
Ekim 2019’da Kulis Tiyatro dergisinin yayın kurulu üyesi, Ağustos 2021’de Tiyatro… Tiyatro… dergisinin Bursa temsilcisi olmuştur. Bursa Oda Tiyatrosu, Mustafakemalpaşa’da Tiyatro, Tiyatroyla Geçen Ömrüm (Hazırlayan), Bursa Devlet Tiyatrosu’nun Efsane Müdürü Âli Cengiz Çelenk, Bir Zamanlar Bursa Devlet Tiyatrosu’nda (Hazırlayan), Bursa’daki Kitapçıların Son Yüzyılı, Bursa Tiyatro Tarihi Araştırmaları, Bursa Tiyatro Tarihi Araştırmaları II, Bursa'da Bir Oda Tiyatrosu Vardı adlı kitapları yazmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder